Sunday, March 18, 2012

NEVŞEHİR - UÇHİSAR BELEDİYESİ KORUMA PLANLAMASI ÇALIŞMALARI (1)


Çizim A. Fuat TEK (2006)




BÖLÜM I

UÇHİSAR KENTSEL, DOĞAL ve TARİHİ SİT ALANLARI’NIN KAPADOKYA İÇİNDEKİ YERİ, KONUMU, KORUMA KARARLARI ve KORUMAYA İLİŞKİN ÇALIŞMALAR (2006-2007)

 

I.AMAÇ ve YÖNTEM

Bu çalışma’nın amacı; Uçhisar Kentsel, Doğal ve Tarihi Sit Alanları için hazırlanacak olan “Koruma Amaçlı İmar Planı” na girdi teşkil edecek; “Teknik Şartname” doğrultusunda ön araştırmaların hazırlanması, çevresel ve mimari saptamaların ve değerlendirmelerin yapılması, günümüze kadar (2006) alınmış korumaya ilişkin kararları, planlamaları ve uygulama sürecinin araştırılması ve değerlendirilmesidir.

Bu amaçla; arazide saptama ve belgeleme çalışmaları yapılmış, yapıların dış mimari özelliklerinin belirlenmesi amacıyla “Tesbit Fişi”  hazırlanmış ve uygulanmıştır.  
Bu çalışmalar sonucunda analiz paftaları hazırlanmış, daha önce yapılmış olan plan ve mimari proje raporları, resmi yazışma dosyaları, Koruma Kurulu tarafından onaylanmış onarım projeleri, Gayr-i Menkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu, K.T.V.Koruma Yüksek Kurulu, Kayseri ve Nevşehir K.T.V. Koruma Kurulları’nın Uçhisar’a ve yakın çevresine ilişkin almış olduğu kararlar değerlendirilmiştir.

Bu çalışma, Ağustos - Aralık 2006 tarihleri arasında UTTA Planlama, Danışmanlık Ltd. ve Tekaral İnşaat Ltd. işbirliğinde,  Uçhisar Belediyesi için hazırlanan "Uçhisar Koruma Amaçlı İmar Planı Ön Araştırmaları" Raporu 1. Bölümdür. 

Arazi Çalışma Ekibi; Yük. Mim. Restorasyon Uzmanı A. Fuat Tek, Doç. Dr. Mehmet Tunçer, Mimar Burcu Tek, Mimar Tansu Timuçin, Şehir Plancısı Arzu Nur Bulut ve Şehir Plancısı Makbule İlçan'dan oluşmaktadır. Bu araştırma raporu,  Mehmet Tunçer ve A. Fuat Tek tarafından hazırlanmıştır. 
Bu çalışmada desteklerini esirgemeyen Uçhisar Belediye Başkanı Mustafa Zühal'e teşekkür ederiz.



II. KAPADOKYA, NEVŞEHİR VE UÇHİSAR, TARİHÇE, KONUM ve İLİŞKİLER

II.1. Kapadokya’nın Jeolojik Oluşumu

Nevşehir il alanı Erciyes, Hasan dağı ve Melendiz dağı arasındaki volkanik bölgede yer alır. İç Anadolu Bölgesinde, 5.467 km2 yüz ölçümüne, 289.509 nüfusa sahip ve ülke topraklarının %7 sini kaplayan merkezinin yüksekliği 1.150 metre olan ilimizdir. İlin doğusunda Hodul Dağı ve uzantıları, kuzeyinde Deliceırmak Vadisi, güney ve güney batısında Erdaş Dağı ve uzantıları vardır. (Bkz. Harita 1 : Nevşehir Ve Uçhisar’ın Ulaşım Şeması İçindeki Yeri)

Kulanım bakımından %97’si tarıma elverişlilik gösteren il topraklarının yeryüzü şekillerine göre dağılımında en büyük pay platolarıdır. İl alanının %56.6’sı platolarla, %24.9’u ovalarla, %18.5 ‘i ise dağlarla kaplıdır. Büyük bir alanı kaplayan platolar kıvrılma, sıkışma ve volkanik hareketler sonucunda daha önce neojen  gölleri altında olan ili yükseltmiştir.
Nevşehir il alanı eski yanardağların kül ve lavlarının birikmesiyle oluşmuş çok geniş bir plato üzerinde yer almaktadır. Kızılırmak  bu platoyu doğu batı doğrultusunda oymuş ve il topraklarının bölünmesine sebep olmuştur. İl merkezi de bu geniş ve yüksek düzlüklerin batı yamaçlarında kurulmuştur.


HARİTA 1: NEVŞEHİR ve UÇHİSAR’IN ULAŞIM ŞEMASI İÇİNDEKİ YERİ

Kapadokya Bölgesi'ndeki Erciyes, Hasandağı, Melendiz ve Güllüdağ jeolojik devirlerde aktif birer volkan durumundaydı. Volkanların püskürmeleri, 10 milyon yıl önce başlayıp günümüze kadar sürmüş ve hala devam etmektedir. Neojen gölleri altındaki yanardağlardan çıkan lavlar, platoda göller ve akarsular üzerinde 100-150 m. kalınlığında, farklı sertlikte bir tüf tabakası meydana getirmiştir. Ana kayalardan püsküren maddelerle şekillenen plato, şiddeti daha küçük volkanların püskürmeleriyle sürekli değişime uğramıştır. Kapadokya, zamanla bölgedeki nehir, göl ve yağışların tüf tabakasını aşındırmasıyla bugünkü halini almıştır.

Bölgedeki peri bacaları gibi ilginç yüzey şekilleri doğanın ürünleriyken yer altı şehirleri de işgalcilerden kaçan ve sığınma ihtiyacı duyarak derinleri kazan insanların ürünüdür. İlkel Anadolu kabileleri, Asurlular,Hititliler, Orta Asya Türk kabileleri, Moğollar, Araplar, Yunanlılar, Romalılar ve Batı Avrupalılar buraları terk ederken gerçek üstü yüzey şekilleri gibi kendi eserlerini, genlerini ve geleneklerini de Kapadokya’da bırakmışlardır.

Erciyes Dağı, Hasan Dağı, Güllü Dağ ve daha küçük yerel kraterler bunda 10 milyon yıl önce patlamaya ve çevreye lav, kül, toz püskürmeye başlarlar. Günümüzden 500 bin yıl öncesine kadar zaman zaman meydana gelen patlama ve püskürtmeler sonucu ortaya çıkan kül, toz ve diğer volkanik malzemeler kalınlığı 350 m’yi bulan tüf denilen kaya tabakasını oluşturur. Son patlamalarla bu tüf tabakasının üstünü yer yer lavlar kaplar. Ani sıcaklık değişiklikleri bu lav tabakalarında çatlaklar açar. Dağların soğuyup sönmesinden sonra başlayan yağmurlar bu çatlaklardan sızarak yumuşak tüf tabakasını aşındırarak Kızılırmak’a doğru sürükler. Yıllar süren bu erozyona rüzgâr ve eriyen karlar karışarak vadi yamaçlarını ve peribacalarını meydana getirir. "Peribacası" diye adlandırılan oluşumlar, vadi yamaçlarından inen sel sularının ve rüzgârın, tüflerden oluşan yapıyı aşındırmasıyla ortaya çıkmış ve yükseklikleri 40 metreye kadar çıkmaktadır. Kızılırmak bölgenin taban seviyesi, vadilerin bitim noktası iken, Uçhisar Kale’si bu yamaçların, peribacalarının başlama noktası, dayanak noktası ve zirve noktasıdır.

Peribacaları Uçhisar’ın en büyük özelliklerindendir. Vadi yamaçlarından inen sel sularının ve rüzgârın, tüflerden oluşan yapıyı aşındırmasıyla ortaya çıkmış ve yükseklikleri 40 metreye kadar çıkmaktadır. Sel sularının dik yamaçlarda kendine yol bulması, sert kayaların çatlamasına ve kopmasına neden olmuştur. Alt kısımlarda bulunan ve daha kolay aşınan malzemenin derin bir şekilde oyulmasıyla yamaç gerilemiş, böylece üst kısımlarında bulunan şapka sayesinde aşınmadan korunan konik biçimli gövdeler ortaya çıkmıştır. Daha çok Ürgüp civarında bulunan şapkalı peribacaları, konik gövdelidir ve tepe bölümlerinde bir kaya bloku yer almaktadır. şapka, gövdeye oranla daha dayanıklı bir kaya türüdür. Bu, peribacasının oluşumunun ilk şartıdır. Şapkadaki kayanın direncine bağlı olarak peribacaları uzun veya kısa ömürlü olabilmektedir. Peribacaları en yoğun biçimde Ürgüp- Uçhisar- Avanos üçgeni arasında kalan vadilerde bulunmaktadır.


RESİM 1: UÇHİSAR KALESİ ve YERLEŞİMİ


Uçhisar’ ın jeolojik oluşumunu Kapadokya’nın jeolojik oluşumundan ayırmak mümkün değildir. Nevşehir ili alanında hakim olan jeolojik yapı neojendir..Kapadokya’nın jeolojik oluşumunun en izleneceği yer Uçhisar kalesidir. Nevşehir’den çıkıp doğuya doğru giderken yan yana iki muhteşem oluşum Erciyes Dağı ve Uçhisar Kalesi karşınıza çıkar. 3917 metre yüksekliği ve mükemmel krater yapısıyla Erciyes Dağı, Kapadokya Peribacaları ve vadilerini meydana getiren en önemli etkendir. Uçhisar Kalesi de hem Erciyes Dağı ve Kapadokya Vadilerinin en iyi gözüktüğü yerdir; hem de Erciyes Dağı’nın en önemli, en büyük ve en güzel eseridir.

