Showing posts with label UNESCO. Show all posts
Showing posts with label UNESCO. Show all posts

Friday, August 2, 2013

MARDİN’İN KORUNMASI VE UNESCO DÜNYA MİRAS LİSTESİ’NE GİRMESİ


MARDİN’İN KORUNMASI VE UNESCO DÜNYA MİRAS LİSTESİ’NE GİRMESİ

Prof. Dr. Mehmet TUNÇER

Bu yazı "İdealKent (Kent Araştırmaları Dergisi)" nin 9. sayısı "Kentin Bedeni: Mardin", Mayıs 2013'de yayınlanmıştır. 

Özet

Bu yazıda Mardin’i korumak ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmesi için yapılması gerekli faaliyetleri yönlendirmek için stratejiler ve politikalar geliştirmek amaçlanmaktadır. Bu çerçevede, tarihsel, arkeolojik ve kentsel değerleri korumak ve geliştirmek hedefli koruma politikaları özetle verilecektir. Mardin’in UNESCO Dünya Mirası Şehirler listesine girmek için yapılması gerekli bazı strateji ve politikalar ele alınacaktır. Öncelikle Mardin kent dokusunun özellikleri ile korunması gerekli değerleri ele alınacak ve ikinci olarak da "Mardin Yönetim Planı”nın hazırlanması hakkında özet bilgi verilecektir.

Anahtar Kelimeler: mardin, unesco, kültür mirası, yönetim planı, kentsel sit alanı, dünya miras listesi.

Summary
Mardin is one of the world’s most important historical cities. This presentation  aims to develop strategies and policies to guide the activities to preserve Mardin and include it in the UNESCO World Heritage List. In this vein, the paper summarize the activities so far and present sustainable preservation policies to preserve and develop the historical, archeological and urban values. In order to enter the list of UNESCO World Heritage Cities, the necessary studies and discusses strategies and policies that will lead to work. For this purpose, the Mardin urban fabric will be addressed first and protection of civil architecture,and second will recieve information about preparation of “Mardin Management Plan”.

Key Words: mardin, unesco, cultural heritage, management plan, urban site, world heritage list.


Giriş
Bütün insanlığın ortak mirası olarak kabul edilen evrensel değerlere sahip kültürel, doğal sitleri dünyaya tanıtmak, toplumda söz konusu evrensel mirasa sahip çıkacak bilinci oluşturmak, çeşitli sebeplerle bozulan, yok olan kültürel ve doğal değerlerin yaşatılması için gerekli işbirliğini sağlamak amacıyla 1972 yılında Paris’te toplanan UNESCO’nun 16. Genel Konferansında sorunun uluslararası bir sözleşme konusu yapılmasına karar verilmiş ve 16 Kasım 1972’de “Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme” kabul edilmiştir. Türkiye, bu sözleşmeyi 23 Mayıs 1982 tarihinde onaylanmış ve 1983 yılında Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. 
UNESCO’nun (2008), Dünya Mirası Sözleşmesi için hazırladığı “Uygulama Rehberi” aynı zamanda ülkelerin Dünya Mirası Listesine adaylık için kullandıkları bir dokümandır. Rehberde, Dünya Mirası Merkezinin tarihinden, yaptığı çalışmalardan, organizasyon yapısından söz edilmiş ve dünya mirasının tanımı yapılmıştır.
Bu çalışmada, dünyanın önemli tarihsel kentlerinden biri olan Mardin’in mimarisi, koruma sorunları, UNESCO Dünya Miras Şehirleri listesine girmesi amacıyla yapılması gerekli çalışmalar ve şimdiye kadar yapılmış çalışmalara yol gösterecek strateji ve politikalar ele alınmaktadır. Bu amaçla ilk olarak Mardin’in sivil mimarisi ve kentsel dokusuna değinilecek; ikinci olarak, UNESCO’nun Mardin’de yapılmasını istediği “Yönetim Planı” hakkında bilgiler verilecektir.

