Showing posts with label Arkeoloji Patara. Show all posts
Showing posts with label Arkeoloji Patara. Show all posts

Wednesday, December 15, 2010

PATARA ÖZEL ÇEVRE KORUMA BÖLGESİ YÖNETİM PLANI ARAZİ KULLANIMI SEKTÖR RAPORU




PATARA ÖZEL ÇEVRE KORUMA BÖLGESİ YÖNETİM PLANI
BİLİMSEL ARAŞTIRMALARI

ARAZİ KULLANIMI SEKTÖR RAPORU (*)

Dr. Mehmet TUNÇER


GİRİŞ

"Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi Yönetim Planı"  kapsamında öncelikle çalışma bölgesi ile ilgili arazide yapılan gözlemler ve edinilen ön  bilgiler doğrultusunda "Arazi Kullanım Plancısı Giriş/Algılama Raporu" sunulmuştu.

Bu Raporda; Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları içinde yer alan sekiz adet kırsal yerleşme değerlendirilmiş, özellikle belde statüsü kazanan Kınık ve Ova yerleşmeleri hakkında bilgi verilmiştir. Bu raporda ise; Patara Bölgesi'nin doğal ve insan yapısı çevresi hakkında amaca yönelik yeteri ayrıntıda analizi yapılacak, coğrafi/doğal veriler, günümüz ve gelecekteki arazi kullanımı, bölgedeki planlama çalışmaları, var olan altyapı ağı özetlenecektir.  Doğal ve kültürel açıdan bölge değerlendirilecek, yerleşimlerin nüfus, işgücü vb sosyal ve ekonomik yapısı analiz edilecektir.


1. COĞRAFİ VERİLER

1.1. KONUM

Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi (ÖÇK), Türkiye'nin güneybatı kesiminde, Antalya İli, Kaş İlçesi sınırları içinde yer almaktadır. Özel Çevre Koruma Bölgesi yaklaşık 193 km2   olup, boyu yaklaşık 19 km, genişliği ise 10 km'dir.
ÖÇK, doğal güzellikleri, eşsiz kumsalları ve zengin tarihsel nitelikleri bakımından değer taşıyan, pek çok kıyı yerleşim birimine göre daha az yapılaşmaya maruz bir bölgedir.
Bölge'nin güneydoğu-kuzeybatısında , Akdeniz'in hemen gerisinde, yer yer 500 metre genişliğe ulaşan ve  yaklaşık 18 km uzunluğundaki "Patara Kumulu" yer almaktadır.
Davlum Tepesinin eteklerinden başlayan bu sahil, fırnaz iskelesine ve Kalkan'a dek yer yer koylardan oluşmuş doğal bir zenginliktir.

Patara kumsalı, deniz kaplumbağalarının (Caretta caretta)    I. derece önemli yumurtlama kumsalıdır ve Akdeniz sahillerinin ülkemizdeki en uzun kumsalıdır. Sabit ve hareketli kum tepelerinde bulunan kumul vejetasyonu birçok bitki türü içermektedir.              Kumulun gerisinde orman alanları bulunmaktadır. Akdeniz'den yamaç alanlara geçişte en önemli öge zengin tarım topraklarını oluşturan  "Alüvyonel Düzlükler" dir. Bölgenin bir diğer önemli elemanı alüvyonel birikintiyi sağlayan ve Patara Kumulu'nun hemen ortasından Akdeniz'e dökülen "Eşen Çayı" dır. Düzlükler; doğuda günümüzde kısmen kurutulmuş bulunan "Ova Gölü" ile son bulmaktadır. Bölge'nin  Akdeniz kıyısı dışındaki tüm yönlerdeki çeperi hafif eğimli "Yamaç Alanlar" dan oluşmaktadır.

Bölgenin bitki örtüsü de doğal olarak bu yapının türevi olarak belirmektedir. Kumul alanlarda kumul bitkileri ile kumul hareketini önleyecek bitki plantasyonları görülmektedir. Orman alanları genelde iğne yapraklı ağaçlardan oluşmaktadır. Gerideki düzlüklerin temel ürünleri; pamuk, meyve ve sebze, tarla bitkileri, örtülü tarım/sera ürünleri kısmen susamdır. Yamaç alanların 500 metre kotuna kadar kesimlerinin ana örtüsü zeytin, bu yükseltiden sonra ise iğne yapraklı ormanlardır.

Eşen Çayı'nın  doğusunu izleyerek Kalkan, Kaş ve Kale'ye kadar olan sahil boyunca dağlar, denizden birdenbire yükselir ve çok zaman geçit vermezler. Sahildeki önemli yükseltiler Kalkan ve Patara'dan Doğu'ya doğru Kışla, Bezirgan, Sidek ve Çamlar Dağları'dır. Bu dağlar, birbirinden aynı yöndeki vadiler veya çukur ovalarla ayrılırlar. Eşen Çayı'nın doğusunda kalan Kınık Ovası deniz seviyesinde olup, yörenin bereket kaynağıdır. Buradan doğuya doğru devam edilerek Patara ve Yeşilköy Ovaları sahili takip ederek geniş düzlükler oluştururlar. Son yıllarda bu ovalarda seracılık önemli bir tarım ve ziraat kolu olarak önem kazanmıştır. Turfanda sebzecilik bu yörenin ekonomik düzeyini çok yükseltmiştir. Son yıllarda turizm faaliyetlerinin de aktif hale gelmesi yörenin önemini bir kat daha arttırmıştır.


1.2. jeolojİ

Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi jeolojisi; doğuda yüksek tepeleri oluşturan mesozoik yaşlı kireçtaşları, Neojen (kiltaşı, kumtaşı, marn, konglomera ardalanımı) ve kuaterner, kuaterner alüvyon ve lösler oluşturmaktadır.  Bölge Türkiye deprem bölgeleri haritasında 4. Derece deprem kuşağı içerisinde yer almaktadır.

1.2.1. JEOLOJİK FORMASYONLAR

M- MESOZOİK KİREÇTAŞLARI 

Kınık kasabasının kuzeydoğusunda yüzeylenimi olan kireçtaşları; açık gri renkli düzensiz tabakalanmalı çatlaklı ve kırıklı yapıdadır.

n- neojen MESOZOİK KİREÇTAŞLARI  (kireçtaşı, marn, konglomera ardalanımı)

Bölgede geniş mostraları görülen kireçtaşları üst krease yaşındadır. Havzanın genelde yüksek dağlı kesimlerini oluşturmaktadır. Tektonik olaylardan oldukça frazla etkilenmişlerdir. Yapısal olarak bol kırık, çatlak, boşluk ve karstik sistemler içerirler. Kınık'ın kuzey ve güneyi geniş bir sahada yüzeylenimi olan neojen, kiltaşı, kumtaşı, marn, konglomera ardalanımından oluşmaktadır.

L-LÖS

Kınık güneyinde yeralan lösler kum tepeciklerini oluşturmaktadır.

FLİŞ SERİLERİ

Eosen devrin temsil edildiği bu kayacın geniş alandaki mostarlarına Kınık havzasının vadi yamaçlarında yaygın olarak rastlanmaktadır. Genellikle marn, kiltaşı, silttaşı ve kalker ara seviyeli birimlerin ardalanmasından oluşmuştur.
  
YAMAÇ MOLOZU

Bu birimler de aktüel oluşuklardır. Genellikle Ova yerleşiminin doğu ve kuzey-doğu yamaçlarının çok az eğimli topografyası üzerine aşınıp-taşınma ile yığışmalardır. Primer kökenlerini Fliş serileri oluşturduğundan yoğun kil içerirler.

ALÜVYON

Patara Özel Çevre Koruma Bölgesinde  yerleşim alanlarının zeminini oluşturan alüvyon, kil, kum ve çakıldan oluşmuş düzensiz yığışımlardır.  Mesozoik kireçtaşları, Neojen (kiltaşı, kumtaşı, marn, konglomera ardalanımı) ve alüvyon yapı zemini olarak uygundur.
Kuaterner yaşın temsil edildiği bu genç oluşuklar Eşen Çayı ve Karaçay Vadisinde depolanma gösteren kil, kum ve çakıl elemanlarından meydana gelen sedimantasyonlardır. Eşen Formasyonu denilen bu yapı, Ova'nın üst platosunda Çandır Köyü ve eski köyün kuzey taraflarında yüzeylenmektedir. Kumtaşı-marn-killi kireçtaşı ardalanması şeklindedir. Üst seviyelerde yer yer konglomeralar yer almaktadır.
Kirli sarı-bej renkli, orta-ince katmanlı, ince, bazen kaba dokulu, çatlaklı, kırıklı olan killi kireçtaşları yer yer masiftir. Formasyon içindeki kil taşları gevşek dokulu, su ile temasta dağılabilen özelliktedir. Kumtaşları açık kahverenkli, orta-kalın katmanlı, karbonat çimentolu ve genellikle orta sertliktedir. Genel olarak serinin üst seviyelerinde ve formasyonun tepe oluşturan yerlerinde gözlenen konglomeralar, köşeli az yuvarlak kireçtaşı ve ofiyolit çakıllarının karbonat çimentosu ile tutturulmasından oluşmuştur. Katman kalınlığı 30-40 m.yi bulan bu birimin matriksi kumdur. Yer yer sıkı tutturulmuş seviyeleri olmakla beraber genel olarak orta sıklıkta tutturulmuştur.
Eşen Çayı yatağında kum, çakıl ve az miktarda siltli, yatak dışında kalan yerlerde kil, mil ve siltlidir. Çakıllar genellikle kireçtaşı, ofiyolit, kumtaşı kökenli, yuvarlak, az yuvarlaktır. Granülometrisi düzgün olup, içinde az miktarda silt bulunmaktadır [1]