Nevşehir, yazları sıcak ve kurak, kışları ise soğuk ve yağışlı geçen tipik bir karasal iklime sahiptir. Yağış miktarına bakıldığında, yaz aylarının (Temmuz-Ağustos) ve sonbahar aylarının (Eylül-Ekim) genellikle yağışsız ve kurak geçtiği görülmektedir. İklimin niteliği itibarıyla kış ve bahar aylarında nem oranı daha yüksektir. Yaz aylarında bu oran düşmektedir. Genel olarak ele alındığında kış ve bahar aylarında güney ve batı rüzgarları, yaz aylarında ise kuzey ve doğu rüzgarları hakimdir. Bu nedenle yaz aylarında "kavurucu" denilebilecek sıcaklar çok yaşanmaz. Yağışlar azdır, ilde kışlar çok sert geçtiğinden yağışlar genelde kar şeklindedir. İlde kuzey rüzgarları hakimdir.

Kırsal iklim kuşağında olan ilimizde bozkır bitkileri görülmektedir. Yüzyıllarca süren olumsuz insan etkileri sonucu ormanlar yok edilmiş geniş alanlar bozkıra dönüştürülmüştür.  Bu yüzden orman denilebilecek ağaç topluluğu yok denecek kadar azdır. Nevşehir toprakları volkanik tüllerden meydana gelmiştir. Dolayısıyla geçirgen bir nitelik taşımaktadır. Tarım topraklarının %85'i tınlı, %9'u kîlli-tınlı, %2'si killi ve %4'ü kumlu yapıya sahiptir.

Nevşehir bölgesinde karakterlerine göre 5 çeşit toprak vardır. Bunlar kahverengi, regosal, kırmızı kahverengi, kireçsiz kahverengi ve alüvyal topraklardır..
İl alanının yandan fazlasını (% 53.6) platolar, dörtte birini (% 25) ovalar oluşturur. %18.5 oranındaki bir alanı kaplayan dağlar ise Kızılırmak vadisinin kuzey ve güneyine serpilmiş durumdadırlar.
Deprem durumu açısından Nevşehir, 3. derecede tehlikeli deprem bölgesinde bulunmaktadır. Kırşehir ve Kayseri gibi bölgesel deprem sahalarının tesirinde kalabilir.

II.2. Uçhisar’ın Kapadokya İçindeki Konumu

Kapadokya Bölgesi, Antalya Turizm Gelişim Alanları’ndan sonra ülkenin en çok yabancı turist çeken bölgesidir. Turizm gelişiminin ekonomik yapıya olumlu etkisi nedeniyle alan içindeki yerleşimlerin her biri hem benzer, hem de farklı fonksiyonları üstlenerek birbirinden farklı mekânsal değişimler geçirmiştir.
Kapadokya Bölgesi içindeki yerleşmeleri tek tek ele almadan önce bölgenin niteliklerini belirlemek ve bu bölge içindeki ana merkezleri tanımlamak gereklidir. Çünkü bölge içindeki yerleşmelerin her biri benzer fonksiyonları üstleniyor gibi görünse de, ana nitelikleri değişebilmektedir.

Kapadokya Bölgesi içindeki yerleşmeler hiyerarşik bir düzende düşünüldüğünde; Bölge içinde İl Merkezi Nevşehir birinci, Ürgüp ve Avanos ikinci kademe merkezlerdir. Üçüncü Kademe Merkezler ise; göreceli olarak daha küçük yerleşme birimleri olan Mustafapaşa, Ortahisar, Uçhisar, Derinkuyu, Kaymaklı, Avcılar ve İbrahimpaşa’dır.  (Harita 2   :Uçhisar Yerleşiminin Kapadokya Bölgesi İçindeki Yeri)


HARİTA 2: UÇHİSAR YERLEŞİMİNİN KAPADOKYA BÖLGESİ İÇİNDEKİ YERİ


Uçhisar Kasabası, Bakanlar Kurulu’nun 1997 yılında aldığı 9985 Sayılı Kararı ile belirlenen “Nevşehir ve Çevresi Turizm Alanı” sınırları dahilinde kalmaktadır[1]
Nevşehir-Göreme yolu üzerinde, Nevşehir’e 7 km uzaklıkta olan Uçhisar, Kapadokya’nın zirvesi, merkezi ve de kapısıdır. Bölgenin en yüksek noktasında yer alan ve en eski yerleşimin ne zaman başladığı bilinmeyen Uçhisar, yerleşim biçimi açısından Ortahisar’a ve Ihlara Bölgesi’ndeki Selime Kalesi’ne benzemektedir. 

İl doğal güzellikler bakımından Türkiye’nin en zengin yörelerinden biridir. Dar ve derin vadiler, ve bu vadilerin eğimli yamaçlarında ortaya çıkmış ilginç şekiller, peribacaları dikkatleri çekmektedir. Genellikle bitki örtüsünden yoksun, Orta Kızılırmak Havzasında yer alan il bu yeşil vadileriyle de büyük önem taşır.

Peribacaları, ilin en büyük zenginliklerinden ve özelliklerindendir. Vadi yamaçlarından inen sel sularının ve rüzgârın, tüflerden oluşan yapıyı aşındırmasıyla ortaya çıkmış ve yükseklikleri 40 metreye kadar çıkmaktadır. Daha çok Ürgüp civarında bulunan şapkalı peribacaları, konik gövdelidir ve tepe bölümlerinde bir kaya bloğu yer almaktadır. Peribacaları en yoğun biçimde Ürgüp- Uçhisar- Avanos üçgeni arasında kalan vadilerde bulunmaktadır.

Peribacalarının dışında, bölgedeki bir diğer ilginç oluşum ise dalgalı yer şekilleri ve yağışların sonucu oluşmuş vadi kenarlarında ki desenlerdir. Bazı yamaçlarda görülen renk çeşitliliği, lav tabakalarının ısı   farkından   kaynaklanmaktadır
Bölgede bulunan en önemli mekânlarından biri ise bölgenin panaromik seyir noktası olan Uçhisar Kalesidir.


FOTOĞRAF :  MAVASAN DERESİNDEN UÇHİSAR (1960’lar)


FOTOĞRAF : TRAZ ALTTAN UÇHİSAR (1960’lar)


Uçhisar Kalesi Kapadokya’nın her yerinden görülen en yüksek peri bacasıdır.  Yüksekliği güneyden 40 m yi kuzeyden 100 m yi aşan yapısıyla önemli bir odak noktasıdır (landmark). Kalenin zirvesi tüm Kapadokya’nın kuş bakışı görüleceği yerdir. Kaleden kuzeye aşağıya bakınca Cevizli Peribacaları, batıda Nevşehir, Güneyde ve kalenin hemen önünde yeni Uçhisar yerleşimi, güneybatı da uzaklardan Hasan Dağı zirvesi görülebilmektedir. Ayrıca, Uçhisar Kalesi, Erciyes ve Hasan Dağlarının birlikte görülebileceği tek yerdir.


FOTOĞRAF : GÜNÜMÜZDE GÜVERCİN VADİSİNDEN UÇHİSAR GÖRÜNÜMÜ

II.3. Bölgenin Kısa Tarihçesi, Seyyahlar ve Günümüzdeki Durum

Yapılan kazılardan elde edilen bilgilere göre Nevşehir İli'nin MÖ 3000 yıllara kadar uzanan  bir tarihi olduğu anlaşılmaktadır.

“KAPADOKYA (CAPPADOCIA)” adının kökenleri üzerine yapılan çalışmalarda; Heredot (VII, 72), Strabon (XVI, 1,2) ve Plinus (NHVI, 2)’dan Kapadokya Halkı’na LEUKOSYROL (Beyaz Suriyeliler) adı verildiğini öğrenmekteyiz. Plinus, bu beyaz Suriyelilerin Kapadok (Kızılırmak’ın bir kolu) nehrinden ötürü Kapadokyalı’lar adını aldığını bildirir. Bu isim Pers kaynaklarında KATPATUKA şeklinde geçmektedir. Bazı araştırmacılar, Pers’çe de bu sözcüğün “GÜZEL ATLAR ÜLKESİ” anlamına geldiğini kabul etmektedirler[2].

Nevşehir Kızılırmak'ın güneyinde olup Hititler' in egemenliğine MÖ 2000 yıllarından sonra yayıldılar. Hitit İmparatorluğu MÖ 1150 yılında dağılınca Asurların etkileri Nevşehir 'e kadar uzandı.

Kapadokya, Hitit devleti’nin Asur’a ve Mısır’a karşı savunma uç noktası idi. MÖ 7. Yüzyılda, bütün Anadolu gibi İran (Pers) İmparatorluğuna katıldı.
Başkent Persopolis' ten yola çıkan İran imparatoru Kiros (Kurus) MÖ 546'da Nevşehir'i de aldı. MÖ 333 yılında Makedonya İmparatoru Büyük İskender, İran imparatorluğunu yıkıp burasını kendi topraklarına kattı. İskender'in ölümünden sonra Roma İmparatorluğu’na kadar İskender'in generallerinden Seleskovlar, Kapadokya Krallığı tarafından yönetildi. Bölge MÖ 1.yy' da Roma egemenliğini tanıdı.