I. UNESCO DÜNYA KÜLTÜREL VE DOĞAL MİRASI LİSTESİNE ADAYLIK KRİTERLERİ
 “Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme”,  Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü'nün (UNESCO) Genel Konferansı'nda 16 Kasım 1972'de kabul edilip, 17 Aralık 1975 yılında yürürlüğe girmiştir (Akipek, 2001). Bu sözleşmenin amacı; bütün insanlığın ortak mirası olarak kabul edilen evrensel değerlere sahip kültürel ve doğal sitleri dünyaya tanıtmak, toplumda söz konusu evrensel mirasa sahip çıkacak bilinci oluşturmak ve çeşitli sebeplerle bozulan, yok olan kültürel ve doğal değerlerin yaşatılması için gerekli işbirliğini sağlamaktır.
Dünya Mirası Listesi aracılığı ile yeryüzündeki en nadide doğal ve kültürel ortamların uluslararası boyutta tanınmasına yönelik bir mekanizma işlerlik kazanırken, Dünya Mirası Fonu, olanakları kısıtlı taraf devletlere, bu tür alanları korumaları için, Fon'a yaptıkları katkıları aşan ölçülerde finansal ve teknik yardım olanağını sağlamaktadır. Bu anlamda, Dünya Mirası Sözleşmesi, gelişmekte olan ülkelere az bulunur doğal ve kültürel ortamların korunmasında maddi teşvik sağlayan kendine özgü bir antlaşma örneğidir.
UNESCO (2008) tarafından belirlenen kültürel miras kriterleri aşağıdaki gibidir :
(i) Dahi sayılabilecek bir sanatçının eşsiz bir sanat eserini veya şaheserini temsil etmek,
(ii) Mimari, anıtsal sanatlar veya şehir planlama ve peyzaj tasarımı alanlarında gelişme sağlanmasında etkisi büyük olmuş, dünyanın kültürel bir bölgesinde bir döneme damga vurmuş olmak,
(iii) Günümüzde yaşamayan bir medeniyetin veya kültürel geleneğin eşsiz ya da ansızın istisnai bir kanıtını taşımak,
(iv) İnsanlık tarihinde önemli bir aşamayı veya aşamaları gösteren bir yapı biçiminin veya mimari bileşim veya peyzajın olağanüstü örneği olmak,
(v) Bir kültürü temsil eden geleneksel insan yerleşimi veya toprak kullanımının önemli bir örneği olmak (özellikle herhangi bir etki tarafından telafisi mümkün olmayan bir bozulma tehdidi altına giriyorsa),  
(vi) Olaylar veya yaşayan gelenekler ile fikirler ile veya inanışlar ile seçkin evrensel öneme haiz sanatsal ve edebi çalışmalar ile doğrudan veya somut ilgisi olmak. (Komite bu kriterin tercihen diğer kriterlerle bir arada bulunmasını göz önünde bulundurur.)
UNESCO’nun (2008), Dünya Mirası Sözleşmesi için hazırladığı “Uygulama Rehberi” aynı zamanda ülkelerin Dünya Mirası Listesine adaylık için kullandıkları bir dokümandır. Rehberde Dünya Mirası Merkezinin tarihinden, yaptığı çalışmalardan, organizasyon yapısından söz edilmiş ve dünya mirası tanımı yapılmıştır. Buna göre dünya mirası altı kategoride incelenmektedir.
  • Kültürel miras
  • Doğal miras
  • Kültürel-doğal miras
  • Kültürel peyzaj
  • Taşınabilir miras
  • Olağanüstü evrensel değerler
Rehberde bu nitelikler detaylı bir şekilde betimlenmiş ve ülkelerin sahip oldukları bu değerler için başvuru ve değerlendirme sürecinin nasıl işleyeceği ve kabulden sonra koruma ve kontrol mekanizmasının nasıl yürüyeceği ifade edilmiştir.