1.3. İKLİM

Patara Özel Çevre Koruma Bölgesinde Akdeniz iklimi hüküm sürmektedir. Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlıdır. Deniz seviyesinden 700 metre yüksekliğe kadar Akdeniz İklimi etkisi görülür. Bu sınırı maki bitki örtüsü belli eder. Teke yarımadasının yüksek kısımları ve özellikle orta ve kuzey bölgedeki yüksek dağlarda makiler ortadan kalkar, yağışlar arttığı için maki bitki örtüsünün yerini ormanlar alır. Ocak ayında ortalama sıcaklık kıyı bölgelerinde 10-15 0C    ( Fethiye'de 18.8 C) orta kısımlarda ise 0-5 0C olmaktadır. En yüksek sıcaklık Fethiye'de 43.7 0C ile Ağustos ayında, Kaş'ta ise 37.9 0C ile Temmuz ayında ölçülmüştür. En düşük sıcaklık ise Fethiye'de -5.8 0C ile Ocak ayında, Kaş'ta ise 1.2 0C ile gene Ocak ayında ölçülmüştür. Bölgede nem oranı oldukça yüksektir. Maksimum sıcaklık 37,9 Co ile Temmuz ve Ağustos aylarında gerçekleşmektedir. Kaş ilçesi iklim verilerine göre ortalama yağış miktarının en yüksek olduğu 906,4 mm ile Mayıs ayıdır. Ortalama yıllık yağış miktarı Fethiye'de 993.5 mm, Kaş'ta ise 906.4 mm'dir. Her iki istasyonun da yağış rejimi KSIY olup, "Merkezi Akdeniz Yağış Rejimi Tipi" ne girmektedir. Emberger'e göre hem Fethiye, hem de Kaş "Çok Yağışlı ve Yağışlı Akdeniz Biyoiklimi" sınıflamasına girmektedir.
Bölgede rüzgar en çok kuzey, kuzey-betı, kuzey doğu ve batıdan eser. Yıllık ortalama rüzgar hızı 1,4 m/sn'dir.


1.4. HİDROLOJİ

1.4.1. AKARSULAR, GÖLLER, BATAKLIKLAR

Patara Özel Çevre Koruma Bölgesinin tam ortasından akan ve Bölge'nin en büyük su kaynağı olan Eşen Çayı; kuzeyde söğüt gölün güneyindeki Çal Dağ ve Kızılca Dağ vadilerinden doğar, burada Küçüklü Çay adını alır, güney batıya dönen çay Alaçam kuzeyinden Karaçuha Çayı'nı alır ve Ayı Dağı'nın batısından geçerek İncealiler (Oianda) kuzeyinden  dönerek, Eren Dağdan doğan Gökseki Dere  ve Kavaklı Dere kolunu aldıktan sonra adı değişime uğrayarak, Seki Çay olur.
Ören (Araxa) civarında ikinci bir büyük kol olan Akçay ile birleşerek tek kol halinde güneye doğru ilerler. Kestepe doğusundan güneyde Kınık Köyü doğusunda ovaya iner. Eşen Çayı kendi oluşturduğu delta ovasında kıvrılarak, güneybatıya yönelir ve Çayağzı'ndan Akdenize dökülür. Eşen Çayı yağış alanı 546.8 km2 olup, hidrolojik durumu Esençay-Kavaklıdere (8099) ve Eşençay-Kınık (815), ölçüm istasyonlarına göre değerlendirilmiştir.
Bölgede DSİ kurutma kanallarıyla kurutulmuş Ova Gölü bulunmaktadır. Günümüzde kurutulan bu arazilerde tarım yapılmaktadır. Ova Kasabası güneyinde sahile yakın bir kesimde ve Gelemiş Köyü civarında iki adet bataklık arazi bulunmaktadır. Gelemiş Köyü civarında oluşan bataklık yağışlı dönemde bir göl halini almaktadır.
Patara Antik Kenti'nin orta kesimlerinde bataklığa dönüşmüş olan Gelemiş Gölü hem Antik Kent kalıntılarını hem de özel bir ekosistemi içermesi bakımından ayrı bir öneme sahiptir.

1.4.2. KESON VE SONDAJ KUYULARI

Eşen Çayı ve Karaçayın alüvyonlarında açılmış bir çok sığ kuyu ve çakma kuyular bulunmaktadır. Bu kuyular genel olarak ziraat alanlarının ve seraların sulamasında kullanılmaktadır.

1.4.3. SU TAŞIYAN FORMASYONLAR VE LİTOLOJİLERİ

Bölgede yeraltı suyu taşıyan formasyonlar olarak, alüvyon serileri ile kireçtaşları önem taşımaktadır. Ancak, inceleme alanımız içinde mostralanan kireçtaşları fazla kalın olmaları olmaları ve bu kalınlık içinde derine doğru aşırı boşluk ve karstik yapılar içermeleri nedeniyle de sondaj kuyusu açarak yeraltı suyu almak oldukça güçtür. Yeraltı suyu taşıyan diğer formasyonu ise Eşen Çayı ve Karaçay'ın eski ve yeni alüvyonları oluşturmaktadır. Alüvyon içinde yer yer iri bloklar içerebilen ve genelde iyi nitelikli detritik malzemeli oluşuklardır. Diğer taraftan alüvyon serinin taban formasyunu flişin oluşturması, alüvyondaki su depolanımını olumlu yönde etkilemektedir [2]
Özellikle Karaçay ve Eşen Çayı'nın yeni açılacak alüvyonlarında açılacak keson kuyularının verimleri ise oldukça yüksek olmakla birlikte genel olarak bu şekilde açılan keson kuyular arazi ve sera sulamalarında kullanılmaktadır.

1.5. TOPRAK KABİLİYETİ

Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi'nde Kınık Kasabası çevresinde, Eşen Çayı'nın taşıyıp biriktirdiği materyellerin oluşturduğu verimli alüviyal topraklar bulunmaktadır.
Kınık'da 12 817 dekar genişliğindeki bu toprakların 10862 dekarı sulu tarım, 1407 dekarı çayır, 115 dekarı az yoğun yerleşim yeri, 433 dekarı da yoğun yerleşim alanı olarak kullanılmaktadır. 10862 dekarlık birinci sınıf sulu tarım arazisinde toprak çok derin ağır (kil) (150 cm), siltli kil ve orta ağır (killi tın) bünyeli; orta yavaş geçirgenliktedir. Granüler yapıda olan üst toprakta kıvam kuru iken sert, yaş iken yapışkan plastiktir.
Sahada tuzluluk, alkalilik, drenaj, taşlılık, sel basması ve erozyon gibi sorunlar bulunmamaktadır. 
1407 dekar genişliğindeki çayırlık alanda bünye profil boyunca ağır (kil), geçirgenlik çok yavaştır. Fena drenajın hakim olduğu bu alanda drenaj renk lekeleri 40 cm.den sonra başlamakta, derine doğru kesafeti artmaktadır.
Bu alanlarda DSİ tarafından açılmış tahliyeler bulunmaktadır. Ancak bu tahliyeler drenaj sorununu çözmemektedir. 548 da'lık alan ise yoğun ve az yoğun yerleşim alanıdır. 1206 dekarlık alan yerinde oluşmuş altıncı sınıf özelliğindeki bu alanlarda toprak sığ (30 cm), çok sığ (20 cm) ve yavaş geçirgendir. Granüler yapıda olan üst toprakta kıvam kuru iken sert, yaş iken plastiktir.
Alanda tuzluluk, alkalilik, drenaj, sel basması gibi sorunlar yoktur. Şiddetli erozyon içeren bu alanlarda yer yer kayalık göze çarpmaktadır.


2. günümüzdekİ arazİ kullanIMI

2.1. PLANLAMA BÖLGESİ YERLEŞİM DESENİ

planlama alanı; Antalya ve Muğla olmak üzere iki ilin sınırları içinde kalmaktadır. Kınık ve Ova Beldeleri ile Gelemiş, Üzümlü ve Çayköy Antalya İli, Kaş İlçesi sınırları içindedir. Kumluova, Karadere ve Karaköy ise Muğla İli, Fethiye İlçesine bağlıdır.
Özel Çevre Koruma Bölgesi 193 km2'lik bir alanda sekiz yerleşim alanını kapsamaktadır. Bu yerleşim yerlerinden Kınık ve Ova Belde statüsündedir. Kumluova Köyü ise, köyün konumu, büyüklüğü, ekonomik aktivitelerinin çeşitliliği, sahip olduğu altyapı ve sosyal tesisler açısından merkez köy konumundadır.


2.1. KIRSAL KADEMELENME ve ARAZİ KULLANIMI

Bölgede kırsal yerleşme deseni hakimdir. İki belde ve altı köyden oluşan yerleşmelerden Kaş'a bağlı Kınık görece kentsel karakter göstermektedir. 2.5 kademe merkez işlevleri yüklenmiş olup, Ova Beldesi ile hemen hemen birleşmiş durumdadır. Diğer yerleşmelerden Muğla kesiminde kalan Kumluova; merkezi köy niteliğinde olup Karadere ve Karaköy'e de hizmet sunmaktadır. Antalya kesiminde ise planlama alanı içerisinde olmamakla beraber; Yeşilköy de benzer nitelikler göstermektedir. Yeşilköy; Üzümlü ve Gelemiş'in merkezi konumundadır. Gelemiş Köyü'nde yaz mevsimi boyunca turizm kaynaklı bir nüfus artışı gözlenmektedir. Ancak nüfustaki asıl hareketliliğin; kış aylarında (Eylül/Haziran) seracılıktan kaynaklanan ve çevre dağ köylerinden, seracılığa uygun olan ova köylerine doğru olduğu gözlenmektedir.