MS 395 yılında Roma İmparatorluğu'nun ikiye ayrılmasından sonra 1077'de Anadolu Selçuklu Devleti kurulunca, bu topraklar da Orta Asya'dan gelen Türk egemenliğine girmiştir. Kapadokya yöresi 1071'den önce özellikle 7. ve 8.yy' larda doğudan İran-Sasani, güneyden gelen Arap-İslam akınlarına hedef olmuştur. Hititler döneminde kalma yörede bulunan 200'e yakın yeraltı şehri bu akınlar zamanında geliştirilmiş tir. 1071 Malazgirt Savaşı'ndan sonra bölge çoğunlukla Anadolu Selçuklu Devleti'nin elinde kaldı. 1308 yılında Anadolu Selçuklu Devleti yıkılınca Moğol istilasına uğramıştır.

13.yy' da Horasan' dan gelen Türk düşünürü Hacı Bektas-i Veli' nin çalışmaları sonucunda Türkler bölgede egemenliklerini kurmuşlardır. 1515 yılında Yavuz Sultan Selim, Dulkadiroğluları Beyliğine son verip eski Kapadokya'yı kesin olarak Osmanlı İmparatorluğu'nun yönetimine almıştır.

Hititler döneminde Kahve Dağı eteklerinde bulunan Nevşehir'in o günkü adi "NYSSA"dır. Şimdiki ismi Nevşehir ise yeni şehir anlamına gelmektedir.1954 yılına kadar Niğde ilinin bir ilçesi olan Nevşehir bu tarihte il olmuştur
Gerek Selçuk, gerekse Osmanlı dönemlerinde yörede pek çok kervansaray, camii ve medrese yaptırılmıştır. Uçhisar’ın doğu, batı ve kuzeyinde yeralan bazı peribacaları Roma Dönemi’nde mezarlık amacıyla oyulmuştur. Girişleri genellikle batı yönüne bakan mezarların iç kısımlarında ölülerin yatırıldığı klineler bulunmaktadır. Gerek Kale’nin eteklerinde gerekse Kale’de çok az sayıda kaya oyma kiliseler tespit edilebilmiştir. Bunun nedeni belki de çok sayıda kilise ve manastıra sahip olan Göreme’nin Uçhisar’a yakın olmasındandır. Kale’nin zirvesindeki Bizans Dönemi’ne ait basit kaya mezarlar ise oldukça tahrip olduklarından ve soyulduklarından pek özellik arz etmezler.

Kapadokya Bölgesi’nin batılı seyyahlarca keşfi 18. yüzyıl başlarına rastlar. Fransa Kralı XIV. Louis tarafından doğu ülkelerine geziler yapmakla görevlendirilen Paul Lucas (1699-1725) bölgeyi batıya tanıtan ilk seyyahtır[3].

19. yüzyılda Anadolu’ya gelen batılı seyyahlardan, Fransız mimar Charles Texier’in 1833-1837 yıllarındaki gezi ve incelemelerini topladığı “Description de L’Asie Mineure” adlı eserinde Kapadokya’nın geniş bir tarihçesi verilmiş, Kayseri, Niğde ve Nevşehir gibi kentleri tanıtmıştır[4].

İngiliz Jeoloji Kurumu’nun üyesi olan W.J.Hamilton, 1836-1837 yıllarında Aksaray, Nevşehir, Uçhisar, Ürgüp, Hacıbektaş ve Kayseri’yi ziyaret etmiştir[5]. Hamilton, 20 yy başında bu bölgede ilk ilmi nitelikte sanat tarihi araştırmaları yapan Alman asıllı H. Rott’a büyük ölçüde rehber olmuştur[6]. İngiliz, W.F.Ainsworth ise, 19. yüzyılın ilk yarısında, Kapadokya Bölgesi’nin jeolojik, tarihi ve coğrafi yapısını incelemiş, Bizans Dönemi’ne ait birçok kiliseyi ve Ihlara Vadisi’ni tanıtmıştır[7].

Daha çok Hitit dönemi ve Helenistik öncesi devirlerle ilgilenen seyyahların en önemlileri, İngiliz W.M. Ramsay, D.G. Hogart, A.C.Healdam, Fransız M.F.Cumont, E.Chantre ve Amerikalı J.R.S.Sterrettir[8].

19. yüzyılda Anadolu’yu tanıtıcı nitelikte ilk eserlerden 1899’da C.W.Wilson tarafından yayınlanan eserde Kapadokya Bölgesi hakkında detaylı ve ilginç bilgiler verilmiştir[9].
Bugün Kapadokya olarak adlandırılan bölge Aksaray Ihlara Vadisi,  Nevşehir Göreme Milli Parkı ve Yeraltı Şehirleri, Kayseri Soğanlı Vadisinden meydana gelir. Göreme Milli Parkı, Uçhisar – Avanos-Ürgüp üçgeni içindedir. Bu üçgenin dışında kalan Kaymaklı, Derinkuyu ve Özkonak Yeraltı Şehirleri de bölgenin önemli noktalarıdır. Ihlara ve Soğanlı Vadileri de görülmesi gereken yerler arasındadır.

Uçhisar Kalesi Roma döneminden beri oyularak içine çok sayıda oda, ev, sığınak, depo, sarnıç, mezar, mahzen  yapılmış, üzerinde saldırganlara karşı yuvarlamak üzere büyük taş gülleler bulundurulmuştur; 1960’lara kadar içinde ve etrafında yaşanmıştır. Uçhisar’ın kale olarak kullanımı Hititler döneminden başlamış, Bizansların Arap akınlarından korunmak için devam etmiştir.

Uçhisar Kasabası kalenin etrafına, Güvercinlik Vadisinin kuzey doğu, doğu ve güneydoğu yamaçlarına kurulmuştur. Hem bir gözetleme kalesi hem de savunma kalesi olarak kullanılan Uçhisar Kale’si  Selçuklu ve Beylikler döneminde de önemini korumuştur. Uçhisar ilk kez Yıldırım Bayezit zamanında Osmanlılara geçmiştir. Fatih Sultan Mehmet’in Karamanoğulları Beyliği’ni Osmanlı’ya katmasıyla bölgedeki çatışmalar sona ermiştir.     

Uçhisar’ın tarihini de jeolojisi gibi Kapadokya’dan ayırmak mümkün değildir ve jeolojide olduğu gibi Kapadokya Tarihinde de Uçhisar’ın özel bir yeri vardır. Bölgede yapılan kazılarda Aşıklı Höyük ve Topaklı Höyük‘te cilalı taş devri dediğimiz Neolitik döneme ait, Acem Höyük ve Kültepe de Asur Ticaret Kolonileri, Hitit, Geç Hitit dönemine ait birçok eser bulunmuştur. Bu buluntuların en önemlileri Anadolu’da yazının ilk kez kullanıldığı, Türkiye’de tarihi dönemleri başlatan Kapadokya tabletleridir.
 
III. MİLLİ PARK ALANI İLANI VE KAPADOKYA ÇEVRE DÜZENİ PLANI

Kapadokya, oldukça geniş bir alanı kapsayan doğal, tarihi, arkeolojik sit alanları bütünüdür. 86/11135 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile “Milli Park Alanı” olarak belirlenmiştir[10].

Kapadokya’nın ilk “Çevre Düzeni Planı” (1/25 000) G.E.E. Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 10.07.1976 Tarih ve A-69 Sayılı Kararı ile onaylanmıştır. Bu Plan ile Kapadokya’daki yerleşim merkezleri, arkeolojik ve doğal sit alanları, tarihi sit alanları, tampon bölgeler ve turizme açılabilecek alanlar belirlenmiştir. (Bkz. Harita 3. Uçhisar Çevresindeki Koruma Alanları Ve Turizm Tesisleri).
Uçhisar, Kapadokya Çevre Düzeni Planı’nda, Doğal Sit Alanı ile Tampon Bölge arasında bir yerleşme merkezi olarak belirlenmiştir.


HARİTA 3: UÇHİSAR ÇEVRESİNDEKİ KORUMA ve TURİZM ALANLARI

Uçhisar Kasabasının “Yerleşik Alan Sınırları” (Kentsel Gelişme İmar Planı sınırı) 1976 yılında belirlenmiş ve karar eki 1/25 000 ölçekli haritalara işlenmiştir [11].
Buna göre Uçhisar’ın “Yerleşik Alan Sınırı” güneyde Ürgüp, batıda Nevşehir yolunun çevrelediği alan içerisinde kalmaktadır. Kasabanın batısında kalan yani bu iki yolun oluşturduğu alan içerisinde kalan bölüm “Tampon Bölge” olarak belirlenmiştir. Uçhisar’ın doğusunda ise; Güvercinlik Vadisi’nden itibaren “Doğal Sit Alanı” başlamaktadır.