II.  KORUMANIN SOSYAL / KÜLTÜREL BOYUTU: TESPİTLER
II.1. Mardin’de Konut Stoku, Tipoloji, Nitelik ve Koruma Sorunları

Bugüne kadar çok sayıda kültür ve medeniyete ev sahipliği yapmış ve halen çok kültürlü yaşam tarzı ile de Dünya’ya örnek gösterilebilecek bir hoşgörü ve güven ortamına sahip Mardin, mimari, etnografik, arkeolojik, tarihi ve görsel değerleri ile zamanın durduğu izlenimini veren Güneydoğunun şiirsel kentlerinden biridir. Hem Paskalyayı hem Ramazan Bayramı’nı birlikte kutlayan Süryaniler, Araplar, Kürtler ve diğer birçok topluluk, hoşgörüye vurgu yapan, bu temeller üzerinde yükselen bir yaşayış tarzı benimsemişlerdir.
Mardin, farklı dini inanışlar paralelinde, sanatsal açıdan da tarihi değeri olan camiler, türbeler, kiliseler, manastır ve benzeri dini eserler barındırmaktadır. Ayrıca, Mardin eşsiz mimarisi ve özgün kentsel dokusu ile korunmaya değer çok önemli sivil mimarlık örneklerini günümüze kadar koruyarak iletebilmiş ender kentlerdendir.
Mardin, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne adaydır. Mardin merkez, Midyat merkez, Savur ilçe merkez ve Dara Ören yeri özgün yapılarıyla kentsel sit alanı olarak tescil edilmiştir. Mardin il merkezi ve ilçelerinde Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Müdürlüğünce tescil edilmiş 665 adet tarihi bina mevcuttur. İpek Yolu güzergâhında olması nedeniyle Mardin ili ve çevresinde 5 han ve kervansaray da mevcuttur. Zengin kültür envanterini zengin geçmişine borçlu olan Mardin ülkemizin ve dünyanın yükselen turizm değerlerindendir.   Mardin, tarihi, mimari yapısı ve geleneksel yaşantısıyla Güneydoğu Anadolu’ da müze şehir olabilecek niteliktedir. Ekonomik ve sosyal yapısı, yapı malzemesi ve iklim özellikleri bir araya gelerek, kendine özgü bir konut mimarisi ve dokusu oluşturmuştur (Dicle Kalkınma Ajansı, 2009).
Yer aldığı tepenin güney yamacında, doğu - batı doğrultusunda çizgisel bir gelişmişlik gösteren bir yerleşim düzeni oluşturmaktadır (Resim1). Sur içinde gelişmesi nedeniyle sivil ve dini mimarlık örneklerinin yer aldığı doku kademeli bir düzen oluşturur.


Resim 1: Mardin Kenti Genel Görünümü

Dokunun belirgin özelliği sokaklardır. Eğime paralel uzanan çizgisel sokaklar ve bunları dikine kesen geniş basamaklı sokaklar, bazen çıkmaz sokaklarla son bulmaktadır. Çıkmalar ve kabaltılar sokaklara hareketli görüntüler kazandırırlar. Lineer aks ortasında ve daha sonra Ulu Cami çevresinde oluşan ticaret merkezi, hanları ve geleneksel çarşıyı barındırırken, çarşının çevresinde zengin mahalleleri, kademeli olarak da bunların etrafında daha mütevazi evlerin bulunduğu mahalleler yer alır. Eğimli bir yerleşme alanına sahip olan kent dokusunda, geleneksel evler, düşeyde gelişen, arazi eğimi ile uyumlu bir planlama anlayışı gösterir, böylece topografyanın teraslamalar biçiminde kullanımı söz konusudur. Evler bazen araziyi düzleyerek, bazen de doğal zemini olduğu gibi kabul ederek inşa edilmiştir.