Bu göç çoğunlukla geçici olmakla beraber, kısmen köye yerleşmeye de dönüşmektedir. Üzümlü Köyü, bir dağ köyü olması nedeni ile göç veren köy durumundayken, diğer yerleşim yerlerinin tümünde kış aylarında çoğunlukla geçici bir nüfus artışı gözlenmektedir.
Çayköy, Üzümlü, Kumluova, Karadere ve Karaköy'de içmesuyu ve sulama suyu sorunları bulunmaktadır. Elektrik, telefon ve yol gibi altyapı hizmetleri ulaşmış olmasına rağmen içmesuyu hemen bütün köyler için önemli bir sorun durumundadır. Bütün köylerde 1940'lardan itibaren ilkokul açılmış olduğundan, bölgede okuma yazma oranı yüksektir. Köylerin hiçbirinde (Beldeler dışında) ortaokul yoktur, ancak Kumluova köyünde bir ilk öğretim okulu durumundadır. Ortaokul ve lise için, en yakın belde Kınık ve yakın ilçelerden yararlanılmaktadır. Proje alanındaki beldeler dışında, Üzümlü, Kumluova ve Karadere Köylerinde birer sağlık ocağı, toplam 2 doktor ve 3 ebe bulunmaktadır. Üzümlü Köyünde bir köy Kalkınma Kooperatifi ve Gelemiş'te bir Sulama Kooperatifi kurulmuş olmasına rağmen çiftçilerin örgütlülük düzeyleri düşüktür. Kınık, Yeşilköy ve Kumluova'da bulunan Köy Grup Teknisyenlikleri proje alanındaki diğer köylere de hizmet vermektedir.

Gelemiş Köyü dışında bölgenin temel geçim kaynağı tarımdır. Sulama Suyu sorunu olmayan bütün kırsal yerleşimlerde örtü altı tarım (seracılık) yaygındır. Sadece Üzümlü Köyü'nde sulama suyu bulunmadığından seracılık gelişememiştir. Hayvancılık bütün köylerde geçimlik düzeydedir.

2.2. KENTSEL KADEMELENME ve ARAZİ KULLANIMI

Planlama alanı'nda kentsel nitelikte büyük yerleşme birimleri bulunmamaktadır. Sekiz kırsal nitelikli yerleşmeden sadece ikisi; Kınık ve Ova, Belde statüsü kazanabilmiştir. Diğer altısı ise köy statüsündedir. Kınık ve Ova Beldeleri yakın çevre köylerinin bir üst merkezi konumundadır. Buna benzer bir kademelenme Kaş kesiminde Yeşilköy ve Fethiye kesiminde de Kumluova için söz konusudur. Planlama Bölgesi'nde yer alan tüm yerleşmeler 3. Kademe merkez olarak Fethiye, daha üst kademe merkez olarak ise kısmen Muğla ve genelde İzmir'i kullanmaktadır.

4. MEVCUT PLANLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

4.1. ÖZEL ÇEVRE KORUMA BÖLGESİ
      ÇEVRE DÜZENİ İMAR PLANI  (1/25 000)
  
Bölge'nin, sahip olduğu ekolojik, doğal, kültürel ve tarihi değerlerin korunması, doğal ve tarihsel değerlerin gelecek nesillere aktarılmasının güvence altına alınması amacıyla, 2872 Sayılı Çevre Kanunun 9. Maddesi uyarınca Bakanlar Kurulu Kararı ile "Özel Çevre Koruma Bölgesi" (ÖÇK) olarak tesbit ve ilan olunmuştur. 18.01.1990-90/77 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı, 02.03.1990 tarih ve 20449 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

Bu karara göre uygulamalar aşağıdaki şekilde olacaktır:

a. ÖÇK alanında 383 Sayılı Kanun Hükmünde kararname uygulanacaktır. 2634 Sayılı Kanuna göre çeşitli kararnamelerle turizm alan ve merkezi olarak ilan edilen ve bu kararnamelerin eki krokilerde sınırları belirtilen bölgelerin  ÖÇK alanına tecavüz ettiği kısımlarda bu kararnamelerin hükümleri uygulanmaz.

Bu alanlarda yapılan tesisler, verilmiş ön izinler 383 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre yeniden değerlendirilir. Yeniden değerlendirme sonucu yatırımlarına "Özel Çevre Koruma Kurulu"nca izin verilmeyenlere, turizm alanı veya merkezi dışında kalan arazilerden, Başbakanlık, Maliye ve Gümrük, Tarım, Orman ve Köyişleri ile Turizm Bakanlıklarınca müştereken belirlenecek yerlerde, "Kamu Arazisinin Turizm Yatırımlarına Tahsisi Hakkında Yönetmelik" in 10. Maddesinde öngörülen ilan şartı aranmaksızın Turizm Bakanlığı'nca arazi tahsisi yapılabilir.

b. Bu alanlarda her ölçekli plan ve plan kararları konusunda, 383 Sayılı KHK hükümlerine göre değerlendirme yapılıncaya kadar herhangi bir uygulama yapılamaz. Bu kararlardan önce başlamış ve devam eden uygulamalar derhal durdurulur.

Patara 1/25 000 Ölçekli Çevre Düzeni  Nazım İmar Planı Revizyonu'nun hedefleri aşağıdadır;

a. Bu alanların ve çevresinin doğal güzelliklerinin, ekolojik dengesinin, tarih ve kültür varlıklarının korunmasını ve bunların gelecek nesillere intikalini sağlamak,

b.Yukarıdaki  hedeflere ulaşmak suretiyleAkdeniz Bölgesindeki kültürel mirasın ve doğal kaynaklar ile doğal sitlerin korunması amacına (Akdeniz'de Özel Koruma Alanlarına İlişkin Protokol Madde :1) katkıda bulunmak;

c. BakanlarKurulu'nun 7.10.1988 tarihinde onaylamış bulunduğu uluslararası "Akdeniz'de Özel Koruma Alanlarına İlişkin Protokol"ün 7. Maddesinde belirtilen önlemleri almak,

d. Yukarıdaki hedeflere uygun olarak planlama alanı içerisinde kalan ve doğal yapıları ile ekolojik özellikleri açısından önem arzeden kesimlerin koruma ağırlıklı kullanım dengelerinin kurulmasını sağlamak,

e. kısıtlı ve kıymetli nitelikli özel mahsul alanlarını korumak,

f. Ülke ölçeğinde önemi olan ve doğal nitelikleri nedeniyle turistik potansiyele sahip alanların ekolojik dengeler gözönünde bulundurularak planlı bir biçimde kullanıma açılmasını gerçekleştirmek,

g. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nca bu plandan önce saptanarak ilan edilmiş bulunan ve edilecek doğal sit alanlarını kurulca saptanan şartları kapsayacak şekilde korumak,

e. Arkeolojik Sit Alanları'nın korunması ve geliştirilerek değerlendirilmesini sağlamak,

f. Yörenin kültürel mirası ve mimari tarzının modern anlamda sürdürülmesini sağlayıcı
kararlarla, bölge içersindeki yerleşmeler ve diğer gelişme alanlarında çevreye uyumlu yerleşme dokusunun ve kendine has yapı ve görüntünün (özgün siluetinin) oluşmasını temin etmek,

g. Düzensiz yapılaşmayı önlemek,

olarak belirlenmiştir.[3]

Kullanım alanlarına ilişkin varolan uygulama planları ile bu plan kararları arasında farklılık olması halinde uygulama planlarının bu çevre düzeni plan revizyonuna göre yeniden düzenlenmesi öngörülmüştür. 1/25 000 ölçekli planda, "Kırsal Yerleşme Alanları", "Günübirlik Alanlar", "Sit Alanları", "Tarım Alanları", "Doğal Karakteri Korunacak Alanlar", "Orman Alanları", "Kamu Kurumu Alanları", "Ağaçlandırılacak Alanlar", "Kontrollu Hassas Zon Sınırı", "Kumsal Alanları", "Akaryakıt ve Servis İstasyonları" ile ilgili uygulama hükümleri yer almaktadır.


4.2. KINIK

Kınık kasabası, Antalya iline 230 km., Kaş ilçesine 48 km mesafededir. Yönetsel olarak Kaş İlçesine bağlıdır. 1990 yılında  3245 olan belde nüfusu [4]

Yörenin iklim ve topografik özellikleri, yerleşmede tarımı ve seracılığı ön plana çıkarmıştır. Kasaba topoğrafik olarak oldukça düz bir konumdadır, % 0 10 arası az eğimli bir arazi üzerine kurulmuştur. Özellikle Dağlar Mahallesinin kurulduğu alanda eğim % 20'nin üzerine çıkmaktadır. Kınık kasabası çevresindeki % 20'nin üzerindeki eğimli alanlar, DSİ taşkın alanları ve tarımsal nitelikli bağ, bahçe alanları ve Xanthos Arkeolojik Sit alanı temel kısıtlayıcılardır.

Kınık kasabasının içinde yer alan XANTHOS'un tarihi M.Ö. 8. yüzyıla kadar inmektedir. Xanthos Çayı'nın (Eşen Çayı) kıyısından yükselen Akropol Antik şehrin merkeziydi. Akropol üç taraftan şehir surları ile çevrilmiştir. (M.Ö. 5 Yüzyıl) Kuzeydeki sur daha geç dönemlerde inşa edilmiştir.

Kınık ilk yerleşmesi Merkez mahalle çevresinde oluşmuştur, daha sonraki yıllar içerisinde Dağlar ve Göçebeler mahalleleri gelişme göstermiş, Serpinti ve Kılıçlar Mahalleleri ile birleşerek Kınık bugünkü halini almıştır.

Ekonomisi tarım, seracılık ve meyveciliğe dayanan yerleşmenin sosyal ve demografik görünümü değişken  özellikler göstermemektedir. Verimli tarım toprakları yerleşmeyi sınırlandıran ögelerin başında gelmektedir. Yerleşim alanı yol boyunca lineer olarak seraların çevresinde gelişmiştir.