Kasabanın Gelişme Konut Alanı güneybatıya doğru uzanmaktadır. Tampon Bölge koşulları da bu 1976 yılında G.E.E. Anıtlar Yüksek Kurul Kararı ile belirlenmiştir[12].
Bu Karara göre; yörenin görsel bütünlüğünün korunması açısından tampon bölge olarak belirtilen alanlarda, Doğal ve Tarihi Sit Alanları’na ilişkin kararlarda belirtilen zorunlu yapılar dışındaki yapılaşmalar kesinlikle yasaklanmıştır.
Tampon Bölgelerde; yerleşmelerin büyüme alanlarında; yerleşmeler için hazırlanacak Koruma İmar Planları yürürlüğe girinceye kadar yapılacak alt ve üst yapı için aşağıdaki koşullar geçerli kılınmıştır:
a.    Azami Yapı Alanı Kat sayısı % 5.,
b.    Azami Yapı Yüksekliği 6.50 m.,
c.    Azami Yapı Alanı 250 m2.
Ayrıca yapılacak her türlü inşaat için Kültür Bakanlığı’nın olumlu görüşünün alınacağı belirtilmektedir.

İmar ve İskân Bakanlığı tarafından 06.11.1981 tarihinde onaylanan 1/25 000 ölçekli Kapadokya Çevre Düzeni Planı mekânsal konum açısından iki tür turizm gelişmesi önermiştir.
  1. Yerleşmelerin içinde geliştirilecek turizm tesisleri,
  2. Yerleşmelerin dışında Turizm Yerleşme Alanı olarak tanımlanan öneri alanlarda geliştirilecek turizm tesisleri.
Bu Planda; yerleşme dışı turizm yerleşme alanları olarak Mustafapaşa batısındaki alan ile, Uçhisar Turizm Yerleşme Alanı’nın konu olduğu alan seçilmişlerdir.
Bölgedeki yerleşmelerin bu güne kadar yapılan imar planları sınırları içinde bu planlarla önerilen toplam yatak kapasitesi yaklaşık olarak 5000 dolayındadır.

1987 yılında, Uçhisar kasabası Nevşehir girişinde; kasaba yerleşim alanlarının batısında tampon bölge olarak ayrılmış bulunan sahanın da turizme açılması için  Turizm Bankası A.Ş. tarafından hazırlanan “Kapadokya Çevre Düzeni Planı Değişikliği” Uçhisar Belediye Meclisi tarafından da uygun bulunmuştur [13].

Uçhisar Belediyesi’nin 1988 yılında yazdığı bir yazıda; …”Kapadokya Çevre Düzeni Planı’nda Kasabamızın yerleşim ve arazi durumu, bölgedeki çevre kasabalara göre geniş kapsamlı bir fonksiyona sahip olduğu görülür. Çevredeki sit alanlarının büyük olması, buna mukabil kasabamızda “Tarihi ve Doğal Sit Alanları” na yaklaşımı az olan sahaların fazlalığı ile fonksiyonel bakımdan Turizm yatırımları ihtiyaçlarına elverişli olmaları günün konu ile ilgili yatırımlarını çekecek niteliktedir. Ayrıca bu sahalarda yapılacak yatırımlar çevrede korunmayı sağlayacaktır. Yatırımların sit alanlarına kaymasını önleyecektir. Hazırlanan Kapadokya Çevre Düzeni Planı’nda ileriki yıllarda meydana gelecek turizm hareketlerine göre yapılaşmada yönlendirme esas alınmıştır[14]…..

“Kasabamızda sit alanları dışında, tarım alanlarında işletme bakımından ekonomik olması nedeniyle 3-4 katlı otel ve motel tipi işletmeler yapmak için büyük çapta müracaatlar bulunmaktadır. ….Bu talepler büyük rakamlara ulaşmaktadır. Yapılan talepler de belediyemizce uygun görülmektedir. Zira tarım alanları arazinin verimsiz topraktan oluşması, yaşama koşullarının değişmesi nedeniyle tarımla uğraşan kesimin bu kesimden uzaklaşması  dolayısıyla çevre eski özelliğini kaybetmektedir.”

Uçhisar Belediyesi yapılan müracaatları da dikkate alarak, 1/25 000 ölçekli planda işlenen alanların da turizme açılmasının bölge için çok büyük yararları olacağı düşüncesiyle önerisini Kayseri K.T.V. Koruma Kurulu’na sunmuştur.
Koruma Kurulu, 1988 yılında aldığı bir kararla, Belediye tarafından hazırlanan ve 30 L I a ve I d paftalarını içeren ilave imar planını düzelterek onaylamıştır[15]

Ancak, 1989 yılında Uçhisar Belediyesinin Tokmakbeleni mevkii için hazırladığı iki adet mevzi imar planı düzenlemesi (biri Belediye’ye ait Koru Moteli) Kayseri Koruma Kurulu tarafından reddedilmiştir[16]

Bu önemli kararda;

  1. Nevşehir-Göreme-Ürgüp yöresinde doğal ve tarihi sit alanları ile tampon bölge sınırları içinde kalan alanlarda özel ve kamu kesiminden çeşitli gerekçelerle yapılaşma istemlerinin bulunduğu,
  2. Kayseri Koruma Kurulu’nun ülke, hatta dünya ölçeğinde özel bir doğal ve tarihi çevre konumunda olan bu yörede, parça parça hazırlanmış imar planlarına bakarak tek dosya temelinde kararlar üretmesinin sakıncalı olduğu,
  3. Milli Park olarak belirlenen bu yörenin tümüne ait geçerli bir planın bulunmadığı ve bu nedenle, Nevşehir-Ürgüp-Göreme yöresinin ve Milli Park Sınırları içinde kalan alanların genel bir değerlendirmesinden yola çıkarak, nüfus ve faaliyet turları ile yoğunluk dağılımlarını, yapılaşma koşullarının ana hatlarını ve ulaşım / dolaşım ağı ile altyapı esaslarını belirleyen bir “Bölgesel Nazım Plan” ın hazırlanması gerektiğini,
  4. Böyle bir “Bölgesel Nazım Plan” olmaksızın, mevcut yerleşmelerde yerel nüfus  tarafından kullanılan en son yapıdan 50 metre geçecek biçimde tanımlanan “Yerleşik Alan Sınırları” dışında yapılaşma istemlerini ele almanın doğru olmadığı belirtilmektedir.

Bu nedenle “Yerleşik Alan Sınırları” dışında mevcut tarihi ve doğal sit  ile tampon bölge sınırları içinde kalan tüm yörede yapılaşma “Bölgesel Nazım Planı” elde edilinceye kadar dondurulmuştur.

2002 yılında Çevre ve Orman Bakanlığı, Milli Parklar Av ve Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü tarafından “Kapadokya Milli Parkı Uzun Devreli Gelişim Planı” hazırlanmış ve onaya sunulmuştur.

IV.         UÇHİSAR TURİZM YERLEŞME ALANI

6/12209 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’na ek olarak çıkartılan 23.02.1973 Gün ve 7/5811 Sayılı Kararname ile; Nevşehir İli’nde Uçhisar Turizm Alanı’nı da içeren, Göreme ve Çevresi “Turizm Yerleşme Alanları” (T.Y.A) olarak belirlenmiş ve fiziksel planlarının yapılması öngörülmüştür.
Uçhisar T.Y.A.; Kapadokya ÇDP’nın batısında ve Nevşehir ile Uçhisar yerleşmelerinin arasında yer almakta olup, güneyden Nevşehir-Uçhisar bağlantısı olan ana aks üzerinde bulunmaktadır.

“Turizm Yerleşme Alanı Uygulama İmar Planı”, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’nca onanlı 1/25 000 ölçekli Kapadokya Çevre Düzeni Planı kararlarının bir parçası olarak 1984 yılı içinde hazırlanmış ve 1986 yılı başlarında onaylanmıştır.
1984 ve 1985 yılı içerisinde turizm sektörünün ülkede gösterdiği genel gelişme çerçevesinde, yörede turizm yatırımı konusunda meydana gelen olumlu gelişmelere ek olarak, 1985 yılında onanan Nevşehir Uygulama İmar Planı ile Nevşehir kentsel gelişmesinin Kapadokya Çevre Düzeni Planı sınırlarına dayanması olgusu, Uçhisar Turizm Yatırım Alanı Uygulama İmar Planı’nın revizyonunu gündeme getirmiştir[17].

Bu alanlarda, Kapadokya Çevre Düzeni Planı’nda Taban Alanı Katsayısı (TAKS) : 0.15, Kat Alanı Katsayısı (KAKS) : 0.30 olan yapılaşma düzeni; 1985 yılında alınan bir karar ile (TAKS) = 0.30 ve  (KAKS) = 0.60 olarak arttırılmış ve “Uçhisar Turizm Yerleşme Alanı” yapılaşma koşullarının geçerli olduğuna karar verilmiştir[18]. (Bkz. Plan 1) [19].


  PLAN 1. UÇHİSAR TURİZM YERLEŞME ALANI PLANI (1/25 000)


25.01.1985 Gün ve 650 Sayılı T.K.T.V. Yüksek Kurulu Kararı’nda ise Turizm alanlarına ilişkin 1/1000 ölçekli harita üzerinde bir çalışma istenmiştir.
Doğal sit ile ilişkilerin sağlanarak siluet etütlerinin Koruma Kuruluna getirilmesi, koşulu ile % 15 - % 30 alan yoğunluğunun % 30 - % 60’a çıkarılması uygun bulunmuştur.  
1986 yılında ise Turizm Yerleşme Alanı genişletilmiş ve genişletilen bu alanda da aynı yapılaşma koşullarının uygulanması uygun bulunmuştur[20].