II.2. Mardin Evleri ve Koruma Sorunları
Mardin evlerinin planlanmasında iklim koşulları birinci derecede etken olmuştur. Avlu etrafında çeşitli birimlerin sıralanması ile oluşan ve yılın yedi sekiz ayı boyunca yaşanılan açık avlu sıcak iklimden dolayı kapalı bir mekân olarak ele alınmıştır. Genellikle iki katlı olan evler zeminde avlulu giriş katı, üst katlarda yaşama mahallinden oluşur. Girişte, avluda; helâ, ocaklı mutfak, ahır ve depo yer alır, geniş evlerde hizmetkâr odaları bulunabilir. Selamlığın da bu katta yer aldığı örnekler de mevcuttur (Alioğlu, 2000).
Bu makalenin devamı için bkz:

http://www.gazikitabevi.com.tr/urun/dunden-bugune-kulturel-miras-ve-koruma



Sayfa Sayısı:430
Basım Yılı:2017
Yazar: Mehmet Tunçer
Yayınevi: Gazi Kitabevi


ISBN: 9786053445227

Thursday, February 7, 2013

A WORLD HERITAGE SITE : Antoni Gaudí's Parc Güell (1)


Seven properties built by the architect Antoni Gaudí (1852–1926) in or near Barcelona testify to Gaudí’s exceptional creative contribution to the development of architecture and building technology in the late 19th and early 20th centuries. 
These monuments represent an eclectic, as well as a very personal, style which was given free reign in the design of gardens, sculpture and all decorative arts, as well as architecture. The seven buildings are: Casa Vicens; Gaudí’s work on the Nativity façade and Crypt of La Sagrada Familia; Casa Batlló; Crypt in Colonia Güell. 
 (Source: http://whc.unesco.org/en/list/320)


Photo: M.Tuncer, 2012

The works of Antoni Gaudí represent a series of outstanding examples of the building typology in the architecture of the early 20th century, residential as well as public, to the development of which he made a significant and creative contribution. It is, furthermore, an outstanding and well-preserved example of the ideal garden cities dreamed of by the urbanists of the end of the 19th century. It exhibits an important interchange of values closely associated with the cultural and artistic currents of his time, as represented in El Modernisme of Catalonia. It anticipated and influenced many of the forms and techniques that were relevant to the development of modern construction in the 20th century.



http://www.barcelona-tourist-guide.com/en/maps/attractions/gaudi-park-guell.html

Park Güell (Catalan: Parc Güell [ˈparɡ ˈɡweʎ]) is a garden complex with architectural elements situated on the hill of El Carmel in the Gràcia district of Barcelona, Catalonia, Spain. It was designed by the Catalan architect Antoni Gaudí and built in the years 1900 to 1914. It has an extension of 17.18 ha (0.1718 km²), which makes it one of the largest architectural works in south Europe. It is part of the UNESCO World Heritage Site "Works of Antoni Gaudí"


Photo: M.Tuncer, 2012



Photo: M.Tuncer, 2012

The park was originally part of a commercially unsuccessful housing site, the idea of Count Eusebi Güell, whom the park was named after. It was inspired by the English garden city movement; hence the original English name Park (in the Catalan language spoken in Catalonia where Barcelona is located, the word for "Park" is "Parc", and the name of the place is "Parc Güell" in its original language). 


Photo: M.Tuncer, 2012

The site was a rocky hill with little vegetation and few trees, called Muntanya Pelada (Bare Mountain). It already included a large country house called Larrard House or Muntaner de Dalt House, and was next to a neighborhood of upper class houses called La Salut (The Health).

http://en.wikipedia.org/wiki/Park_G%C3%BCell




Photo: M.Tuncer, 2012

The intention was to exploit the fresh air (well away from smoky factories) and beautiful views from the site, with sixty triangular lots being provided for luxury houses. Count Eusebi Güell added to the prestige of the development by moving in 1906 to live in Larrard House.




Photo: M.Tuncer, 2012

Ultimately, only two houses were built, neither designed by Gaudí. One was intended to be a show house, but on being completed in 1904 was put up for sale, and as no buyers came forward, Gaudí, at Güell's suggestion, bought it with his savings and moved in with his family and his father in 1906.



Third fountain at the entrance with the dragon  (Photo: M.Tuncer, 2012)


The entrance to Park Guell was designed by Antoni Gaudi between 1900 and 1914. 





It has since been converted into a municipal garden. It can be reached by underground railway (although the stations are at a distance from the Park and at a much lower level below the hill), by city buses, or by commercial tourist buses.




Due to park Güell's location and size you'll need to schedule at least half a day for a visit to Güell park but it will be well worth the visit.

(Photo: M.Tuncer, 2012)

While entrance to the Park is free, Gaudí's house, "la Torre Rosa," — containing furniture that he designed — can be only visited for an entrance fee. There is a reduced rate for those wishing to see both Park Güell and the Sagrada Família Church. 


http://www.parkguell.es/en/




(Photo: M.Tuncer, 2012)


Doric columns support the roof of the lower court which forms the central terrace, with serpentine seating round its edge.

(Photo: M.Tuncer, 2012)

Gaudi’s lizard fountain in Park Güell has become a symbol of Barcelona, Spain. The colourful mosaic tiles draw crowds to this unique urban park.

Gaudí's multicolored mosaic salamander, popularly known as "el drac" (the dragon), at the main entrance, prior to vandalism early in 2007.



Gaudí dragon fountain that is at the entrance to Güell park. This dragon is adorned in beautiful coloured tiling and there is something rather hypnotic and magical about it.



Eusebi Guell bought a large farm in the "Muntaya Pelada", Gracia. He wanted to build a Garden-city, the works were commissioned to Antonio Gaudí. But they can only sell three parcels, and the work was stopped in 1914 because it had been a failure.
Today the structures are designed to community services, entering the square, the Hipóstila Chamber ...
It was opened to the public in 1926 as a park for its beauty. In 1984 it was declared a World Heritage Site by Unesco.

(Photo: M.Tuncer, 2012)


The Park Guell was formed with the joining of two areas "Can Muntaner de Dalt" and "Can Coll i Pujol", in the "Muntanya Pelada" (today muntanya del Caramel), purchased by Count Güell the year 1899.


One of Gaudí's unique tiles in Parc Güell. (Photo: M.Tuncer, 2012)

(Photo: M.Tuncer, 2012)


The focal point of the park is the main terrace, surrounded by a long bench in the form of a sea serpent. The curves of the serpent bench form a number of enclaves, creating a more social atmosphere. Gaudí incorporated many motifs of Catalan nationalism, and elements from religious mysticism and ancient poetry, into the Park.


Doric columns support the roof of the lower court which forms the central terrace, with serpentine seating round its edge.  (Photo: M.Tuncer, 2012)


Ceiling Mosaic in the Hypostyle Room, Park Güell, Barcelona ..

Another of Gaudí's Tiled Mosaics on the ceiling.


Gaudi conceived as a religious sense at the same time as organic and urban, and using the 60 meters of gap which has the mountain (the height ranges between 150 and 210 meters respect the sea) to project a path of spiritual elevation, placing in its top a chapel, but it was never built, in place that currently holds the monument to Calvary (or Turó de les tres creus).


His structures echo natural forms, with columns like tree trunks supporting branching vaulting under the roadway, and the curves of vaulting and alignment of sloping columns designed in a similar way to his Church of Colònia Güell so that the inverted catenary arch shapes form perfect compression structures.




Antoni Gaudí Güell Park - mosaic seating area adorned with multi-coloured tiles


See A WORLD HERITAGE SITE : Antoni Gaudí's Parc Güell (2)

Saturday, December 24, 2011

BERGAMA’NIN (PERGAMON) UNESCO DÜNYA KÜLTÜR MİRAS LİSTESİ’NE ALINMASI İÇİN YAPILMASI GEREKENLER


Pergamon Reconstruction 
                                    (Kaynak:  http://www.bmwgstr.com/forum/archive/index.php/thread-149.html )


Berlin Bergama Müzesinde Bulunan Zeus Altar 
                                (Kaynak : http://farm3.static.flickr.com/2694/4111395388_49588b614e_b.jpg)










Kingdom of Pergamum