Büyük  merkezlere sürekli ulaşım olanağı bulunmaktadır. Merkez gelişimi nüfus gelişimine bağlı olarak sürmektedir. Belediye çevresi  ana yol boyunca, idari ve ticari merkez gelişmektedir.

4.2.1. EKONOMİK YAPI

Kınık 3. kademe Kaş, 4. kademe Antalya, 5. ve 6. kademe İzmir ve 7. kademe İstanbul'un etki alanı içerisinde yeralmaktadır.
Kınık'ın ana geçim kaynağı tarımdır. Çalışanların % 83,24'ü ve toplan nüfusun % 30,80'ı tarım sektöründe çalışmaktadır. Hayvancılık aile işletmeciliği şeklindedir.

TABLO I . İŞGÜCÜNÜN SEKTÖRLERE DAĞILIMI

SEKTÖR                                          SAYI                            %
------------------------------------------------------------------------------------
İNŞAAT                                               30                             1,60
KÜÇÜK SANATLAR                         45                             2,38
TARIM                                             1571                          83,24
ULAŞTIRMA-HABERLEŞME           72                            3,82
TİCARET                                           106                            5,62
İDARİ, SOSYAL HİZMETLER         63                            3,34     
------------------------------------------------------------------------------------
TOPLAM                                          1887                        100,00



4.2.2. İMAR PLAN KARARLARI

Kınık 1992 yılında belediye olmuş, 1994 yılında halihazır haritaları, 1995 yılında da imar planı İller Bankası tarafından yaptırılmıştır.
           
Mevcut yerleşim alanları toplamı 116,50 hektardır. İmar Planı ile 121,92 hektar alan planlanmış ve projeksiyon nüfusunu barındıracak konut ve buna hizmet verecek teknik ve sosyal altyapı donatı alanları sağlanmıştır [5]

Projeksiyon nüfusu (2010 yılı)........    10 000
Planlanan Alan Nüfusu...................      3 909
Hane büyüklüğü (5100/1025)..........       4,98
Mevcut Yoğunluk (Brüt)................     43,78
Öneri Plan Yoğunluğu (Brüt).........     32,06

Planlama temel kararları aşağıda özetlenmiştir:

a. Yerleşim etrafında bulunan tarım topraklarının korunması,
b. Verimli tarım topraklarının ve jeolojik sakıncalı alanların (bataklık alanlar)    
     iskana açılmaması, 
c. Plan genelinde tüm sosyal donatım ve altyapı olanaklarının standartların
    üzerinde tutulması,
d. Hiyerarşik ve minimum enerji sarfiyatı gerektiren bir ulaşım sistemi
    kurulması.

4.2.2.1. KONUT ALANLARI

Günümüzde (1995) 116,50 hektar konut alanı üzerinde yerleşik nüfus       5100 kişidir. Mevcut konut alanlarında nüfus yoğunluğu brüt nüfus yoğunluğu 43,78 Kişi/ha'dır (net 72,35 kişi). 2010 yılı için projeksiyon nüfusu 10 000 kişi kabul edilmiştir.  3909 kişi planlanan konut alanlarında (121,92 ha), 6091 kişisi ise düşük yoğunluklu (min. parsel 10 000 m2, E=0,05) tarımsal nitelikli  alanlarda yerleşmesi planlanmıştır. Konut alanlarında brüt yoğunluğun 32,06 kişi/ha, net yoğunluğun 99,60 kişi/ha olması planlama kararıdır.

TABLO II. KINIK İMAR PLAN KARARLARI
-----------------------------------------------------------------------------------------------
                                                               1995               2010          İLAVE
-----------------------------------------------------------------------------------------------
TOPLAM NÜFUS                                2100                3909           1809
TARIMSAL ALAN NÜFUSU              3000                6091           3091
KONUT ALANI                                   70,49 HA         39,25 HA     -
-----------------------------------------------------------------------------------------------

KAYNAK: ŞAHİN, O., Kınık İmar Planı Plan İzah Raporu, 1995 

4.2.2.2. KÜÇÜK SANATLAR

Kınık'ta günümüzde dağınık halde bulunan küçük sanatlar ünitelerinin İmar Planında spor alanının kuzeyinde ayrılan bir alanda toplanması öngörülmüştür.

4.2.2.3. KENTSEL DONATI ALANLARI

Kınıkta kentsel yeşil alan olarak nitelendirilebilecek bir alan bulunmamaktadır. Spor tesisi olarak, okul bahçelerinde bulunan spor alanları dışında Belediye tarafından yapılmış bir futbol sahası bulunmaktadır. Bu nedenle kasabanın aktif yeşil alan ve spor alanı gereksinimi bulunmaktadır. Kasabada üç ilkokul ve bir ortaokul bulunmaktadır.  Mevcut ilkokullara yeni planlanan bölgelerde 1 ilkokul ilave edilmiştir. Sağlık ocağı olarak kullanılan bir bina geçici olarak hizmet vermektedir. Yeni hizmet binası ve lojman inşaatı devam etmektedir. İdari yapı olarak Belediye ve Antbirlik kooperatifi sayılabilir.

4.2.2.4. KENTSEL ULAŞIM

Kınık kasabası karayolu güzergahında bulunmaktadır. Karayolu geçişinden kaynaklanan özellikle turizm mevsiminde yoğun bir trafik bulunmaktadır. Kasabanın diğer iller ile olan ulaşımı Antalya ve Fethiye üzerinden sağlanmaktadır.


TABLO III :    KINIK'TA BULUNAN ARAÇ SAYILARI (1995)
                     ----------------------------------------------------------------
                    ARAÇ CİNSİ                                  ARAÇ SAYISI
                     ----------------------------------------------------------------
                   Traktör                                         200
                   Kamyon                                          10
                   Kamyonet                                         3
                   Otobüs                                              2
                   Minibüs                                           15 
                   Özel Oto                                         150
                      ----------------------------------------------------------------
                     KAYNAK: ŞAHİN, O., Kınık İmar Planı Plan İzah Raporu, 1995 


  
4.3. OVA

Ova kasabası, günümüzde hemen hemen Kınık yerleşimi ile birleşmiş durumdadır. 1995 yılında yaklaşık 98 hektar alana 46 k/ha yoğunlukla yayılmış durumdadır. Plan hedef yılı olan 2010 için öngörülen yerleşme bazında nüfus yoğunluğu ise 66 k/ha'dır. Kınık gibi Ova beldesi de yakın çevre köylerinin bir üst merkezi konumdadır. Yörenin iklim ve topografik özellikleri, Kınık'a benzer şekilde yerleşmede tarım ve seracılığı ekonomik olarak ön plana çıkarmıştır.
Yerleşmenin biçimlenmesinde verimli tarım toprakları ve karayolu gelişimi sınırlayan etmenlerdir.

4.3.1. EKONOMİK YAPI

Ova Kasabası, ekonomik bakımdan tarıma ve seracılığa dayalı bir yapı göstermektedir. Bunun yanısıra meyve yetiştiriciliği de ağırlıklı olarak yapılmaktadır.
Karayolu etrafında ve belediye çevresinde gözlenen merkez gelişmesinin planlama döneminde de süreceği belirtilmektedir. Günümüzde dağınık durumda olan küçük sanatlar birimlerinin, Antalya-Fethiye karayolunun doğusunda yer alan hazine arazileri üzerinde Küçük Sanayi Sitesi olarak toplanması imar planında öngörülmüştür.

TABLO IV : ÇALIŞAN NÜFUSUN EKONOMİK FAALİYET KOLLARINA DAĞILIMI                               
                      --------------------------------------------------------------------------
                      FAALİYET KOLU           ÇALIŞAN SAYISI               %
                      --------------------------------------------------------------------------
                      TARIM                                     1351                           89,05
                      İNŞAAT                                        20                            1,32
                      KÜÇÜK SANATLAR                   25                            1,65
                      ULAŞTIRMA-HABERLEŞME    46                            3,03
                      TİCARET                                      45                            2,97
                      İDARİ/SOSYAL HİZMETLER   30                             1,98
                      ---------------------------------------------------------------------------
                        TOPLAM                                1517                         100,00
                      ---------------------------------------------------------------------------
                     KAYNAK: ŞAHİN, O., Kınık İmar Planı Plan İzah Raporu, 1995 

4.3.2. İMAR PLAN KARARLARI

4.3.2.1. KONUT ALANLARI

Günümüzde (1995) 68,00 hektar konut alanı üzerinde yerleşik nüfus 4500 kişidir. 2010 yılı için planlama nüfusu 9 000 kişi kabul edilmiştir.  İlave 5500 kişi için planlanan konut alanlarında (210 ha), brüt yoğunluğun 45,83 kişi/ha, ortalama net yoğunluğun 114,58 kişi/ha olması planlama kararıdır. Bu hesaplamaya tarımsal nitelikli alanlarda yaşıyan nüfus ve tarımsal nitelikli alanlar büyüklük olarak hesaplamaya dahil edilmemiştir.

4.3.2.2. KÜÇÜK SANATLAR

Ova yerleşiminde günümüzde dağınık halde bulunan küçük sanatlar ünitelerinin İmar Planında ayrılan bir alanda toplanması öngörülmüştür.
  
4.3.2.3. KENTSEL DONATI ALANLARI

Ova yerleşiminde  kentsel yeşil alan olarak nitelendirilebilecek bir alan bulunmamaktadır. Bu nedenle planlamada aktif yeşil alanlar planlanmıştır.
Spor tesisi olarak, okul bahçesinde bulunan spor alanları dışında herhangi bir tesis bulunmamaktadır. Bu nedenle kasabanın aktif yeşil alan ve spor alanı gereksinimi bulunmaktadır. Kasabada bir ilkokul (Ova Merkez İlkokulu) bulunmaktadır. Ortaokul eğitimi için Kınık'a gitmektedirler.

Mevcut ilkokullara yeni planlanan bölgelerde 1 ilkokul ilave edilmiştir. Sağlık ocağı olarak Belediye binasının bir bölümünde geçici olarak hizmet vermektedir.  İdari yapı olarak sadece Belediye bulunmaktadır.

4.3.2.4. KENTSEL ULAŞIM

Ova kasabası karayolu güzergahında bulunmaktadır. Karayolu geçişinden kaynaklanan özellikle turizm mevsiminde yoğun bir trafik bulunmaktadır. Kasabanın diğer iller ile olan ulaşımı Antalya ve Fethiye üzerinden sağlanmaktadır.

TABLO  V :    OVA'DA BULUNAN ARAÇ SAYILARI (1995)
                     ----------------------------------------------------------------
                     ARAÇ CİNSİ                                  ARAÇ SAYISI
                     ----------------------------------------------------------------
                    Traktör                                         200
                    Kamyon                                          10
                    Kamyonet                                         3
                    Otobüs                                              2
                    Minibüs                                           15 
                    Özel Oto                                         150
                      ----------------------------------------------------------------
                     KAYNAK: ŞAHİN, O., Kınık İmar Planı Plan İzah Raporu, 1995 


5. MEVCUT ALTYAPININ DEĞERLENDİRİLMESİ

5.1. KINIK ve OVA

5.1.1. HABERLEŞME

Kınık'ta hizmet veren ve Kalkan PTT'sine bağlı bir acenta ve otomatik telefon santrali bulunmaktadır.

5.1.2. ELEKTRİK

Yerleşim için enerji TEK tarafından enterkonnekte sisteminden getirilmektedir. Kınık'ta 4 trafo vardır ve elektrik abone sayısı ise 1118'dir.

 5.1.3. İÇME VE KULLANMA SUYU

Kınık'ta kullanılmakta olan içme suyu Gökçesu mevkiinden temin edilmektedir. Gökçesu mevkiinden toplanan su depolarda toplanarak kasabaya dağıtımı yapılmaktadır.
Kınık'ta tüm işyerleri ve konutlarda su bulunmaktadır. Kınık ve Ova Belediyelerinin içmesuyu gereksinimleri, 1978 yılında adı geçen iki Belediye ve 5 Köy yerelik alanı ile birlikte ele alınmış ve toplam 7 ünite olarak düşünülmüştür. Bu 7 ünitenin gereksinimi olan su yerine yine Köy Hizmetleri teşkilatınca Gökçesu kaynağından alınan 50 lt/sn debideki su ile çözülmüştür[6]

Ünitelerin nüfus durumları da dikkate alınarak su dağıtımı aşağıdaki şekilde yapılmıştır:

. ÇAYKÖY ..................................6,05   Lt/Sn
. ÜZÜMLÜ KÖYÜ.......................1,05   Lt/Sn
. KINIK KÖYÜ............................8,00   Lt/Sn
. DOĞULAR MAH......................2,00   Lt/Sn
. OVA KÖYÜ...............................7,00   Lt/Sn
. GELEMİŞ (PATARA) KÖYÜ..4,00   Lt/Sn
. YEŞİLKÖY (FIRNAZ)..............6,90   Lt/Sn
----------------------------------------------------------
  TOPLAM                                  35,00   Lt/Sn

Yeşilköy ve Gelemiş Köylerinde derin su sondajları açılmıştır. Ova ve Kınık Kasabaları ve bağlı 5 köye içmesuyu Köy Hizmetleri teşkilatı tarafından 1978 yılında Gökçesu kaynağı üzerinde yapılan kaptajdan sağlanmaktadır. Buradan alınan 50 Lt/Sn debideki su adı geçen ünitelerin her birine ihtiyaçları oranında iletilmek üzere ayırım vanalarıyla ayarlanmıştır.

Adı geçen ünitelerin depo hacimlari aşağıdaki gibidir:

. ÇAYKÖY ................................. 100 m3
. KINIK KÖYÜ (Doğular)..........   75 m3
. OVA KÖYÜ...............................150 m3

Kınık ve Ova Belediyeleri mevcut su şebekelerini kullanmakta olup, yeni gelişme alanları için şebeke talebinde bulunmaktadırlar.  Bölgedeki gelecekteki içmesuyu gereksinimlerinin gene Gökçesu kaynağından karşılanması düşünülmektedir.
Kınık'ın 20 km kuzeyinde yer alan ve karstik bir kaynak niteliği taşıyan kaynak kireçtaşlarından boşalım göstermektedir. Kaş ve Kalkan ilçelerine de aynı kaynaktan içme suyu götürülmesi planlanmaktadır. Bu kaynağı asgari debisi 1200 lt/sn'dir.

5.1.4. KANALİZASYON VE ÇÖP

Kınık'ta kanalizasyon şebekesi bulunmamaktadır. Kanalizasyon acilen çözümlenmesi gerekli sorunların başında gelmektedir.


Gelemiş (Patara) Koruma Amaçlı İmar Planı (Kaynak: UTTA Ltd. 2006) 

 PATARA - GELEMİŞ KÖYÜNDEKİ KONAKLAMA TESİSLERİ

a. Turizm İşletme Belgeli Tesisler............... 1  Adet       136 Oda      272 Yatak
b. Muhtarlık Belgeli Oteller........................20  Adet      500    "       1000    "
c. Muhtarlık Belgeli Pansiyonlar................ 23     "        276     "        530     "
----------------------------------------------------------------------------------------------------
TOPLAM YEREL YÖNETİM BELGELİ TESİSLER    43      "          776       "        1530       "
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

PATARA'DA TURİZM İŞLETME VE
YEREL YÖNETİM BELGELİ TESİSLER             44     "           912      "         1802       "

  
GÖMBE KÖYÜNDEKİ KONAKLAMA TESİSLERİ   

a. Yerel Yönetim Belgeli Pansiyonlar            4  Adet      30 Oda         61 Yatak

 
   (*) 1997-1998: PATARA SPECIALLY PROTECTED AREA, MANAGEMENT PLAN SCIENTIFIC RESEARCHES, "URBAN PLANNING SECTION CONSULTANT", (WORLD BANK FINANCED PROJECT, DIRECTORATE OF SPECIALLY PROTECTED AREAS & MIN. OF CULTURE). The Management Plan is aimed to sustainable preserve and develop 118 km2 Area of Patara Specially Protecting Areas2 natural and architectural assets. There are 6 expert professors from different universities as consultant. Such as Prof. Dr. Coskun ÖZGUNEL (Classical Archaeology), Prof., Dr. Erol ULUG (Environment) and others.

[1] DOĞRU, Ü., Eşen-Kumluova-Ovagelemiş Sulama Projesi, Sulama Yeri ve Kanalboyu Jeolojisi Ön İnceleme Raporu, DSİ, 1991

[2] ÖZEN, V., DSİ, Kınık, Ova (Antalya) Kasabaları Hidrojeolojik Etüd Raporu, 1992.
[3] Patara, Özel Çevre Koruma Bölgesi, ÖÇK Tanıtım Serisi (6), Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı, s.28-29, 1993

[4] DİE Genel Nüfus Sayım sonuçları), 1995 de ise  5100'e yükselmiştir
[5] ŞAHİN, O., Kınık İmar Planı Plan İzah Raporu, s.6., 1995
[6] ÖZEN, V., DSİ, Kınık, Ova (Antalya) Kasabaları Hidrojeolojik Etüd Raporu, 1992.

Thursday, December 9, 2010

PATARA ÖZEL ÇEVRE KORUMA BÖLGESİ’NDE DOĞAL ve KÜLTÜREL ÇEVRENİN KORUNMASI


PATARA ÖZEL ÇEVRE KORUMA BÖLGESİ’NDE  DOĞAL ve KÜLTÜREL ÇEVRENİN  KORUNMASI  [1]     

Doç.Dr. Mehmet TUNÇER


Bu Bildiri; 24-25-26 Mayıs 2000 Tarihlerinde; “2000’li Yıllarda Yaşadığımız Çevre Ve Peyzaj Mimarlığı” başlığı ile Ankara Üniversitesi Ziraat Fak. Peyzaj Mimarlığı Bölümü tarafından düzenlenen Sempozyum, Oturum 2 : Ülkesel Açıdan Çevre Politikası’nda sunulmuş ve A.Ü. tarafından yayımlanmıştır.

·          Türkiye’de Doğal Ve Kültürel Değerlerİn KorunmasInda; Uygulamadakİ SorunlarIna Rağmen, 1970’lerİn BaşInda; Eskİ Eserler YasasI (1710) , 1980’lerİn BaşInda İse; Kültür Ve Tabİat VarlIklarInI Koruma YasasI (2863), Pasİf KorumaDA Etkİn Olmuştur. 1990 ‘lI YIllarIn BaşInda İse UluslararasI Anlaşmalar Doğrultusunda “Özel Çevre Koruma Bölgelerİ” OluşturulmasIna Yönelİk 2872 SayIlI Yasa ÇIkarIlmIş ve “Özel Çevre Koruma Kurumu” Oluşturulmuştur. “Patara Özel Çevre Koruma Bölgesİ” Bu ALANLARDAN Bİrİdİr.  Bİldİrİnİn AmacI; Patara ÖÇKB’DE  Doğal Ve Kültürel Değerlerİn KorunmasIna Yönelİk ÇalIşmalarI  Özetlemek, SorunlarI Ortaya Koymak Ve Korumaya Yönelİk Önerİler Gelİştİrmektİr.
·          PreservatIon of Natural & Cultural Assets In Turkey, DUE TO the problems of ImplementatIon, The Law of Old Monuments (1710) from 70’s, The Law of PreservIng Cultural and Natural Assets (2863) from 80’s, used In passIve preservatIon. At the begInnIng of 90’s, FACT of the InternatIonal Agreements, the Law of  SpecIally Protected Areas (2872) formed and  the AuthorIty for the ProtectIon of  SpecIal Areas has been founded. “Patara SpecIal ProtectIon Area” Is one of them. The aIm of thIs paper; summarIse the natural and cultural preservatIon works, problems and make proposals for  preservatIon at Patara SPA.

AMAÇ

Bu bildirinin kısıtlı çerçevesi içinde; Patara “Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi”  ÖÇKB’ ndeki, Patara Antik Kenti ve Gelemiş Köyü içindeki doğal ve kültürel değerlerin korunmasına yönelik alınan kararlar ve sorunlar aktarılacak, korumaya yönelik politikalar irdelenerek, öneriler geliştirilecektir.


I. PATARA ÖÇKB NİTELİKLER

I.1. DOĞAL ve KÜLTÜREL DEĞERLER
Şekil 1. Patara ÖÇKB Çevre Düzeni Planı (1/25 000)

Patara Antik Dönemde Likya’ nın Başkentidir. Korunması gerekli doğal ve kültürel değerlerin yoğunlaştığı ÖÇKB içinde (193 km2)  yer almaktadır. Antik Kentin Nekropol Alanı ise, Gelemiş Köyü içinde yer almaktadır. Bölgede korunması gerekli en önemli kültürel değerler Pyndai ve, Xanthos Antik Yerleşimleri, Gemicik Adası, Tavas Tepesi’dir. Doğal değerleri; Akdeniz’de Caretta Caretta türü kaplumbağaların yumurtlama yeri olan “Patara Kumsalı” ve bu kesimde alüvyonel birikintiyi sağlayan ve Kumul’un ortasından Akdeniz'e dökülen "Eşen Çayı" oluşturmaktadır. Düzlükler; doğuda günümüzde kısmen kurutulmuş bulunan "Ova Gölü" ile son bulmaktadır. Biyo-çeşitlilik bakımından da, Akdeniz fito-coğrafik bölgesi içinde yer alan Patara ÖÇKB bitki ve hayvan örtüsü ile, eko-sistem çeşitliliği yönünden önemli bir zenginlik içermektedir. Turizmin geliştiği Gelemiş Köyü dışında bölgenin temel geçim kaynağı tarımdır, hemen bütün kırsal yerleşimlerde örtü altı tarım yaygındır.  Yamaç alanların 500 metre kotuna kadar kesimlerinin ana örtüsü zeytin, bu yükseltiden sonra, iğne yapraklı ormanlardır. Patara Antik Kenti'nin orta kesimlerinde Antik Dönem Limanı iken bataklığa dönüşmüş olan “Gelemiş Gölü”, hem kent kalıntılarını hem de özel bir ekosistemi içermesi bakımından ayrı bir öneme sahiptir.

I.2. YÖNETSEL YAPI

Patara ÖÇKB, Antalya ve Muğla olmak üzere iki ilin sınırları içinde kalmaktadır. Bölge, sekiz yerleşim alanını kapsamaktadır. Kınık ve Ova Beldeleri ile Gelemiş, Üzümlü ve Çayköy Antalya İli, Kaş İlçesi sınırları içindedir. Kumluova, Karadere ve Karaköy ise; Muğla İli, Fethiye İlçesine bağlıdır. Kaş'a bağlı Kınık görece kentsel karakter göstermektedir [2].

I.3. TURİZM OLGUSU

Ülkemizde; 1980 sonrasında kıyılarda, doğal, tarihsel ve arkeolojik değeri yüksek olan kesimlerde, plan dışı yoğun gelişmeler yaşanmaktadır. Patara’da 1986 yılında başlayan pansiyon turizmi, 1990’ların başına kadar hızla gelişmiştir. Bu yıllardan sonra da “paket tur” denilen yöntem ile, sadece “deniz, güneş,  kum ve arkeolojik alan” özelliklerini pazarlamaya yönelik turizm şirketleri Patara’ ya gelmeye başlamıştır [3]. Özellikle, İngiltere’den Sun-Med, Turkish Delight ve ILG (Intasun ve Lancaster) gibi acentalar köylülerle yaptığı anlaşmalarla yaz sezonunda getirecekleri müşteriler için konaklama yerleri yapılmasını desteklemişlerdir.   Bu dönemde Gelemiş, yaklaşık 1000 yatak kapasitesi ve diğer hizmet sektörleri ile bir Turizm Köyü’ne dönüşmektedir. Elektrik ve su altyapısı küçük yerleşimin kapasitesine göre planlandığı için, hızlı bir yaz nüfusu artışını kaldıramamış, bu durum turizm hizmetinde aksamalara yol açmıştır [4].

II. KORUMAYA YÖNELİK KARARLAR VE KORUMA DIŞI GELİŞMELER

Patara’da korumaya yönelik ilk karar 1978 yılında alınmış [5] ve başlangıçta sit sınırları saptanmamıştır [6] . Bu dönemde; turizm, ikinci konut gelişimi ve baskısı henüz yok iken doğal ve arkeolojik değerler için endişe duyulmamıştır. Anıtsal tek yapı ölçeğinde ve sit sınırlarının çizildiği koruma kararları alınmıştır [7] . ÖÇKB sınırları içerisinde, “Eski Eserler Yasası” nın getirdiği “Sit Alanı” tanımı ilk kez Patara' da yapılmış, sadece bir tarihsel-arkeolojik alanın varlığı vurgulanmıştır [8] . 1978 - 1988 arasında, Patara ile ilgili önemli bir sorun yaşanmadığı için Koruma Kurulları’nın gündeminde özel bir yer tutmadığı görülmektedir [9]. Bu dönemde A, B, C SİT BÖLGELERİ oluşturulmuş, bu alanlarda yapılaşma yasağı ve denetimi getirilmiştir [10] .

Antİk Kent ve Antİk Lİman kesİmİ (A BÖLGESİ): Korunması gerekli değerlerin yoğun olduğu Antik Liman (Gelemiş Gölü) çevresinde hiçbir yapılaşmaya izin verilmemesi, Mettius Modestus (Zafer Takı) Anıtından kıyıya inen yolun batısında, kalıntılara yaklaşmamak koşulu ile, sadece mevsimlik tarım yapılması kararları alınmıştır.

Yolun doğusu İle orman alanI arasI (B BÖLGESİ): Ağaç dikilmesi, mevsimlik tarım yapılması yanı sıra seracılık yapılabilmesi, Zafer Takı’nın doğusunda, su yolu ve Nekropol Alanında yapılaşmaya izin verilmemesi, ancak mevsimlik tarım (seracılık hariç) yapılabilmesi, Antik Liman batısında inşaata kesinlikle izin verilmemesi kararları verilmiştir. Zafer Takı’nın kuzey ve kuzey-batısında bulunan Anıtsal Mezarlar 50 m.lik kesin koruma alanı içine alınmıştır.

GELEMİŞ KÖYÜ KESİMİ (C BÖLGESİ): Patara kuzeyinde yer alan Gelemiş Köyü’nün batıya ve kuzeye doğru gelişmesi uygun bulunmuştur.
A ve B Bölgeleri’nde tarla sürülürken, C Bölgesi’nde ise temel kazısı yapıldığı sırada eski esere rastlandığında Müzesine bilgi verilmesine karar verilmiştir [11]
Sit Sınırları’nın kesin olarak saptanamaması ve Gelemiş Köyü’nün (C  Bölgesi) 'nin denetimli yapılaşmaya açık olması ve yerleşim alanı olarak belirlenmesi, artan rant ile birlikte gelecekteki sorunları hazırlamıştır.
1986 yılında; “Kumko Kooperatifi ve Yeni Hitit Kooperatifi”, Koruma Kurulu yerine "Antalya Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü” ’ne Gelemiş Köyü kuzeyinde inşaat izni için başvurmuştur. Bayındırlık Müdürlüğü, Antalya Müzesi’nden görüş sormuş [12]  ve aldığı yanıt ile gerekli izni vermiştir [13] . Antalya İl İdare Kurulu Kararı ile oluşan izni, Valilik onaylamıştır. Yapı Kooperatif alanlarını içeren kesimler "Toplu Konut Yerleşim Alanı” olarak kabul edilmiş ve her iki kooperatif de Antalya Valiliğinden inşaat ruhsatlarını almışlardır. Aynı alanda; Beyhan Oteli'ne de ruhsat, Bayındırlık Müdürlüğü, "Turizm Yatırım Belgesi" ise, Turizm Bakanlığı tarafından verilmiştir [14] .
1990 yılında; A, B, C alanları derecelendirilmiş ve I., II., III. Derece Sit Alanları olarak belirlenmiştir [15]. Yüksek Kurulun 1990 yılında aldığı bir kararda Patara ilk defa I. Derece Doğal Sit Alanı ilan edilmiştir. Buna göre ;
·      Antik Kent ve çevresinin “Milli Park Alanı” kapsamına alınması,
·      “Koruma Amaçlı Plan” ’ın öncelikle ve ivedi olarak hazırlanması, planlama çalışmalarının Antalya Koruma Kurulu’ nun koordinatörlüğünde yürütülmesi,
·      İnşaat ruhsatı işlemlerinin durdurulması, sit alanları içinde yapılan yapıların 2. kattan fazlasının Valilik tarafından yıktırılması kararı alınmıştır [16] .
Antalya KTV Koruma Kurulu, Kazı Başkanı ile birlikte Patara için bir dizi olumlu karar üretmiştir. Bu kararlar [17] :
• Gelemiş köy girişinde, Akdam’da yer alan  geçite Phaselis benzeri bir giriş kapısı yapılması ve 0800 - 1900  saatleri arası giriş yasağı uygulanması,
• Arkeolojik Sit Alanı girişinin ve çevresinin denetim altına alınması, kaçak olarak yapılan 30 kadar pansiyonun yıktırılması veya  kamulaştırılması,
• Antik kent yolu ile deniz yolunun ayrılması, Sit Alanını turist  baskısından kurtarmaya  yönelik seçenek turizm köyü kurulması çalışmalarının hızlandırılması.
Ancak, Yüksek Kurul’un tavsiye ettiği “Milli Park” gerçekleşmemiştir [18]. I. Derece Sit Alanı’na daha ciddi kontrol getirilmiş, alanın denetlenmesi amacı ile Köy meydanında karşılama ana merkezi, Akdam Yöresi'nde de bir bekçi kulübesi yapılabilmiştir.
III.  PATARA ÖÇKB  İLANI ve SONRASI
Patara’nın da içinde bulunduğu bölge, Bakanlar Kurulu Kararı ile "Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi" (ÖÇKB) olarak belirlenmiştir [19]. ÖÇKB  ilanı ile sorunların azalması beklenirken, çözümsüzlüğe giden kararlar birbirini izlemiştir [20]. Tahribatın ve yağmalama sürecinin hızla arttığı yörede, yönetim ve kararlardaki çok başlılık, kargaşa Patara' nın koruma süreci içinde 10 yılını yitirmesine neden olmuştur [21] .
Antalya Koruma Kurulu, Özel Çevre Koruma Kurumu (ÖÇK) tarafından hazırlanan “Çevre Düzeni Planı” (1/25000) ile III. Derece Arkeolojik ve Doğal Sit Alanları (Gelemiş Köyü) için hazırlanan "Uygulama İmar Planı" nı (1/1000) uygun bulmamıştır [22] .  Ancak, ÖÇK; 2863 Sayılı Yasa hükümlerine rağmen hazırladığı "İmar Planı" nı onaylamıştır. Koruma Kurulu, bu plan ile III. Derece Arkeolojik Sit Alanı’na 4-5 bin nüfusun gelmesi nedeniyle birçok olumsuzlukların olacağı vurgulamaktadır [23]. Plan çalışmaları sürerken, işletme ruhsatları iptal edilmiş olmasına rağmen, I. ve III. Derece Arkeolojik ve Doğal Sit Alanı içinde kaçak yapılan turistik tesislerin, hemen hepsinin yine kaçak olarak  faaliyet göstermekte olduğu belirlenmiştir [24] .
Koruma Kurulu; aldığı çeşitli kararlar ile, ÖÇK tarafından hazırlanan, Çevre Düzeni Planı ile Uygulama İmar Planlarının; “çevreye uyumlu, yerleşme dokusunun ve kendine has yapı ve görüntünün özgün siluetlerin oluşmasını sağlamayı amaçlaması” gerektiğini vurgulamakta, planlarda bu hedeflerin bulunmadığı belirtilmektedir [25] .
Bu kararlar sonrasında, ÖÇK ile Kültür Bakanlığı bir yumuşama içine girmiş [26] , ÖÇK III. Derece Arkeolojik Sit Alanı’nda koruma planlaması çalışmalarını başlatmıştır. Ancak, Koruma Kurulu, Antik Kentin Gelemiş Köyü ile birlikte bir bütün olduğunu, bu nedenle  yörede Kültür Bakanlığı'nca "Koruma Amaçlı İmar Planı" hazırlanması kararını vermiştir [27] .

IV. PATARA ÖÇKB YÖNETİM PLANI ve KORUMA PLANLAMASI ÇALIŞMALARI
Temmuz 1996 - Ağustos 1997 tarihleri arasında, ÖÇK Kurumu Başkanlığı ile Kültür Bakanlığı, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü, Dünya Bankası finansmanlı  “Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi Yönetim Planı Bilimsel Çalışmaları” nı hazırlatmıştır. Bu çalışmada; Patara’da “Fiziki ve Doğal Değerler”, “Doğal ve Kültürel Miras”, “İnsan Kaynakları”, “Kurumsal Yapı” üzerine bilimsel araştırmalar hazırlanmıştır. Patara ÖÇKB “Yönetim Stratejisi” ile “Eylem Planı” hazırlanmıştır [28]. Halkın katılımının sağlanması amacıyla yerinde iki kez yerel toplantılar düzenlenmiş, çalışma grupları oluşturularak sorunlar ve çözüm önerileri araştırılmıştır.
Şekil 2. Patara (Gelemiş) Koruma Amaçlı Nazım Plan (1/5000) (Kaynak. UTTA Ltd.)
Kültür Bakanlığı tarafından, Antalya Valiliği İl Kültür Müdürlüğü aracılığıyla, 1997 yılı sonlarında “Patara (Gelemiş) Koruma Amaçlı İmar Planı” çalışmaları ile [29], ilave ve revizyon harita alımı çalışmaları  başlatılmıştır. Harita çalışmaları 1998 ortalarına kadar sürmüş ve halihazır haritalar sayısallaştırılmıştır. Hazırlanan 1/25 000 ölçekli plan revizyonu, 1/5000 ve 1/1000 Ölçekli Koruma Amaçlı Planlar, Plan Raporları ve  Analiz /Değerlendirme çalışmaları, 1998 yılı sonunda, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’ne incelenmek üzere sunulmuştur.   Ancak bu planlama çalışması, Kültür Bakanlığı’nın 13 ay gibi uzun süren inceleme sürecinden sonra uygun bulunmuştur [30]. 

Bu dönem içinde Patara’da kaçak yapılaşmalar, yangınlar vb tahribat süregelmektedir. Planlamada; Gelemiş Köyü bir yumuşak turizm (soft turizm) alanı olarak yerel dokusu ile korunmuş, kooperatif alanlarının ikinci konut olarak yoğun yapılaşmaları engellenerek, çadırlı kamp, mokamp  vb. açık alanlar şeklinde düzenlenmeleri öngörülmüştür. Kaçak yapıların da, korumaya yönelik plan kararlarına uygun hale getirilmeleri, olanaksız ise tasfiye edilmeleri öngörülmektedir. Köy girişinde bir karşılama mekanı oluşturulması, Antik Kent’e  bir giriş kapısı düzenlemesi ile, özel taşıt sistemi güzergahı belirlenerek arkeolojik alanların gezilmesi önerileri ana plan kararlarındandır. Arkeolojik Sit Alanı’na giriş kapısı kentsel tasarım projeleri hazırlanmaktadır.
Şekil 3. Patara Gelemiş Giriş Kapısı Kentsel Tasarımı (1/500) (Kaynak: Dr. Kamutay Türkoğlu, UTTA Ltd)

V. PATARA ÖÇKB ÖRNEĞİNDE DOĞAL VE KÜLTÜREL ÇEVRELERİN KORUNMASINA YÖNELİK ÖNERİLER

1.    Kentsel, Arkeolojik ve Doğal Sit Alanları İle Özel Çevre Koruma Bölgelerinde; Koruma Konusunda Yasalarda Ve Örgütsel Yapıda Gözlenen Çok Başlılık ve Yetki Kargaşası Mutlaka Önlenmelidir. “Sürdürülebilirlik İlkesi” Doğrultusunda Yetki ve Sorumluluk Dağılımı Yeniden Gözden Geçirilerek Tek Bir “Kent ve Çevre Koruma Yasası” Oluşturulmalıdır.

2.    Tarihsel ve Doğal Çevreler, “Sürdürülebilir Kalkınma” Kavramı Doğrultusunda Sadece Taşınmaz Kültürel / Doğa Varlıkları Olarak Değil, Birer “Konut Stoku” ve “Doğa Rezervi” Olarak Görülmeli ve Değerlendirilmelidir. Bu Doğrultuda, Sadece Koruma Değil, Sağlıklaştırma, Onarım ve Yenilemeyi De İçeren Planlama Ve Projelendirme Çalışmaları Yapılmalıdır. Korumanın Ekonomik Potansiyeli Dikkate Alınarak, Özellikle Turizm ve Bundan Etkilenecek Ticaret, Ulaştırma Ve Diğer Servis Sektörlerinin Gelişmesine Destek Verilmelidir.

3.    Yerel Yönetimlere (Belediyeler ve İl Özel İdareleri) “Teknik Ve Parasal Destek” Arttırılarak, Yaptıkları Hizmetler Denetlenerek Yerinde Koruma ve Geliştirme Politikaları Uygulanmalıdır.

4.    Kültür Bakanlığı, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’nün Plan Hazırlama ve İnceleme Yöntemleri Gözden Geçirilmeli, Etkinleştirilmeli ve Hızlandırılmalıdır.

5.    Özel Çevre Koruma Kurumu ile Kültür Bakanlığı Arasında Koordinasyon Sağlanmalı,  Bakan, Müsteşar,  ya da Genel Müdür’ e Göre Günden Güne Değişen Politikalar Yerine; Uzun Vadeli, Ülke Kaynaklarına ve Önceliklerine Göre Saptanan Politikalar Oluşturulup Uygulamaya Konmalıdır.

6.    Kültür Bakanlığı’nın Yerel Birimleri Olan; Koruma Kurulları ve Büro Müdürlüklerinin Günümüzdeki Edilgen, Sorunları Çözemeyen, Korumayı Geciktiren Yapılarından Kurtarılarak, Etkin, Teknik ve Parasal Donanımlı, Aktif Mekanizmalar Haline Getirilmelidir. Kurul Üyelikleri; Günümüzdeki Ciddi ve Bilimsel Olmayan, Güncel Politika Doğrultusunda Sürekli Değişken Yapısından Kurtarılmalı, Sürekliliği Olan, Bağımsız, Açık ve Bilimsel Bir Niteliğe Kavuşturulmalıdır.  

7.    Yerel Yönetimlerin (Belediyeler) Doğal Ve Kültür Varlıkların Korunmasına Yönelik Olarak Özerk, Yetkili Ve Etkin Birimler Oluşturmaları Sağlanmalıdır. Sürekli, Planlı, Programlı Ve Projelere Dayalı Çalışma Gerektiren Doğa Ve Kültür Varlıkların Korunması Çalışmalarında Ve Uygulamalarında,  Merkezi  Kuruluşlardan Belediyelere Kaynak Aktarılmalı Ve Koruma Geliştirme Amaçlı Projeler Desteklenmelidir.

8.    Patara ÖÇKB’de  Yer Alan Tüm Doğal ve Kültürel Değerler, İnsanlığın Malıdır. Bunların Gelecek Kuşaklara Korunarak Devredilmesi Önemli Bir Yükümlülüktür.

9.    Patara ÖÇKB İçin Hazırlanmış Bulunan Ve Kapsamlı Bir Bilimsel Çalışma Olan “Patara Yönetim Planı” ‘nın Sürdürülebilir Gelişmeye İlişkin Sosyal, Ekonomik ve Örgütsel Önerileri Uygulamaya Konmalıdır.

10. Patara III. Derece Arkeolojik Sit ve I. Derece Doğal Sit Alanlarını Kapsayan “Patara (Gelemiş) Koruma Amaçlı İmar Planı” Bir An Önce Uygulamaya Konmalıdır.

11. Patara I. Derece Arkeolojik Sit Alanında da Kapsamlı Bir “Koruma Planı” Hazırlanmalıdır. ÖÇKB ‘deki Tüm Diğer Doğal ve Kültürel Koruma Alanları (Patara Kumsalı, Eşen Çayı, Pyndai, Xanthos, Gemicik Adası, Tavas Tepesi vd.) İçin Koruma Amaçlı Planlar Hazırlanmalıdır.

12. Yörede Yaşayan Halkı Doğal ve Kültürel Çevre Konusunda Bilgilendirmek ve  Bilinçlendirmek, Halkın ve Sivil Toplum Kuruluşlarının Doğal Çevre ve Kültürel Çevrelerin Korunması Konusuna Olumlu Katkı Ve Katılımlarının Sağlanması En Önemli Uygulama Aracı Olarak Görülmektedir. Çocuk Yaştan Başlayarak Ülkedeki Doğal Ve Kültürel Zenginliğin Öğretilmesi, Tanıtılması ve Sevdirilmesi Büyük Önem Taşımaktadır. Bu Noktada Sivil Toplum Örgütlerine (Meslek Örgütleri, Vakıflar, Dernekler Vb.) Önemli Görevler Düşmektedir.

Ülkemizde Doğal Sit Alanları, Özel Çevre Koruma Alanları İle Kültürel Çevre Koruma Alanlarının Korunması ve Gelecek Kuşaklara Aktarılması Konusunda On Yıllardır Süregelen İhmal ve Yağmanın Sonucunda Gelinen Nokta, Bu Varlıkları Tümüyle Olmasa Bile, Büyük Bir Kısmını Kaybetme Noktasıdır.
Buna Önlem Alması Gerekli Merkezi ve Yerel Yönetimlerin Bu Konularda Teknik ve Mali Yetersizlikleri ve Hatta İhmali Gözlenmektedir.  Buna Derhal Dur Denilmeli, “Sürdürülebilir Kalkınma” İçin Yukarıda Sıralanan Önerilerin Gerçekleştirilmesi İçin Çaba Gösterilmelidir. 

Kamu Kurum ve Kuruluşlarına, Sivil Toplum Örgütlerine, Özel Sektöre Ve Her Bireye Düşen Görev, Doğal, Kültürel Ve Tarihsel Değerlerin Korunması Çabalarında Aktif Yer Almaktır.




[1] “2000’Lİ YILLARDA YAŞADIĞIMIZ ÇEVRE VE PEYZAJ MİMARLIĞI”, Sempozyumunda Sunulmuş ve yayınlanmıştır. Ankara Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Peyzaj Mimarlığı Bölümü,  24-26 Mayıs 2000.
[2]  TUNÇER, M., “Arazi Kullanım Sektörü Final Raporu”, “Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi Yönetim Planı Bilimsel Araştırmaları Sektör Raporları”, Kasım 1996.
[3] ÖZGÜNEL, C., “Arkeoloji Sektörü Final Raporu”, “Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi Yönetim Planı Bilimsel Araştırmaları Sektör Raporları”, Kasım 1996. UTTA Planlama, Projelendirme ve Danışmanlık Ltd., 1998, “Patara (Gelemiş) Koruma Amaçlı İmar Planı Araştırma Raporu.
[4] MORRISON, P., March  1990, “An Assessment of The Environmental Impact of Tourism on Patara,  Turkey”,  Bsc, Department of Environmental Science, University of Stirling.
[5] Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun (G.E.E.A.Y.K.)  08.09.1978 Tarihli Kararı.
[6] G.E.E.A.Y.K.’nun 10.09.1982 Tarih ve a-3780 Sayılı Kararı.
[7] G.E.E.A.Y.K.’nun 22.07.1983 Tarih ve a-4463 Sayılı Kararı.
[8] G.E.E.A.Y.K.’nun 08.09.1978 Tarih ve a-1292 Sayılı Kararı.
[9] AYDAL, S., Antalya Müzesi Raporu.
[10] G.E.E.A.Y.K.’nun 09.04.1983 Tarih ve a-4244 Sayılı Kararı. Ancak Antik Liman yakınlarında, doğu yamaçlarda bu karar sonrası yapılaşma  görülmektedir.
[11] G.E.E.Y.A.K.’nun 10.09.1982 Tarih ve A-3780 Sayılı Kararı.
[12] 28.3.1986 Gün ve 5/600 Sayılı Antalya il idare Kurulu Kararı.
[13] Antalya K.T.V.K. Kurulu' nun 18.1.1989 Tarih ve 252 Sayılı Kararı. Müze Müdürlüğü yazısında ; "....GEEAYK' nun 14.11.1981 gün ve a-3212 sayılı kararı uyarınca sorulan tüm parsellerin c bölgesi (III. Derece Arkeolojik Sit) veya sit sınırları dışında kaldığını, bu parsellerde yapılaşmanın, temel kazısı sırasında eski esere rastlanıldığında Müze Müdürlüğü'ne bilgi verilmesi koşuluyla serbest olduğunu bilgilerinize arz ederim....." denmektedir.
0[14] Antalya K.T.V.K. Kurulu' nun 21.8.1990 Tarih ve 876 Sayılı Kararı. Gelemiş Köyü içinde ve Gürlen-Kulaksız Mevkii arasındaki Otel zemin artı 6 kat izinlidir.
[15] Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu' nun 02.02.1990 Tarih ve 113 Sayılı Kararı.
[16] Antalya K.T.V.K. Kurulu' nun 21.08.1990 Tarih ve 876 Sayılı Kararı.
[17]Antalya K.T.V.K. Kurulu' nun 05.02.1991 Tarih ve 1028 Sayılı Kararı.
[18] Antalya K.T.V.K. Kurulu' nun 19.12.1990 Tarih ve 1000 Sayılı Kararı.
[19] 18.01.1990-90/77 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı. 02.03.1990 tarih ve 20449 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.
[20]  Antalya K.T.V.K. Kurulu' nun 17.11.1992 Tarih ve 1629 Sayılı Kararı.
[21]  Antalya K.T.V.K. Kurulu' nun  21.1.1993 Tarih ve 1732 Sayılı Kararı.
[22]  Antalya K.T.V.K. Kurulu' nun 7.4.1993 Tarih ve 1801 Sayılı Kararı.
[23] Antalya K.T.V.K. Kurulu' nun 11.2.1994 Tarih ve 2134 Sayılı Kararı.
[24]  Antalya K.T.V.K. Kurulu' nun 1.4.1994 Tarih ve 2177 Sayılı Kararı.
[25] Antalya K.T. V. K. K. ‘nun 12.05.1992 Tarih ve 1417 Sayılı Kararı
   ve 27.03.1990 Tarih ve 713 Sayılı Kararı.
[26]  Antalya K.T.V.K. Kurulu' nun 10.3.1995 Tarih ve 2499 Sayılı Kararı.
[27]  K.T.V.K. Yüksek Kurulu' nun 23.8.1996 Tarih ve 481 Sayılı Kararı.
[28] ATİK, A., S. (Proje Yönetimi); DOĞANER, Y., GÜNER, A., MAT, H., ÖZCAN, Z., ÖZGÜNEL, C., TUNÇER, M., ULUĞ, E., ÜNLÜ, H., 1996-97, “Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi Yönetim Planı -  Sektör Raporları ve Final Rapor”.
[29] “Patara Halihazır Kotlu Plan ve Çevre Düzenleme Projesi”; 23.10.1997 Tarihinde UTTA Planlama, Projelendirme & Danışmanlık Ltd. Tarafından üstlenilmiştir.
[30] 14.04.1999, 15.06.1999, 25.08.1999, 23.12.1999,  tarihlerinde Plan İnceleme ve Değerlendirme Kurulları Yapılmıştır. Koruma Planı’na (III. Aşama) ilişkin sonuç karar 14.01.2000 tarihinde Antalya K.T.V.K. Kuruluna gönderilmiştir. Kurumda bu dönem içinde 3 kez Genel Müdür değişikliği olması kültür politikalarındaki değişkenlik ve belirsizliğe de bir örnektir. Koruma Planı, Koruma Kurulu’nun 25.01.2000 Tarih ve 4501 Sayılı Kararı ile uygun bulunmuştur.