V. UÇHİSAR KENTSEL, DOĞAL VE TARİHİ SİT ALANLARI

Kapadokya Çevre Düzeni Planı’nda; Bölgedeki yerleşme merkezlerinde geleneksel özelliklerini kaybetme, hatta yok olma tehlikesi ile karşı karşıya bulunan yöreye özgü mimari karakteri olan yapıların ve bu yapıların oluşturduğu yerleşme dokularının korunması ve geliştirilmesi gereği önemle vurgulanmaktadır. Bu dokuların korunmaları ve işlevsel bir biçimde kullanılabilmeleri için turizm amaçlı kullanım yolu önerilmektedir.

Son 10 yılda Uçhisar’da 200’ün üzerinde bina yabancılar tarafından satın alınmış ve halen yaklaşık 6 ülkeden 100 civarında yabancı yerleşmiştir. Halen çeşitli onarım çalışmaları devam etmektedir.

Çevre Düzeni Planı, temelde turizm kullanışlarını düzenlemek, turizm girdisinin Bölgenin jeomorfolojik ve kültürel özelliklerine uyum göstermesini sağlamak ve koruma-geliştirme ilişkisini bozmayacak şekilde yönlendirmek amacına dönüktür.

V.1. Tespit ve Tescil Kararları

Uçhisar’da bulunan kentsel, doğal ve tarihi sit alanları ile, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları tespit çalışmaları (tek yapı saptama ve belgeleme çalışmaları) 1982 yılında yapılmıştır[21].
Bu dönemde Uçhisar’da 17 taşınmaz, Uçhisar Kalesi ile Vasıl Deresi tescil edilmiştir.

Bu kararda; “Hemen hemen, tümüyle afet alanı ile çakışmış bulunan sit alanlarında, yapılanma izni verilmesinin söz konusu olmadığına, ancak bu alanlarda, bulunan ve yıkılma tehlikesi içinde olan eski ve geleneksel yapılardan inşaat malzemesi alınmasının engellenmesine ve bu alanların boşaltılarak olduğu gibi korunmasının gerekli olduğuna, bu suretle “Uçhisar” ın çevreye hakim görüntüsünün bozulmamasının gerekli olduğuna,
Yeni yapılanma izinlerinin sit alanı dışına verilerek, eski kentin bütünlüğünün korunmasına, bu alanlardaki yapılanmalarda hazırlanan yeni yapılanma koşullarına uyulmasına karar verildi”.

2981 Sayılı Yasa, Madde 6 uyarınca; 1982 yılında Uçhisar’da sit alan sınırlarının yeniden irdelenmesi, belirlenmesi ve taşınmaz kültür varlığı niteliğindeki mimarlık örneklerinin saptama  ve belgelenmesi yeniden yapılmıştır[22]. Bu kararla sit alanlarına yönelik “Geçici Dönem Yapılanma Koşulları” belirlenmiştir. I. Derece Doğal ve Tarihi Sit Alanı içinde kesinlikle yapı yapılamayacağı karara bağlanmıştır.

Daha sonra, T.K.T.V. Yüksek Kurulu’nun 04.09.1985 Gün ve 1402 Sayılı Kararı ile eski Belediye Binasının tescil kaydı kaldırılmıştır.

V.2. Sit Sınırları İrdelemesi (1986)

Uçhisar’da bulunan sit alanları ile, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları 1986 yılı Temmuz ayı içinde yeniden irdelenmiştir. Bu çalışma sırasında doğal ve kentsel sit alanı niteliğindeki bölgelerin afet bölgesi ile çakıştığı saptanmıştır[23]. Yapılan çalışmada; tescilli 17 taşınmazdan birinin yıkılmış olduğu belirlenmiş, bu yapının tescil kaydı kaldırılmıştır.

Afet bölgesinde, çoğu boşaltılmış olan geleneksel yapılardan inşaat malzemesinin alınmasının engellenmesi ve bu alanların boşaltılarak “Doğal Sit Alanı” olarak korunması gerektiği belirtilmiştir.

Ayrıca, Uçhisar Kalesi’nin Kapadokya’ya hakim bir noktada bulunması ve doğal oluşumun başlangıcında bir bakı noktası olması nedeniyle, eteklerinden itibaren “Koruma Alanı” olarak ilan edilmiştir. Bu alan içerisinde yeni yapılanmaya izin verilmemesi, geleneksel malzeme kullanımı dışında malzeme kullanılmaması ve yeni yapı yapılmaması önerilmiştir.

Yapılan çalışma sonrasında; 1987 yılında alınan Koruma Yüksek Kurulu kararı uyarınca, Uçhisar kasabasındaki Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlığı niteliğindeki yapılardan EK III’de verilen listede I-19 sıra numarasında kayıtlı 17 adet Taşınmaz Kültür Varlığı niteliğindeki yapı tescil edilmiştir[24]. Bu karar yerel gazetelerden Göreme Gazetesi’nde ilan edilmiştir[25].

Daha sonra 2863 Sayılı Kanunun 7. Maddesine göre Nevşehir Tapu Sicil kütüğünün beyanlar hanesine, bu yapıların korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı olduğu hususunda kayıt konulmuştur[26].

Alınan bu kararda:
  1. I. Derece Doğal ve Tarihi Sit Alanları tescil edilmiş, bu alanlar içinde Uçhisar Belediyesince bir koruma imar planının yaptırılmasına, bu plan yapılıncaya kadar bu karar eki koruma ilkeleri ile Geçit Dönemi Yapılanma Koşullarının uygulanması gerektiği karar bağlanmıştır.
  2. Koruma Alanı sınırları içinde bulunan “Uçhisar Kalesi” nin korunması gerekli “Tabiat Varlığı” olarak tescil edilmesi kararı verilmiştir.
  3. Ek III’ de yer alan taşınmazların korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil kayıtlarının devamına karar verilmiştir.  
  4. Ek III’ de yer alan taşınmazın tescil kaydının kaldırılmasına karar verilmiştir.
  5. Afet Bölgesi içinde koruma imar planı yaptırılıncaya kadar ekteki koruma ilkelerinin ilgili maddelerinin geçerli olması gerektiğine karar verilmiştir.

Belirlenen “Koruma İlkeleri” ne göre[27];
Madde 2 :   “Bölgenin doğal kaya oluşumlarının önemi ve kaya içine oyularak yapılan yapıların peri bacalarının parçalanmasına ve yörede afete yol açması nedeniyle yeni yapılacak yapılarda kaya içine oyularak yapılanmaya gidilemeyecektir.”
Madde 4 :  “I. Derece Doğal ve Tarihi Sit Alanı içinde kaya içine oyularak ya da başka bir biçimde kesinlikle yeni yapı yapılamayacaktır.”
Madde 10 : “Afet Bölgesi içinde yapılanmaya izin verilmemesi” kararı bulunmaktadır.
Madde 11 :  “Uçhisar kalesi Koruma Alanı içinde kaya içine oyularak ya da başka bir biçimde yapılanmaya gidilemeyecektir.”
gibi birbirinin benzeri olan kararlar alınmıştır.

Bu kararda özet olarak :
a.    Kentsel sit alanına dönüşüm,
b.    I. Derece Doğal ve Tarihi Sit Sınırı belirlenmesi,
c.    Afet Bölgesinde Koruma Planı yapılıncaya kadar geçerli olan
“Geçiş Dönemi Yapılanma Koşulları”  belirlenmiştir (Bkz. EK I ve EK II).

V.3. II. Derece Doğal Sit Alanı

Lodge Oteli arkasında bulunan ve Koruma Kurulu’nun 1999 yılında aldığı bir karar ile belirlenen II. derece Doğal Sit Alanı’nda[28] kalan ….Deresi’ne inşaat artığı, çöp döküldüğü ve doğanın tahrip edildiği belirlenmiştir. Bu atıkların kaldırılması veya üzerlerinin toprakla örtülerek ağaçlandırılması kararı alınmıştır[29]. Görünümü bozulan alanın düzeltilerek eski konumuna getirilmesi ve ağaçlandırılması önerilmektedir.

V.4. III. Derece Doğal Sit Alanında Koruma Amaçlı Planlama Çalışmaları :

Koruma Kurulu’nun 1999 yılında aldığı bir karar ile belirlenen III. Derece Doğal Sit Alanında[30] (Tampon Bölge içerisinde) “Koruma Amaçlı İmar Planı” ve daha sonra buna ek olarak “Koruma Amaçlı  İlave İmar Planı” Uçhisar Belediyesi tarafından yaptırılmıştır. III. Derece Doğal Sit Alanı’nda kalan 30 L I.d ve 30 L.I a. Paftalarında ilave plan yapılmıştır.

Bu alanlar; Uçhisar’ın batı kesiminde yer alan gelişme alanlarıyla, bu alanların kuzeyini sınırlayan I. Derece Doğal Sit Alanı arasında kalan yaklaşık 25 hektarlık bir alandır. Topografyanın verdiği olanaklar çerçevesinde, tarım ve kısmen bahçecilik yapılan bölge, İller Bankası tarafından hazırlanan plandan sonra daha çok, bahçeli ev talepleri ile yapılaşmaya başlamıştır. Bu olumsuz gelişmelerde tarım sektörünün rant düşüklüğünün etkisi büyük olduğu Plan Raporunda belirtilmektedir.  

Doğal Sit Alanı Koruma İmar Planı;  Nevşehir 2004 yılında alınan kararlarla uygun görülmüştür[31].

Ancak, Uçhisar’ın Nazım İmar Planı’nın (1/5000) bulunmaması 3194 Sayılı İmar Kanunu gereği sorun olarak görülmekte ve bu planın hazırlanması talep edilmektedir[32].

Nevşehir ve Çevresi Turizm Alanı sınır daraltılması kapsamında yaygın olarak kullanılan Nazım İmar Planı ölçeği 1/5000 olup, bölgede imar planlarında plan bütünlüğünün ve dil birliğinin sağlanması bakımından “Nazım İmar Planı ile imar planına esas jeolojik etüt raporu”nun hazırlanması istenmektedir.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, planın incelenebilmesi için 1/25 000 ölçekli “Kapadokya Çevre Düzeni Planı” nda hangi kullanımda olduğunun belirtilerek, 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ile birlikte getirilmesi gerektiğini belirtmiştir[33].

İlave Koruma İmar Planı Açıklama Raporu’na göre [34] :

Planlanan alanın gerek ana yolları, gerekse bu yol düzenine göre oluşturulan su ve kanalizasyon sistemi koruma amaçlı kırsal planlamaya olanak vermemektedir. Bununla beraber mevcut “Bahçeli evleşme” sürecinde, bahçe tarımının (özellikle bağ ve meyvecilik) 300 m2lik bahçelerde dahi yapıldığının sık sık gözlendiği Kapadokya’da bu amaca dönük bir parsel düzenine dayalı dokulaşma denemesi yapmaya çalışılmıştır.

Planda önerilen model’de, mevcut parsel derinliklerinin olabildiğince büyük tutulduğu ve düşük bir yapı yoğunluğu (E=0.40) ile alanın bütününde yeşilin egemen olacağı bir tasarım yapılmıştır.

 Bu tasarımda; mekanın ana yollardan görüntüsüne yeşili egemen kılmak ve mahallenin iç kısımlarında ise, bahçe duvarları ve bu duvarlarla bütünleşmiş, cumbalı yapıların dominant olduğu sokak mekanları oluşturmak temel hedeflerdir. Bu planda 400 m2 lik asgari parsel boyutu esas alınarak tasarım yapılmıştır.
III. Doğal Sit Alanı Koruma Planı Nevşehir K.T.V.Koruma Kurulu’nun 22.01.2004 tarih ve 2506 sayılı kararı ile uygun bulunmuştur.


SPOR ALANLARI : III. Derece Doğal Sit Alanı’nda kalan ve imar planında gösterilen yerinden farklı bir alanda uygulanmış bulunan spor alanlarının fiilen bulunduğu 1325-14408-1326-1328 sayılı parsellerde gösterilmek üzere bir plan değişikliği yapılmıştır. Bu plan değişikliği, Nevşehir K.T.V.Koruma Kurulu’nun 2003 tarihinde aldığı bir kararla uygun bulunmuştur[35].

TURİZM AMAÇLI KULLANIMLAR:
1334-1335-1336-1337-1338-1339-1340-1341-1342 sayılı parseller için “Turizm Amaçlı Kullanım” önerilmiştir. Bu öneri; “Uçhisar ve yöresinin turizm amaçlı kullanım kararlarının bireysel olarak değil, bir plan bütünlüğü içinde ele alınarak, turizm açısından yapılaşma ve kullanım çeşitliliği kararının ilgili bakanlıkça ele alınarak değerlendirilmesi esas olduğundan”.., Nevşehir K.T.V.Koruma Kurulu’nun 11.04.2003 Gün ve 2188 Sayılı kararı ile uygun bulunmamıştır.

VI.         UÇHİSAR İMAR PLANI ve SİT SINIRLARI İRDELEMELERİ

Uçhisar İmar Planı 1984 yılında yapılmış ve Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından onaylanarak yürürlüğe girmiştir. Mevcut planda “Gelişme Konut Alanı” kasabanın güney-batısındadır.
1987 yılında alınan bir Yüksek Kurul kararında[36]; karar eki 1/1000 ölçekli plan üzerinde işaretlenen alanda TAKS: 0.20, KAKS: 0.40 belirlenmesi koşulu ve çevreye yöre mimarisine uygun projeler doğrultusunda  hazırlanacak 1/1000 ölçekli uygulama imar planının Koruma Kurulu’na getirilmesine karar vermiştir. Söz konusu plana ilişkin 1988 yılında alınan bir karar[37] ile de 30 LI-a ve 30LI-d paftalarının düzeltilerek uygulanabileceğine karar verilmiştir.

   VI.1. Doğal Sit İçinde Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı Şerhinin Kaldırılması ve Sit Sınırları İrdelemesi (1993)

VI.1.1. Doğal Sit İçinde Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı Şerhinin Kaldırılması

Uçhisar çevresinde 1976 yılında, Yüksek Kurul Kararı [38] ile belirlenen bütün Doğal Sit ve Tampon Bölge sınırları içerisinde kalan taşınmazların tapu kayıtlarına yanlışlıkla “Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığıdır” ibaresi konulmuştur. Bu durumda sit alanı dışında ve Kentsel Gelişim İmar Planı sınırları içerisinde kalan tüm taşınmazların parsel birleştirme (ifraz) ve ayırma (tevhid) gibi işlemlerin yapılabilmesi için 2863 ve 3386 sayılı yasalar gereği Koruma Kurulu’ndan izin alınması gereklidir. Uçhisar belediyesi tarafından bu konunun çözümü için bir çalışma hazırlattırılmıştır.

Bu çalışmada; 1991 yılında Koruma Kurulu’nun aldığı kararda istenilen[39]:
·         Kayseri Koruma Kurulu’nun 1988 yılında aldığı bir karar ile belirlenen ve en son yapıdan 50 m. İleriden geçecek şekilde tanımlanan “Yerleşik Alan Sınırı”[40],
·         İmar Planı Sınırı,
·         G.E.E.A.Yüksek Kurulu’nun 10.07.1978 Tarih ve A-69 Sayılı Kararı ile belirlenen Kentsel Gelişme Sınırı,
1/2000 ölçekli halihazır haritalara işlenmiştir.

Kayseri Koruma Kurulu; Uçhisar Belediyesi tarafından hazırlanıp sunulan bu çalışmayı ve eki listelerde yaptığı incelemelerde;
·         Bazı parsel numaralarının yanlış yazıldığını,
·         Bazı parsellerin hiç yazılmadığını,
·         Bazılarının ise listede bile yer almadığı,
belirlenmiştir.

Sorunun çözümüne yönelik olarak ise; daha önce Koruma Kurulu tarafından belirlenen Ürgüp – Ortahisar Kasabası örneğinde olduğu gibi, kasabanın “Yerleşik Alan Sınırları” nın belirlenip, bu sınırların tasdik edilmesiyle sorunun çözümü kolaylaşacaktır kararı alınmıştır. Koruma Kurulu bölgedeki tüm parseller ilişkin liste kararı dahi alması bu durumda hatalı görülmüştür.

Kayseri Koruma Kurulu 1993 yılında; 1976 yılında belirlenen mevcut imar planı alanında bulunan ve üzerinde korunması gerekli kültür varlığı bulunmayan taşınmazların tapu kayıtlarındaki “taşınmaz kültür varlığıdır” şerhlerinin Nevşehir Tapu Kadastro Müdürlüğü denetiminde kaldırılmasına karar vermiştir[41].  Yapılan çalışmalar ile söz konusu  parseller üzerinden şerh kaldırılmıştır[42].
Üzerinden şerh kaldırılan bir çok parselde, Nevşehir Müze Müdürlüğü tarafından verilen raporlara dayalı olarak daha sonra ifraz ve tevhid işlemleri gerçekleştirilmiş [43]  ve ilave imar planı yapılabilecek hale getirilmiştir.

VI.1.2. Sit Sınırları İrdelemesi (1993)

Uçhisar kasabasında bulunan kaçak yapılaşmaları saptamak amacıyla 1991 yılında bir “Yapı denetleme Komisyonu” oluşturulmuştur. Komisyon yaptığı çalışmalarda 11 adet kaçak yapı saptamış, Koruma Kurulu’na sağlıklı bir değerlendirme yapması amacıyla da 4-6-09-1991 tarihinde detaylı çalışmalar gerçekleştirilmiştir.

Daha sonra; “Kentsel Gelişme İmar Planı” sınırları içinde kalan taşınmazların tapu kayıtlarına konulan “korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır”, şerhlerinin kaldırılması istemi[44] ve mevcut sit sınırlarının ve imar planı alan sınırlarının Koruma Kurulunca sağlıklı değerlendirilebilmesi amacıyla; 13-14.05.1993 tarihlerinde Uçhisar’da bir çalışma gerçekleştirilmiştir[45].

1995 yılı ortalarında yapılan bir başka incelemede ise[46]; bu alanda;
·         tek katlı ruhsatsız 7, ruhsatlı 4 adet yapı,
·         İki katlı ruhsatsız 9, ruhsatlı 3 adet yapı,
·    Bir adet de 3 katlı ruhsatsız olmak üzere toplam 25 adet yapı saptanmıştır.

Bu yapıların tümünde oturulmakta olduğu, yapılan yüzey araştırmasında ise 2863 ve 3386 Sayılı Yasalar kapsamına girebilecek nitelikte Kültür ve Tabiat Varlığına rastlanılmadığı belirtilmiştir.  
Nevşehir Koruma Kurulu’nun 1995 yılında aldığı bir kararda ise[47]“Uçhisar Belediyesinin 22.03.1995 Tarih ve 104 Sayılı yazısı ile talep edilen alanların “Doğal Sit Alanı” ndan çıkarılmasına karşı” karar alınmıştır. Belediyesinden söz konusu alandaki yapılara ilişkin tasfiye planının ivedi olarak hazırlanmasına karar verilmiştir.

   VI.2. Sit Sınırları İrdelemesi (1996)

Uçhisar’da giderek artan kaçak yapılaşmaların saptanması için 1995 yılında da bir komisyon kurulmuştur[48]. Doğal Sit Alanı ve Afet Alanı içerisindeki kaçak yapılaşmalar üzerine; Nevşehir Valiliği İl Kültür Müdürlüğü ve Nevşehir Koruma Kurulu tarafından suç duyurusunda bulunulmuş [49], Nevşehir İl Jandarma Komutanlığı tarafından tutanaklar tutulmuş ve ilgililere bildirimde bulunulmuştur[50].

Bor İlçesi, Helvadere Beldesi, Ürgüp İlçesi ve Uçhisar Beldesi sit alanı irdelemeleri çalışmalarının Koruma Kurulu’na yerinde sunulması için 1-14/7/1996 tarihleri arasında Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Genel Müdürlüğü ve Nevşehir Koruma Kurulu Müdürlüğü uzmanları arazi çalışmaları gerçekleştirmiştir[51]

Yapılan bu çalışma sonucunda [52]: Tablo I’de adresleri ve kadastral durumları belirlenen 17 adet taşınmazın kültür ve tabiat varlığının tescil kaydının devamına karar verilmiştir. (Bkz. TABLO I) 


TABLO I: UÇHİSAR, TESCİL KAYITLARININ DEVAM ETMESİ ÖNERİLEN SİVİL/ANITSAL MİMARLIK ÖRNEKLERİ (1996)

Eski Env. No
Yeni Env. No
Yapının Adı veya Türü
Adresi
Pafta
Ada
Parsel
1
1
Fatih İlkokulu
-
2
-
251
14
2
Konut
Belediye Sk. No:2 Gedik Sk. No:1
2
-
694
5
3
Konut
Belediye Sk.
2
-
318
6
4
Konut
Belediye Sk. No:13
2
-
319
7
5
Konut
Belediye Sk. No:15
2
-
321
8
6
Konut
Belediye Sk. No:41
2
-
273
359
9
7
Konut
Belediye Sk. No:43
2
-
360
10
8
Konut
Belediye Sk. No:22
2
-
637
2A
9A
Karamanoğlu Camii
Yukarı Mah.
2
-
368
11
10
Konut
Kolsuz Sk. No:73
2
-
628
12
11
Konut
Kolsuz Sk.
2
-
657
19
12
Vasil Deresi
Doğal Sit



15A
13A
Kilise
-
6
-
14119
16A
14A
Kilise
-
6
-
-
13
15
Konut
Gedik Sk. No:16
2
-
728
18
16
Uçhisar Kalesi
-
2
-
14275
17
17
Kaya Otel (Klüp Med)
-
8
-
792


Ekli 1/1000 ölçekli haritasında belirtildiği şekilde (Bkz. Analiz Paftası 7: Sınırlar);
Uçhisar Kalesi Koruma Alanı Sınırı’nın tescil kaydının devamını,
a.    Kentsel Sit Sınırları’nın haritalarda belirtildiği şekilde genişletilmesini,
b.    Doğal + Tarihi Sit Sınırı’nın daha önce belirlendiği şekilde devamı,
önerilmiştir. Ayrıca, Ürgüp İlçe Merkezi ile Uçhisar Bucak Merkezi’nin bugüne kadar yapılmamış olan “Koruma Amaçlı İmar Planları” nın gün geçtikçe artan bozulmaları önleyebilmek açısından yapılması gerekliliği vurgulanmaktadır.

VI.3. Kentsel Sit Alan Sınırları’nın Belirlenmesi (1997)

1996 Yılında yapılan irdeleme çalışmaları sonucunda; Uçhisar Kentsel Sit Alan sınırları Nevşehir Koruma Kurulu’nun 1997 tarihinde aldığı kararı ile
belirlenmiştir [53]. (Bkz. Analiz Paftası 7: Sınırlar)

Bu kararda “…Uçhisar Beldesindeki kentsel doku geniş bir alana yayılmış olmasına karşın, T.K.T.V. Yüksek Kurulu’nun 02.07.1987 Gün ve 3446 Sayılı Kararı ile kentsel sit sınırları dar bir alanda tutulmuştur. Bunun sonucu olarak geleneksel kent dokusunun bir kısmı da doğal sit alanında kalmıştır. “ ibaresi önemlidir.

Koruma Genel Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmalar sonucunda geleneksel kent dokusunun G.E.E.A.Yüksek Kurulu’nun 10.07.1976 Gün ve A-69 sayılı Kararı ile belirlenen “Doğal Sit Alanı” ndan “Kentsel Sit Alanı” na dönüştürülmesine karar verilmiştir[54].

Bu kararda ayrıca; Yüksek Kurulun 02.07.1987 Gün ve 3446 Sayılı Kararı ile belirlenen afet alanının da incelenmesi kararı alınmıştır.
Daha sonra; 1998 yılında alınan bir Koruma Kurulu kararı [55] ile de Uçhisar kent dokusunun tamamının “Kentsel Sit Alanına” alınması uygun bulunmuştur. Bu karara dayalı olarak da 12.07.1998 gün ve 891 sayılı Kurul kararı alınmıştır.

C.Ali Ortaköylüoğlu’nun 26.08.1999 tarihli başvurusunda “Uçhisar beldesinde, köyün ortak malı olarak kullanılan “Taş Değirmen” (Ding)’in korunması gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı özelliği gösterdiğinden koruma altına alınması” talebi de olumlu bulunmuştur.    

VI.4. Kentsel Sit Alanında Çevre ve Görsel Değerleri Korumaya Yönelik Kararlar :

Nevşehir Koruma Kurulu uzmanlarının hazırladığı 10.04.2003 tarihli rapor doğrultusunda alınan Koruma Kurulu Kararında[56];

·         Kentsel sit alanında kalan geleneksel taş kaplama sokakların kentsel dokunun estetik değerlerini bütünleyici ve güçlendirici bir unsuru olması nedeni ile korunmasının esas olduğuna;
·         Bu özgün kaplamaların hiçbir gerekçe ile beton asfalt ve/veya kilitli parke gibi farklı bir kaplama ile değiştirilemeyeceğine;
·         Gereğinde yapılacak alt yapı çalışmalarından (su, elektrik, kanalizasyon, telefon) sonra bu kaplamaların orijinaline en uygun biçimde yenilenmesi ve onarılması gerektiğine;
·         Uçhisar Kentsel Sit Alanı’nda bulunan yapı tanıtımı otel, motel, pansiyon vb isim levha ve/veya tabelaların kentin özgün dokusunu olumsuz etkilediği ve görsel kirliliğe neden olması gerekçesi ile Uçhisar belediyesi tarafından kaldırılmasına;
·         Bu tür levhaların pirinç ve/veya plexglas malzemeden hazırlatılarak yapının dış yüzüne monte edilmesinin uygun olduğuna;
·         Ayrıca, Uçhisar kent dokusu içinde kullanılan ve görüntü kirliliği oluşturan (su deposu, LPG deposu ve güneş enerjisi) sistemlerinde kentsel dokuya olumsuz etkilerinin giderilecek biçimde düzeltilmesi ve bu yönde yeni yapılacak uygulamalarda kentin estetik değerlerinin gözetilmesi gerektiğine,

şeklinde kararlar yer almıştır. Ancak yapılan arazi çalışması gözlemlerinde henüz bu kararların uygulanmadığı, her konaklama tesisinin gelişigüzel tabelalarını belirlediği ve astığı, sokakların yer yer asfalt kaplı olduğu, görsel kirliliklerin (su deposu, güneş enerjisi vd) sürdüğü gözlenmiştir.



[1] Bakanlar Kurulu’nun 23.09.1997 Tarih ve 9985 Sayılı Kararı ile belirlenmiş ve 07.10 1997 Tarih ve 23133 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.
[2] NEZAHAT, B., 1970, “Kültepe (Kanes) ve Kayseri Tarihi Üzerine Araştırmalar (En eski çağlardan M.S. 395 yılına kadar)”, İ.Ü. Edebiyat fak. Yay. No:1519. İst.
[3] LUCAS, P., “Voyage du Sieur, Fait par ordre du Roy”, 2. Baskı Amsterdam 1714, Kapadokya, 1.Cilt, 17 ve 18. Bölüm.
[4] TEXIER, C., “Description de L’Asie Mineure faite par ordre du Gouvernment Francais de 1833 a’ 1837”, Paris, 1839-1849.
[5] HAMİLTON, W.J., “Researches in Asia Minor, Pontus and Armenia”,  London, 1842.
[6] ROTT, H., “Kleinasiatsche Dankmaeler aus Pisidien, Pamphylien, Kapadokien und Lykien”, Leipzig. 1908.
[7] AINSWORTH, W.F., “Travels and Researches in Asia Minor,  Mesopotamia, Chaldea and Armenia”, London 1842.
[8] Kapadokya ile ilgili yazı ve kitabeleri derleyen yayınların bibliyografyası için Bkz. HILD, F., RESTLE, M., “Kappadokien”, Wien 1981.
[9] WILSON, C.W., “Handbook for Travellers in Asia Minor, Transcausia, Persia”, London, 1895. 
[10] 25.11.1986 Gün ve 19292 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.
[11] G.E.E. ve Anıtlar yüksek Kurulu’nun 10.07.1976 gün ve A-69 Sayılı Kararı
[12] G.E.E. ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 10.07.1976 Tarih ve A-69 Sayılı Kararı.
[13] TKTV Yüksek Kurulunun 25.12. 1986 gün ve 2905 Sayılı Kararı ile yapılan düzenleme Uçhisar Belediyesi’nin 17.02.1987 Tarihli kararı ile uygun bulunmuştur.
[14] Uçhisar Belediye Başkanlığı’nın Anıtlar Bölge Kurulu’na hitaben yazdığı 09.12.1988 Tarih ve 434  Nolu yazı.
[15] Kayseri K.T.V.Koruma Kurulu’nun 19.04.1988 Tarih ve 163 Sayılı Kararı.
[16] Kayseri K.T.V.Koruma Kurulu’nun 30.09.1989 Tarih ve 542 Sayılı Kararı.
[17] Burat, O., Alparman, E., Akaya, M., Saktanber, S., Ağustos 1986, “Uçhisar Turizm Yerleşme Alanı Uygulama Planı”, 1/1000 Plan Raporu , Kültür ve Turizm Bakanlığı, Turizm Bankası A.Ş. Gn. Md., Fiziksel Planlama Grup Başkanlığı.
[18] Kültür ve Turizm Bakanlığı, Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulu’nun 25/12/1986 Gün ve 2905 Sayılı Kararı. 
[19] T.K.T.V. Yüksek Kurulu’nun 14.09.1985 gün ve 1403 Sayılı Kararı ile Uçhisar yerleşme alanında “Turizm Yerleşme Alanı” yoğunluğu ikiye katlanmıştır.
[20] T.K.T.V.Yüksek Kurulu’nun 26.12.1986 Tarih ve 2905 Sayılı Kararı.
[21] G.E.E. Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 10.04.1982 Tarih ve A-3462 Sayılı Kararı.
Bu kararda; 1710 Sayılı Yasa uyarınca Sit Alanı ilanı ve eski eser tespitleri yapılmıştır. Sit alanlarındaki yıkılma tehlikesindeki yapılardan malzeme alınmasının yasaklanması ve çevre görüntüsünün bozulmaması isteniyor.
[22] G.E.E. Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 10.04.1982 Tarih ve A-3462 Sayılı Kararı. Bu kararda; 1710 Sayılı Yasa uyarınca Sit Alanı ilanı ve eski eser tespitleri yapılmıştır. Sit alanlarındaki yıkılma tehlikesindeki yapılardan malzeme alınmasının yasaklanması ve çevre görüntüsünün bozulmaması isteniyor.
[23] ATUK, N., AKGÜÇ, A., 1986, “Yayımlanmamış Araştırma Raporu”, Bu çalışma Nevşehir, Ürgüp, Uçhisar ve Ortahisar’da bulunan sit alanları ile, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının 2863 Sayılı Yasa doğrultusunda tespiti ve 2981 Sayılı Yasa doğrultusunda irdelenmesi amacıyla yapılmıştır.
[24] K.T.V. Koruma Yüksek Kurulu’nun 2.7.1987 Tarih ve 3446 Sayılı Kararı.
[25] İlan Tutanağı, 15.09.1987., Nevşehir Valiliği Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Merkez Müze Müdürlüğü, 27.08.1987 Tarih ve 690/460 sayılı Kültür ve Turizm Müze Müdürlüğü yazısı. 
[26] Nevşehir Valiliği Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Merkez Müze Müdürlüğü’nün, 21.09.1987 Tarih ve 690/ 537 Sayılı Yazısı
[27] T.T.V.Koruma Yüksek Kurulu’nun 02.07.1987 Tarih ve 3446 Sayılı Kararı.
[28] Nevşehir K.T.V.Koruma Kurulu’nun 17.11.1999 Gün ve 1123 Sayılı Kararı.
[29] Nevşehir K.T.V.Koruma Kurulu Müdürlüğü’nün 28.06.2004 Tarih ve B.16.0.N.KTV.4.50.00.00/50.00.8.1-1984 Sayılı Yazısı.
[30] Nevşehir K.T.V. Koruma Kurulu’nun 12.11.1999 gün ve 1123 Sayılı Kararı.
[31] Nevşehir K.T.V.K.Kurulu’nun 19.03.2004 Tarih ve 2603 Sayılı  ve 02.07.2004 Tarih ve 2717 Sayılı Kararları.
[32] Nevşehir K.T.V.Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nün 14.01.2005 tarih ve B.16.0.N.KTV.4.50.00.00:50.00.8.1 – 76 Sayılı yazısı. 3194 Sayılı İmar Kanunu ve ilgili yönetmelikleri ile Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgelerinde ve Turizm Merkezlerinde İmar Planlarının Hazırlanması ve Onaylanmasına İlişkin Yönetmelik uyarınca uygulama imar planları, nazım imar planı esaslarına göre hazırlanan planlar olup bu doğrultuda nazım imar planı yapma zorunluluğu vardır.
[33] Bakanlık Yatırım ve İşletmeler Gn.Md.lüğünün 27 Ekim 2004 tarih ve B 16 0 YİGM 0 07 01/500120001 Sayılı yazısı.
[34] İDİL, B., Mart 2004, “Uçhisar (Nevşehir) İlave İmar Planı – Açıklama Raporu”.
[35] Nevşehir K.T.V.Koruma Kurulu’nun 11.04.2003 Tarih ve 2188 Sayılı Kararı.
[36] K.T.V.K.Yüksek Kurulu’nun 22.01.1987 Tarih ve 2965 Sayılı Kararı.
[37] K.T.V.K.Yüksek Kurulu ‘nun 19.04.1988 Tarih ve 163 sayılı Kararı.
[38] G.E.E.A.Yüksek Kurulu’nun 10.07.1976 Tarih ve A-69 Sayılı Kararı.
[39] Kayseri K.T.V.Koruma Kurulu’nun 26.10.1991 Tarih ve 1149 Sayılı Kararı.
[40] Kayseri K.T.V.Koruma Kurulu’nun 05.08.1988 Tarih ve 264 Sayılı Kararı.
[41] Kayseri K.T.V.Koruma Kurulu’nun 26.06.1993 Tarih ve 1503 Sayılı Kararı.
[42] Uçhisar Belediye Başkanlığı’nın Nevşehir K.T.V.Koruma Kurulu Md.lüğüne yazdığı 30.11.1994 tarih ve 583 sayılı yazıda üzerlerine sehven konulan “Kültür ve Tabiat Varlığıdır” şerhinin kaldırılması gereken taşınmazların listesi yer almaktadır. 
[43] Uçhisar Belediyesi’nin, Nevşehir K.T.V.Koruma Kurulu Müdürlüğü’ne yazdığı 22.03.1995 tarih ve 104 Sayılı Yazı. Müze raporlarında parsellerin üzerinde korunması gerekli kültür varlığı bulunup bulunmadığı hususlarına bakılarak ifraz ve tevhid işlemine izin verilmiştir.
[44] Nevşehir Valiliği, İl Kültür Müdürlüğü’nün 22.12.1992 tarih ve 2224 Sayılı Yazısı.
[45] Eravşar, O., Kiraz, N., Güven, C., tarafından hazırlanan 07.05.1993 Tarihli Rapor.
[46] Acar, Y., Mumcular, H., Yüksel, F. Tarafından hazırlanan 22.05.1995 tarihli Rapor.
[47] Nevşehir K.T.V.Koruma Kurulu’nun 27.05.1995 Tarih ve 195 Sayılı Kararı.
[48] Nevşehir Valiliği, İl Kültür Müdürlüğü’nün 15.03.1995 tarih ve B:16.0.PER.4.50.00.00/720/499 Sayılı Yazısı.
[49] Nevşehir Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Müdürlüğü’nün 03.08.1995 Tarih ve N.K.T.V.K.K.M. 511 Sayılı Yazısı.
[50] Nevşehir Merkez İlçe J. K.lığının 11.08.1995 Tarih ve HRK; 0621-975-95/3398 Sayılı Yazısı.
[51] Nevşehir Valiliği, İl Kültür Müdürlüğü’nün, 05.07.1996 Tarih ve B;16.0.PER.4.50 00.00/720-1448 Sayılı Yazısı, Bu Çalışmayı gerçekleştiren ekip: Bayar, N., Sarıpınar, İ., Terken, A., Özbilek, G.H., Mumcular, H. den oluşmuştur.
[52] TERKEN, A., BAYAR, N., SARIPINAR, İ., ÖZBİLEK, H.G., tarafından hazırlanan Rapor.
[53] Nevşehir K.T.V.Koruma Kurulu’nun 25.04.1997 Tarih ve 615 Sayılı Kararı.
[54] Nevşehir K.T.V.Koruma Kurulu’nun  25.04.1997 Tarih ve 615 sayılı Kararı.
[55] Nevşehir K.T.V.Koruma Kurulu’nun 11.05.1998 gün ve 838 sayılı kararı 5. maddesi.
[56] Nevşehir K.T.V.Koruma Kurulu’nun 11.04.2003 Tarih ve 2191 Sayılı Kararı. 

No comments: