Tuesday, November 1, 2011

ŞEHİR PLANLAMASI, KORUMA, KENTSEL YENİLEME VE DÖNÜŞÜM: SAMSUN İÇİN STRATEJİLER


                                 SAMSUN SEMPOZYUMU

ŞEHİR PLANLAMASI, KORUMA, KENTSEL YENİLEME VE DÖNÜŞÜM: SAMSUN İÇİN STRATEJİLER
Prof. Dr. Mehmet TUNÇER                    tuncerurban@gmail.com
Abant İzzet Baysal Üniversitesi                            mehmettuncer56@gmail.com
Mühendislik Mimarlık Fakültesi
Mimarlık Bölüm Başkanı
Gölköy Kampusü 14280 – Bolu
Tel : + 90 374 387 10 00 / 2646 Fax: + 90 374 634 45 58 mobile: + 90 234 441 01 04


Anahtar Kelimeler: Kentsel Dönüşüm, Yenileme, Şehir Planlama, Koruma, Strateji, Makro Plan, Toplu Konut.

ÖZET: Bu bildiri’de Samsun’da son yıllarda yapılmakta olan kentsel dönüşüm uygulamaları ele alınacaktır. Bu dönüşüm uygulamaları ağırlıklı olarak Toplu Konut İdaresi tarafından (TOKİ) yapılmış uygulamalardır. Ayrıca, kıyı düzenlemeleri, kıyıdaki tasfiye uygulamaları, Saathane Meydanı düzenlemeleri gibi önemli kentsel dönüşüm uygulama ve kararları değerlendirilmiştir. Bu çalışma sonucunda; Samsun kentine yönelik olarak “Şehir Planlama”, “Koruma”, “Kentsel Yenileme” ve Dönüşüm bağlamında “Makro” ve “Alt Ölçekler” de Stratejiler geliştirilecektir.

Key Words: Urban Renewal, Renewal, City Planning, Protection, Strategy, Macro Planning, Housing.

SUMMARY: This Paper is about the urban renewal applications in recent years in Samsun. This renewal projects and applications, mainly made by the Mass Housing Administration (TOKI). In addition, coastal arrangements, coastal liquidation applications. Urban conservation and renewal applications such as Saathane Square and decisions of the applications were evaluated. As a result of this work, for the City of Samsun as the "City Planning", "Protection", "Urban Renewal" and the conversion in the context of the "Macro" and "Sub-Scales,"  Strategies will be developed.

I. YASAL ÇERÇEVE
Ülkemiz, doğal, kültürel ve tarihsel, arkeolojik taşınmaz kültür varlıklarının korunması 1970’den bu yana önce 1710 Sayılı Eski Eserler Kanunu, daha sonra 1983 yılından bu yana da 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kanunu (değişik 3386 S.K.) aracılığı ile yapılmaktadır.
2005 tarihli 5366 Sayılı “Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliği”nin amaç bölümünde ;
“…yıpranan ve özelliğini kaybetmeye yüz tutmuş; kültür ve tabiat varlıklarını koruma kurullarınca sit alanı olarak tescil ve ilan edilen bölgeler ile bu bölgelere ait koruma alanlarının, bölgenin gelişimine uygun olarak yeniden inşa ve restore…" edilmesine ilişkin usuller yer almıştır.
Kanun Uygulama Yönetmeliği, 4. Maddesi’nin f Bendinde; “YENİLEME ALANI”: Sit ve koruma alanı olarak tescil ve ilan edilen bölgeler ile, bu bölgelere ait koruma alanlarının içinde, sınırları yetkili idarenin teklifi üzerine Bakanlar Kurulu'nca kabul edilerek belirlenen alanları,
ifade etmektedir.
Bu tanıma göre, bir alanın Bakanlar Kurulu tarafından “Yenileme Alanı” olarak ilan edilebilmesi için; o alanın 2863 (3386-5226 Değişik) Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu çerçevesinde “SİT ALANI” ilan edilmiş olması gerekmektedir. Yukarıda adı geçen Yönetmelik Maddesine göre de, bu Sit Alanının “KORUMA ALANLARI” nın belirlenerek tescil ve ilan edilmesi gerekmektedir. Kentsel Dönüşüm kavramı, en genel tanımıyla kentlerin eskiyen ve yıpranan alanlarının ıslah edilerek çağdaş yaşam alanlarının oluşturulmasıdır. Ancak, “Tarihsel Çevre” ler yenileme alanı ve dönüşüm alanı ilan edilemezler. Bu alanlarda koruma ve sağlıklaştırma politikaları, plan ve projeleri uygulanmalıdır.  5393 Sayılı Belediye Yasası ile belediyelere verilen önemli yetkilerden biri olan “Kentsel Dönüşüm” günümüzde bütün kentlerimizde Başbakanlık Toplu Konut İdaresi (TOKİ) öncülüğünde uygulanmaktadır. 
II. SAMSUN’DA TARİHSEL ÇEVRE KORUMA VE KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJELERİ
II.1. DOĞAL, TARİHSEL VE ARKEOLOJİK ÇEVRE KORUNMASINA YÖNELİK PROJE VE ÇALIŞMALAR
II.1.1. KUDEB OLUŞTURULMASI
Samsun Büyükşehir Belediyesi, Tarihi Kentler Birliği üyesi olarak, “Tarihsel Çevre Koruma Politikaları”nı oluşturarak, önemli koruma alanlarında farklı projeler geliştirmektedir. Bütünleşik koruma yaklaşımına örnek olarak Vezirköprü, Havza, Ladik, Bafra, Alaçam ve Samsun merkez aksının tarihi, kültürel ve diğer bütün özellikleri ile kazandırılmasına dönük temel planlamalar ve çalışmalar yapılmaktadır.
Bu kapsamda; Vezirköprü'de restorasyon çalışmaları, Havza, Alaçam ve Bafra hattında koruma ve restorasyon çalışmaları sürdürülmektedir. İl Özel İdaresi bünyesinde Samsun'da Koruma Uygulama Denetim Bürosu (KUDEB) kurulmuştur.
KUDEB elemanları tüm ilçelerde arazi incelemeleri yapmış; ilçe kaymakamlıkları, belediye ve özel idarelerine tanışma ve bilgilendirme ziyaretlerinde bulunmuşlardır. KUDEB arşiv oluşumuna başlanmış, görev alanının genişletilmesi kapsamında ilgili yönetmelik gereği; Büyükşehir Belediyesi ve İlçe Belediyeleriyle kültür ve tabiat varlıklarının korunması ile ilgili çalışmaların yürütülmesi ve bu konudaki yetkilerin KUDEB’e aktarılması konusunda gerekli yazışmalar yapılarak Bakanlığa gönderilmiştir.
Büyükşehir Belediyesi ve İlçe Belediyelerinde KUDEB kuruluncaya kadar bu belediyelerin sınırları ve mücavir alanları içinde bulunan tarihi yapılara ilişkin yetkiler Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından İl Özel İdaresi bünyesinde kurulan KUDEB’e devredilmiştir.

II.1.2. KÜLTÜR ENVANTERİ
Samsun'daki taşınmaz kültürel ve tabiat varlıklarının yaşatılarak korunması, geleceğe aktarılması ve kentsel kimlik üzerine çeşitli çalışmalar gerçekleştiren (KUDEB), Samsun'un kültür turizmine yönelik değerlerini ön plana çıkartmak için, il merkezi ve ilçelerinde yer alan kültürel ve tabiat varlıklarının tanıtımı amacıyla bir “Kültür Envanteri” hazırlamaktadır.

II.1.3. KENT MÜZESİ
Karadeniz Bölgesi'nde örnek bir “Kent Müzesi” ve “Arşivi” oluşturulması için ÇEKÜL Vakfı ile işbirliği içinde çalışmalar yapılmaktadır.  Sahil yolundaki tarihsel TCDD yapısı ve boş eski Konservatuar yapısının kent ve kent arşivi müzesi olarak değerlendirilmesi düşünülmektedir.

II.1.4. AMİSOS ARKEOLOJİK SİT ALANI
Samsun Metropoliten Alanı içerisinde; İlkadım Belediye sınırları içerisinde AMİSOS (Karasamsun) Antik Kenti Arkeolojik Sit Alanları bulunmaktadır. Bu alan 08.06.1979 tarih ve A-1676 Sayılı G.E.E.A.Y.Kurulu Kararı ile 2. ve 3. Derece Sit Alanı olarak tescil edilmiştir. Samsun Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 27.12.2002 Tarih ve 586 Sayılı Kararı ile genişletilerek 1. ve 3. Derece Sit Alanı olarak tescil edilmiştir.

II.2. KENTSEL YENİLEME ve DÖNÜŞÜM PROJELERİ
Samsun kent merkezinde, Toplu Konut İdaresi (TOKİ) ile işbirliği içerisinde projelendirilmesi yapılan ve uygulamaları kısmen tamamlanmış veya sürdürülmekte olan uygulama çalışmaları bulunmaktadır. Bunlar; Canik Belediyesi sınırları içerisinde Yeni, Soğuksu ve Yeşilova Mahallelerinde, eski Gazi, yeni İlkadım Belediyesi sınırları içerisinde, Adalet ve Çay Mahalleleri’nde, İlkadım Belediye Sınırları içerisinde ise Kökçüoğlu, Selahiye ve Hastane Mahalleleri’nde Kentsel Dönüşüm (Gecekondu Yenileme / Dönüşüm) planlama, projelendirme ve uygulama çalışmalarıdır.


II.2.1. ÇAY MAHALLESİ KENTSEL YENİLEME (GECEKONDU DÖNÜŞÜM) PROJESİ:
Samsun 1960’lı yıllardan itibaren göç alan kentlerimizden biridir. Kentin güneyindeki üst yamaçlar heyelan riski ve jeolojik sorunlar taşımaktadır. Samsun Büyükşehir Belediyesi ile Toplu Konut İdaresi arasında imzalanan Protokol doğrultusunda, gecekondu ve kaçak yapılaşmanın yoğun olduğu Çay Mahallesinde yaşayan hak sahipleri için Kazım Karabekir Adalet Mahallesinde 672 konut inşa edilmiş ve hak sahiplerine tahsis edilerek bölgeye transferleri sağlanmıştır (TOKİ Raporu, 2011, S.250-251) . Çay Mahallesinde yıkımı gerçekleşen alanda ise yeni bir uygulama sürecinin başlatılacağı belirtilmektedir. Bu alana 380 konut yapımı için ihale süreci tamamlanmıştır.



Şekil 1. TOKİ CANİK MAHALLESİ YENİLEME ÇALIŞMALARI


II.2.2. İLKADIM BELEDİYESİ, ATAKUM İLÇESİ, YEŞİLKENT MAHALLESİ VE İKİNCİ BULVAR GÜZERGÂHI KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJELERİ
İlkadım Belediye Sınırları içinde Kökçüoğlu ve Hastanebaşı Mahallelerini kapsayan İkinci Bulvar Yolu’na bitişik yaklaşık 520 dönüm alan (52 hektar) Samsun Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nin 14.03.2007 Tarih ve 6/90 Sayılı Kararı ile kabul edilen 1/5000 Nazım İmar Planı değişikliği ile “Kentsel Dönüşüm Alanı” olarak belirlenmiştir.
5393 Sayılı Belediye Yasası’nın 73. Maddesine göre tanımlanan Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında, konut alanı yanı sıra, sosyal ve teknik altyapı alanlarının da belirlenmesine ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği hazırlanmıştır. İmar planında genelde bitişik nizam 3 kat konut kullanım kararı bulunan alanların yapılaşma hakları mevcut yapılaşmalar ve çevre hakları dikkate alınarak inşaat alanı katsayısı E: 4.00 olarak belirlenmiştir. Aynı zamanda, mevcut plana göre yapılaşma hakları BL-6 olarak belirlenmiş adalarda blok boylarında sınırlama getirilmiştir. Yaklaşık 3750 konutun bulunduğu alanda 6000 konut projelendirilmiştir. Parsel büyüklüğünün en az 3000 m2 olması ve Büyükşehir Belediyesi Yüksek Yapılar Yönetmeliği’nin Yerleşim Düzenine İlişkin 3.03 Maddesi’nin geçerli olmadığı doğrultusunda Plan Notu eklenmiştir.
Atakum İlçesi, Yeşilkent Mahallesi ve İkinci Bulvar Güzergahında Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından kentsel dönüşüm projeleri hazırlanmış ve uygulama aşamasına gelmiştir. Bu mahallelerde büyük oranda konut ve yapı talebi ortaya çıkmış, raylı sistem projesinin de hayata geçirilmesiyle, bir yıl içerisinde büyük bir konut ihtiyacı oluşmuştur.

II.2.2.1. İLKADIM BELEDİYESİ
İlkadım İlçesinde, Kıranköy Mezarlığı'nın altında 2 bin 500 konutluk kentsel dönüşüm projesi planlanmıştır. TOKİ tarafından, 4 adet nokta blokta toplam 180 daire ile gerçekleştirilen proje 6787 m2’lik bir alanı kapsamaktadır.
Selahiye Mahallesi’nde; Pazar yerinden dönüştürülen 4430 m2’lik alanda 2 adet blokta toplam 76 daire inşa edilmiştir. Bu alanda inşa edilen dairelerin bir kısmı İkinci Bulvar Yolu’na isabet eden mülkiyetlerin ve yapıların kamulaştırılmasında ve takasında değerlendirilmektedir. 
Hastanebaşı ve Unkapanı Mahalleri ile İkinci Bulvar uygulaması çevresinde kentsel değişim ve dönüşüm çalışmaları sürdürülmektedir. Tekkeköy ilçesinde de kentsel değişim ve dönüşüm projeleri planlanmaktadır. Belediye bu çalışmaları diğer ilçelere de yaygınlaştırmak istemektedir.

II.2.2.2. İLKADIM(ESKİ GAZİ )BELEDİYESİ  
Odunpazarı heyelan alanında, yapı yasağı bulunan bölgede yapılan jeolojik – jeoteknik etüdler neticesinde imara açılarak kentsel dönüşüm kapsamında değerlendirilen alanda, TOKİ tarafından 10 blokta toplam 600 daire inşa edilmiştir. Büyükşehir Belediyesine ait daireler Çay Mahallesi Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamındaki hak sahiplerine takas yoluyla verilmektedir (Kahraman, H., 2008,  S.10).
İlyasköy ve Fatih mahallerini kapsayan İkinci Bulvar yoluna cepheli yaklaşık 90 dönüm alan 1/1000 uygulama imar planında kentsel dönüşüm uygulama alanı olarak belirlenerek inşaat alanı katsayısı E=1.40 olarak düzenlenmiştir.
Çay Mahallesi Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında; Mert Irmağı kıyısındaki yapılar Samsun da gecekonduların yer aldığı bir bölgedir. Alanda TOKİ, mülga Gazi ve Samsun Büyükşehir belediyesi arasında 03.12.2004 tarihinde protokol imzalanmıştır. 25 246 m lik alanda (Gazi Bld., Özel mülkiyet ve Büyükşehir mülkiyeti) 8 blokta toplam 384 daire projelendirilmiştir. Alanda mülkiyet temini ve yıkım çalışmaları devam etmektedir.
Hak sahiplerine (mülkiyet ve yapı sahiplerine) Odunpazarı, Adalet mahallerindeki toplu konutları içerisindeki Büyükşehire ait daireler ile takas yapılmaktadır.

II.2.2.3. ADALET MAHALLESİ
Adalet Mahallesi Pazar Yeri’nin konut alanına dönüştürülmesi ile 2 blokta toplam 72 daire inşa edilmiştir. Odunpazarı toplu konut alanında olduğu gibi Büyükşehir Belediyesine ait daireler Çay Mahallesi kentsel dönüşüm projesi kapsamı içerisindeki hak sahiplerine takas yoluyla verilmektedir (Kahraman, H., 2008, S.10).

II.2.2.4. ATAKÖY (BADIRLI)TOPLU KONUTLARI
İlkadım Belediyesi mülkiyetindeki Ataköy Mahallesi sınırları içerisinde TOKİ tarafından gerçekleştirilen proje ile 5 blokta toplam 210 daire inşa edilmiştir. Gazi  Belediyesi’nin  tüzel kişiliği  kalkmış, İlkadım Belediyesine  dahil  olmuştur.

II.2.2.5. ODUN PAZARI TOPLU KONUTLARI
Heyelan alanında yapı yasağı bulunan alan, yapılan jeolojik – jeoteknik etütler neticesinde imara açılarak kentsel dönüşüm kapsamında değerlendirilmiştir. Bu alanda TOKİ tarafından 10 blokta toplam 600 daire inşa edilmiştir. Büyükşehir belediyesine ait daireler Çay Mahallesi kentsel dönüşüm projesi kapsamı içerisindeki hak sahiplerine takas yoluyla verilmektedir.

II.2.2.6. KADIKÖY MAHALLESİ TOPLU KONUT ALANLARI
Kadıköy mahallesinde yaklaşık 240 dönümlük alanda (eski havaalanı) TOKİ tarafından 400 yataklı hastane inşaatı, sağlık tesisi ve hastane rezerv alanı içerisinde tamamlanmıştır. Bu yapı, Eğitim  ve  Araştırma Hastanesi  olarak hizmete  girmiştir. Kent merkezindeki mevcut hastanelerin (Gazi  Devlet  Hastanesi) bu alana taşınarak önemli ulaşım aksları üzerinde sosyal donatı alanları ile birlikte bir sağlık kompleksi niteliğinde düzenlenmesi hedefi  vardır. Ancak, yatak sayısının yeni açılan hastanede  daha  az olması  kamuoyunda  tartışma yaratmıştır. Ulaşım aksları olarak, kamu hizmeti olarak  taşımacılıkta  çok  kolay  ulaşılabilir  bir  konumda  olmaması ve şehir  mezarlığının karşısında yer alması da başlıca eleştiri konusudur.

III. SAMSUN- CANİK KUZEY YILDIZI KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ
Türkiye'nin en büyük kentsel dönüşüm projeleri arasında gösterilen ve Karadeniz Bölgesi'nde ilk olarak hayata geçecek proje kapsamında C tipi 1632, B tipi 672 ve CK tipi 384 olmak üzere toplam 2688 konut yapılmaktadır. Proje kapsamında; 40'ar derslikli ilköğretim ve lise okulları, kreş, alışveriş merkezleri, her daireye bir açık otopark, karakol, spor ve çocuk oyun alanları ile büyük bir meydan planlanmış ve uygulanmaktadır. Bu  projede  hak sahipleri ile  % 94  uzlaşma  yoluyla  araziler temin edilmiş  olup,  sosyal  dokuyu  bozmadan  gerçekleştirilen  nadir kentsel  dönüşüm   örneklerindendir. 

III.1. 200 EVLER TOPLU KONUTLARI
Çevre Yolu üzerinde yer alan yapı kalitesi düşük 200 evler olarak nitelendirilen alanda ikamet eden vatandaşlara (Roman’ların) daha sağlıklı yaşam koşullarının sağlandığı TOKİ tarafından gerçekleştirilen yapılardır. Bu vatandaşların yeni yapılara taşınması ve adaptasyon konusunda sorunlar yaşanmaktadır.
Bahçeli evlerde, bağımsız yaşayan ve sokak  kültürüne  alışkın  Romanların apartman  dairelerinde  ikamet etmeleri, toplu  yaşama kurallarına  uymalarında sıkıntılar  bulunmaktadır. Bu durumun sosyal sorunlar doğurabileceği düşünülmektedir.

III.2. TOKİ CANİK KUZEY YILDIZI KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ /
Toplam 101 hektar alanı kapsayan Kentsel Dönüşüm Projesi, Karadeniz'in en büyük kentsel dönüşüm projesi olup, TOKİ ve Canik Belediyesi işbirliği ile yürütülmektedir. Proje, 3 ayrı etaptan oluşmakta ve 5 mahalleyi kapsamaktadır.
1. Etap : Kuzey Yıldızı Kentsel Dönüşüm Projesi
(Yeşilova ve Gazi Mahalleleri) (34 ha)
2. Etap : Soğuksu  ve Yeni Mahalleleri (33 ha)
3. Etap : Toptepe Mahallesi (33 ha)



Şekil 2 : Canik Kuzey Yıldızı Kentsel Dönüşüm Projesi

Canik Belediyesi’nin Yeşilova-Soğuksu ve Yeni Mahallerini kapsayan 672 dönümlük alan TOKİ tarafından “Kentsel Dönüşüm Alanı” olarak belirlenmiştir. 4500 konut adeti ile projelendirilen alanın ilk etapta 2688 dairelik kısmının 1/5000 nazım ve 1/1000 uygulama imar planları yapılmıştır (Kahraman, H., 2008, S.11).

ŞEKİL 3 : Canik Kuzey Yıldızı Kentsel Dönüşüm Projesi


ŞEKİL 4: Canik Kuzey Yıldızı Kentsel Dönüşüm Projesi 

 “Canik Kuzey Yıldızı Kentsel Dönüşüm Projesi” olarak adlandırılan alana yönelik protokol 06.07.2007 tarihinde yapılmıştır. 1. Etap olarak belirlenen 2688 adet daire ile projelendirilen alanın %23 ü kamu mülkiyetinde (Belediye, DSİ, Hazine), alanın kalan kısmı  özel mülkiyettedir. 1. Etap uygulama alanı içerisinde mülkiyeti elde edilen alanda 20 blok ve 960 adet daire inşaatına başlanmıştır.

Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz; “Canik’de çok hızlı ve büyük değişim ve dönüşüm var. Mülk sahipleri zorluk çıkarmadığı takdirde bu proje 18 ayda biter. En kısa zamanda bin konutluk inşaatın temelinin atılacak olması ise son derece sevindirici" demektedir (http://www.samsun.bel.tr/haber-detay.asp?NewsId=240).


ŞEKİL 5 : Canik Kuzey Yıldızı Kentsel Dönüşüm Projesi MAKETİ

İstihdam, kentsel dönüşüm ve eğitim yatırımlarıyla Karadeniz Bölgesi'nin en hızlı büyüyen ve gelişen ilçelerinden biri olan Samsun'un Canik ilçesinin göç almaya başladığı belirtilmektedir.
Projenin ilk etabı olan Yeşilova ve  Gazi Mahalleleri Kentsel Dönüşüm Projesi  34 ha'dır. Bu alanın, %77'si özel mülkiyettedir. Proje kapsamında, kent merkezi içerisinde kalmış Cezaevinin tasarım projesi doğrultusunda kent dışına taşınması hedeflenmiştir.
Matematiksel ve Finansal Modelden hareketle mevcut durum bölgelere ayrılmış, buna göre bölgesel dönüşüm parametreleri belirlenmiş, hak sahiplerinin borç alacak ilişkisi Belediye tarafından hesaplanmıştır.
Alan için tasarlanan yapıların yüzde 80'ini sosyal amaçlı konutlar oluşturmaktadır. Proje kapsamında, kreş ilköğretim okulu, dini tesis, karakol, yürüyüş yolları ve alışveriş merkezine yer verilmiştir.
2688 konutun yapılacağı Canik Kuzey Yıldızı Kentsel Dönüşüm Projesi'nin ilk ayağında 960 konutun inşaatı devam etmekte olup, yapılacak olan kuralarla konutlar mülk sahiplerine teslim edilecektir (http://www.ugurkentseldonusum.com.tr/tr/referans/s/70).



şekil 6 : Canik İlçesi Yeşilova ve Gazi Mahalleleri Kentsel Dönüşüm Projesi


383 dönüm alan üzerine kurulan ve toplamda 2 bin 688 konuttan oluşacak olan Canik Kuzey Yıldızı Kentsel Dönüşüm Projesi'nde 3 tip konut yer almaktadır.
C tipi (96,21 m²),
B1 tipi (118,25 m²),
CK1 tipi (142,85 m²) dairelerden oluşan projenin ilk etabında C tipi 960 konutun inşaat çalışmaları sürdürülmektedir.  

IV. DENİZ İLE ŞEHİR ARASINDAKİ YAPILARIN KALDIRILMASI
Samsun il merkezinde, kıyıda doğu-batı yönlü bir gelişme görülmekle birlikte kıyıdan iç kesimlere doğru güney yönlü bir büyüme eğilimi görülmektedir. Havaalanı ve 19 Mayıs Üniversitesi kentin gelişme yönü üzerinde doğrudan etkili olmuş, gelişmiş sanayi alanları ve verimli Bafra-Çarşamba ovaları Samsun’un önemli bir nüfus büyüklüğü ve yoğunluğa sahip olmasının temel nedenlerinden biri olarak ortaya çıkmıştır. Bu yoğunluğun önemli bir bölümü sahil kesiminde yoğunlaşmış ancak zaman içinde iç kesimlere doğru yerleşme lekesi büyümüştür.
Samsun Büyükşehir Belediyesi denizle şehir arasında engel olan yapıların 2 yıl içinde tamamen kaldırılmasına ilişkin bir proje hazırlamaktadır. Geçmiş  yıllarda  “Sahilimi  İstiyorum” kampanyası düzenlenerek  kentli  halkın  denize  rahat  ve  ucuz  bir  şekilde  ulaşabilmesi  için  kamuoyu  baskısı   oluşturulmuştu.
Sahildeki  kayıkhaneler  vb  salaş  kullanımların hepsi  temizlenerek  bugünkü  Sevgi  Kafenin olduğu  bölgede  yürüyüş  yolları, yapay  göletler ,lokantalar, çay  bahçeleri, hayvanat  bahçeleri  düzenlenerek  çok  büyük  rekreasyon alanları düzenlenmiştir. Eski  Fuar  Alanı’nın  olduğu bölgede  yapılan düzenlemelerle sahil  yeniden  ele alınarak, denize açılan  foseptikler  için derin  deniz  deşarjı  sağlanmıştır.
Samsun-Trabzon Karayolu şehrin ortasından geçtiği için  üst  geçit  ve  alt  geçitlerle  halkın denize  ulaşabilmesi  sağlanmıştır. 
Ancak, daha  sonra kentte raylı  sistem  yapılınca doğu-batı  istikametinde  şehir  yeniden  adeta  bir  duvarla  denizden koparılmıştır. Hafif  raylı  sistem olarak  üniversite ile kent  merkezi arasında çalışmakta, korunaklı  bir  alan içinden geçtiğinden bu kesimi adeta bir duvar gibi bölmektedir.
Hafif Raylı Sistemde sadece merkezde hemzemin geçişler olması, yayalar için sorun yaratmaktadır. Kentin kuzey eteklerinden gelen dere yataklarından gelen suyun  raylı  sistemde birikmesi ile potansiyel tehditler oluşturmaktadır. İlerde altyapı açısından da sorun çıkarabilecektir.

    
şekil 7: Samsun Kıyı’da Yoğun ve Karmaşık Yapılaşma ve Düzenleme Sonrası

-              Makro hedef;  Kentsel Dönüşüm çalışmaları kapsamında 2 yıl içerisinde denizle şehir arasında engel olan yapıların tamamen kaldırılması, 3 koridordan şehrin denizin birleştirilmesi,
-              Alt Hedef 1; Liman bölgesindeki Borsa Siteleri, Bafra  Kamyon Garajı’nın kaldırılması, Kamyon Garajı yapıları yıkılarak tasfiye edilmiş, Bafra Garajı’nın olduğu alan ise Park Alanı olarak düzenlenmiştir. Bu hedefe ulaşılmış; Borsa yapısı Ankara  yoluna  hakim  otogarın arkasına taşınmıştır.
-              Alt Hedef 2; Borsa’nın kendi binalarının yapımı ve taşınması tamamlanmış ve Gıda Borsası’ndaki mülk sahipleri Otogar’ın arka kesimine taşınmıştır.  
-              Alt Hedef 3; İkinci koridorun Cumhuriyet Meydanı ile sahil şeridi arasında açılması planlanmıştır. Bu bölgede bulunan Yaşar Doğu Spor Salonu ve Devlet Demir Yolları'na (DDY) ait binaların taşınması. Üçüncü koridor Mert Irmağı ile Shell Kavşağı arasında kalan bölümdeki DDY ait binaların tahliyesi de tamamlanmak üzeredir. Bu  binanın kent  müzesi  olarak  düzenlenmesi  de düşünülmektedir.  

V. SAATHANE MEYDANI VE CİVARI İMAR PLANI PROJESİ:( Saathane-Taşhan-Belediye Kentsel Dönüşüm Projesi)
Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından 2010 yılında ele alınan önemli kentsel dönüşüm projelerinden biri de “Saathane Meydanı ve Civarı Kentsel dönüşüm Projesi’dir. ; Saathane Meydanı, Buğday Pazarı Caddesi, İhsaniye Sokak, Patlıcan Pazarı Sokak, Eski Telgrafhane Sokak, Çarıkçılar Sokak, Balık Pazarı Sokaklarında çevre düzenlemesi yaparak, buradaki tarihi dokuyu gün yüzüne çıkarmayı hedeflemektedir (http://www.lpghaber.com/haberler/karadeniz/buyuksehir-saathane-projesini-esnafa-anlatti-667925.html)
Büyükşehir Belediyesi tarafından; itfaiye, atölye, depolar ve buna benzer hizmet binaları şehrin trafiğini etkilememesi ve görsel açıdan daha iyi bir görünüm için şehrin dışına taşınmıştır.
Büyükşehir Belediyesi hizmet binasının etrafında bulunan Atatürk Bulvarı'na kadar bulunan yerlerin Saathane Meydanı, Buğday Pazarı Caddesi, eski Telgrafhane Sokak, Çarıkçılar Sokak, Balık Pazarı Sokağı'nda çevre düzenlemesi yapılarak burada tarihi dokunun gün yüzüne çıkarılması hedeflenmektedir. Alan içersindeki tarihi eserlerden Taşhan'ı meydana çıkarıp, bu alanı ticari alandan kurtarıp, turizme kazandırmak istenmektedir. Sit alanı olan projenin ilk etap çalışması, belediye binası ile Atatürk Bulvarı arasındaki 7 bin 900 metrekarelik alanda yapılacaktır.

şekil 8: SAATHANE MEYDANI VE CİVARI İMAR PLANI PROJE ALANI


şekil 9: SAATHANE MEYDANI VE CİVARI İMAR PLANI PROJESİ

Keza o bölgede tarihi eser statüsünde olması gerektiğinden bugün ticarethane olarak kullanılan başka binalar mevcut ise onların da korunması gerekir. Dönüşüm projesinde korunması planlanan binaların (Taşhan, Medrese, Cami) dışında etrafına yapılan binaların tarihi eser olmadığı (hiçbirinin 100 yaşından büyük olmadığı) ve belki de imarsız, yapı kullanma ruhsatsız ve arsa tapusu ile duran binalar olduğudur. Buradaki  binalar  tarihi eser olmayabilir ama  ruhsatsız  ve kaçak  değildir.  Tarihi  dokuyu  öne  çıkaran bir projelendirme yapılması, etrafındaki ticaret dokusunun da tescilli olmamasına rağmen anı ve kültür değerinin korunması gerekmektedir.

VI. SONUÇ ve ÖNERİ STRATEJİLER
1960’larda, Samsun’da Bülent Berksan Planı yürürlüğe girmiş; böylece, 1960–1970 arasında, Samsun kentinin gelişimi planlı bir nitelik kazanmıştır. Ancak, 1970’lerdeki hızlı kentsel gelişim karşısında yetersiz kalan bu plan, işlerliğini yitirmiştir (Yurt Ansiklopedisi, 1982, S. 6619).
Samsun; 2004 yılında 5216 Sayılı Yasaya göre Büyükşehir Belediyesi statüsüne geçmiş; diğer belediyelerden farklı yetki ve sorumluluklar edinmiştir.
Büyükşehir belediyesi ilan edilmesi ile birlikte; Samsun’un 1/25 000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’nın yapılmış olması kentin planlama tarihi açısından önem teşkil etmektedir.
1/100.000 Ölçekli Samsun Çevre Düzeni Planı; 20 yıllık süreci hedef alarak İl bütününde, sürdürülebilir, yaşanabilir bir çevre oluşturulması, tarihsel, tarımsal ve turistik kimliğinin korunmasını, Türkiye’nin kalkınma politikaları kapsamında, sektörel gelişme hedeflerine uygun olarak belirlenen planlama ilkeleri doğrultusunda, planlı bir gelişme ve büyümeyi amaçlamaktadır (İl Özel İdaresi Stratejik Planı).
Samsun’da kentsel dönüşüm projeleri; üst ölçekli (1/100 000, 1/25 000) Nazım Planlar’dan bağımsız olarak ele alınmakta ve deprem tehlikesi de göz önünde bulundurularak iyileştirmeyi değil yıkıp yeniden yapmayı esas almaktadır (Kahraman, H., 2008, S.11).
Toplu Konut İdaresi (TOKİ) uygulamalarını ekonomik kılmak için kentsel rantı arttırmak ve bu rantın yeniden paylaşımının örgütlenmesi hedeflenmektedir. “Kentsel Dönüşüm Projeleri” giderek dar gelirlilerin konut sorununun çözümü dışında, orta ve üst gelir gruplarına yönelik hale gelmiştir.
Samsun’da kentsel dönüşüm uygulamalarında, Belediyeler ve TOKİ işbirliğinde kamusal alanların (İlkadım Belediyesi’nde 3 adet Pazar Yeri) konut kullanımına açılarak oluşturulan rantın yine kamu yararı (2. Bulvar yolu, gecekonduların ıslahı doğrultusunda) kullanıldığı görülse de, sonuçta artan yapı yoğunluğu ve beraberindeki nüfus yoğunluğu karşılığında şehir merkezinde zaten oldukça kısıtlı olan donatı alanı ihtiyacı daha da artmaktadır.
Samsun metropoliten kent bütününün sağlıklı ve çağdaş kentleşmesi için, şehir planlaması, koruma, kentsel dönüşüm ve yenileme amaçlı aşağıdaki stratejiler geliştirilmiştir.

VI.1.MAKRO STRATEJİLER 1
Samsun kent merkezinin “sağlıklaştırılması ve iyileştirilmesi”  gereklidir.  Bu ancak çok yönlü stratejiler demeti ile olabilir. Bu stratejiler farklı konulara, farklı kentsel kesimlere ve farklı sektörlere çözüm aramalıdır. Kısaca; farklı stratejik yaklaşımlar aşağıdakileri kapsamalıdır.
·        Samsun’un “Bölge Merkezi” niteliğinin kuvvetlendirilmesi,
·        Merkezi İş Alanı (MİA) iyileştirmelerinin yapılması, bu bağlamda koruma planlarının yapılması ve uygulanması, 
·        Samsun eski kentsel kimliğinin korunması ve geliştirilmesi,

VI.2. MAKRO STRATEJİLER 2
·        Samsun Limanı’nın yük ve konteyner faaliyet ve kullanımlarının Doğuya Tekkeköy’e kaydırılması,
·        Samsun Limanı ve gerisindeki yeşil alanın düzenlenmesi,
·        Eski Tütün Fabrikası alanının kendine öz stratejik bir yaklaşımla ele alınması.

VI.3.MAKRO STRATEJİLER 3
·        Samsun’a özgü projeler geliştirilmesi, plan ve peyzaj düzenleme bütünlüğünün sağlanması (Bankalar Caddesi, Saathane ve Belediye  Meydanları, Gaziler, vd.),
·        Raylı sistemin yada TCDD hattının Sanayi Bölgeleri, OSB ve havaalanına kadar uzatılması, Çalışma Alanları – MİA – Barınma Alanları bütünlüğünün sağlanması, asimetrinin işletmecilikle giderilmesi,
·        Raylı Sistem İstasyonları civarında otopark düzenlemelerinin yapılması (Park and Ride System ) ve ufak alt merkezlerin geliştirilmesi,
·        Yaya düzenlemelerinin, yaya bölgelerinin arttırılması.

VI.4. .MAKRO STRATEJİLER 4
·        Atakum Alt-Merkezi’nin kuvvetlendirilmesi,
·        Atakum Sahil Bandının düzenlenmesi,
·        Tekkeköy kesiminin Çalışma Alanı olarak iyileştirilmesinin stratejik plan dahilinde düzenlenmesi, 
·        Tekkeköy  ve yakın civarının (Kutlukent vb)  yaşam kalitesinin artırılması.

VI.5. ALT STRATEJİLER

VI.5.1. ALT - STRATEJİ 1. ÜST ÖLÇEKLİ PLANLARA UYUM
TOKİ - Belediye işbirliği içinde yapılan Toplu Konut uygulamalarında, üst ölçekli (1/100 000, 1/25 000 ve 1/5000) Samsun Nazım Planları’na uyum sağlanması esastır.

 
1/100 000 Ölçekli Samsun Çevre Düzeni Planı

Nazım Planlardan bağımsız, parçacı ve kopuk uygulamalar kentsel gelişimin planlı ve düzenli olmasını engelleyecek niteliktedir.

VI.5.2. ALT –STRATEJİ 2.  KONUT TALEP TAHMİNİ YAPILMASI
·        Samsun’da günümüzde ve geleceğe yönelik olarak “Kentsel Konut Gereksinimi” ve talep tahmininin bilimsel yöntemlerle yapılması gerekmektedir.
·        İnşaat sektörünün kamu – özel karşılıklı etkileşimi hesaplanmalıdır.
·        Konut stoğu, fazlası hesaplanarak gereğinden fazla konut inşa edilmemelidir.    

VI.5.3. ALT -STRATEJİ 3. YEREL MİMARİ ÖZELLİKLERE UYUM
·        Konut mimarisinin belirlenmesinde, iç ve dış mimari özelliklerin tasarlanmasında, Samsun geleneksel mimari özellikleri göz önünde bulundurulmalıdır.
·         Mimari tip proje uygulamasından vazgeçilmelidir,
·          Konut mimarisi, yaşam tarzına, sosyo-ekonomik düzeye ve aile büyüklüklerine göre çeşitlendirilmelidir.
·          Sosyal ve ekonomik yapıya göre, küçük aileler ve öğrencilere yönelik “Küçük Konut” ve “Kiralık Konut” üretimi de yapılmalıdır.

VI.5.4. ALT -STRATEJİ 4. EKOLOJİK PLANLAMA İLKELERİ
Kentsel Dönüşüm Alanları’nın planlamasında “ekolojik planlama ilkeleri” denilebilecek, “Çevre Duyarlı” ve “Sürdürülebilir” ilkeler göz önünde bulundurulmalıdır.

VI.5.4. ALT -STRATEJİ 5. SOSYAL VE KÜLTÜREL YAPIYA SAYGI
Kentsel Dönüşüm uygulamalarında dönüşümü yapılan kent parçalarında yaşayanların sosyal ve ekonomik, kültürel durumları dikkate alınarak, mekânsal düzelmeler yapılmalıdır.

VI.5.5. ALT -STRATEJİ 6. BÜTÜNCÜL YAKLAŞIM
·        Toplu konut ve kentsel dönüşüm uygulamaları, dağınık ve parçacı olmaktan çok belirli bir kent parçası (mahalle, semt) oluşturacak büyüklüklerde ve ölçeklerde planlanmalıdır.
·        Her mahallede bir kentsel dönüşüm alanı ilanından daha çok, Nazım Planlar doğrultusunda Samsun metropoliten kent bütününün bir alt merkezi olacak alanlarda dönüşüm projeleri yapılmalıdır. 
·        Her bulunan hazine arazisi, (örneğin pazar alanı vd.) kamusal açık/yeşil alanlar yapılaşmaya açılmamalıdır.

VI.5.6. ALT -STRATEJİ 7. DOĞAL VE KÜLTÜREL DEĞERLERİN KORUNMASI
Kentsel dönüşüm alanlarının seçilmesinde, doğal, arkeolojik ve kentsel/tarihsel korunması gerekli alanlara dikkat edilmelidir. Ayrıca, kentsel dönüşüm alanlarının belirlenmesi ve planlanmasında “Kentsel Sit”, “Tarihi Sit”, “Arkeolojik Sit” alanları ve anı değeri olan kentsel dokuların korunması ve sağlıklaştırılmasına yönelik politika ve planlar geliştirilmelidir.

VI.5.7. ALT -STRATEJİ 8. DOĞAL VERİLERİN ÖNEMSENMESİ
·        Özellikle, jeolojik yapı, depremsellik ve hidroloji konularına önem verilmelidir.
·        Orman ve tarım toprakları yapılaşmaya açılmamalıdır.
·        Ani yağışlarda ortaya çıkabilecek sel, taşkın ve toprak kaymaları için önleyici önlemler alınmalıdır.
        
VI.5.8. ALT -STRATEJİ 9. DOĞAL PEYZAJIN KORUNMASI
·        Dönüşüm alanları yer seçimi ve planlanmasında kentsel görünüm, doğal peyzaj ve siluete dikkat edilmelidir.
·        Kırsal peyzaj ve göl, kıyı peyzajları korunmalıdır.

VI.5.9. ALT -STRATEJİ 10.TOPLU TAŞIMACILIK
Kentsel Dönüşüm Alanları’nın kent ile doğrudan toplu ulaşım bağlantıları kurulmalıdır. Belirli büyüklükten sonra bu ulaşım, raylı toplu taşın sistemleri ile olmalıdır.
       
VI.5.10. ALT -STRATEJİ 11.HALKIN KATILIMI
Kentsel Dönüşüm ve Koruma konularında yapılacak planlama ve projelendirmelerde “Sivil Toplum Kuruluşları” nın ve “Halkın” katılımı sağlanmalıdır.
         
VI.5.11. ALT -STRATEJİ 12. DENİZ İLE KENTİN BÜTÜNLEŞTİRİLMESİ
Kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında 2 yıl içerisinde denizle şehir arasında engel olan yapıların tamamen kaldırılması, 3 koridordan şehrin denizin birleştirilmesi gereklidir.
   


KAYNAKLAR

Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıklarının Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Yasa Uygulama Yönetmeliği (14.12.2005 Tarih Ve 26023 Sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanarak Yürürlüğe Girmiştir).
1710 Sayılı Eski Eserler Kanunu.
2863 (3386-5226 Değişik) Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu.
5393 Sayılı Belediye Kanunu.
Samsun İl Özel İdaresi Stratejik Planı, Plan Raporları.
Atik, S., A., (2010)., Samsun Üzerine Bazı  Kavramsal Değerlendirmeler, Gazi Üniversitesi, ŞPB 462-B, Samsun  Atölyesi.
Kumbasar, V., (2011), Samsun ile ilgili kişisel görüşme.
Kahraman, H., (2008), Samsun’da Kentsel Dönüşüm Uygulamaları, TMMOB, Bildiriler Kitabı.
TOKİ Gecekondu Dönüşüm, Kentsel Yenileme Projeleri, Şubat 2011, S.248-251.
Yurt Ansiklopedisi, (1982), s. 6619.
 http://www.lpghaber.com/haberler/karadeniz/buyuksehir-saathane-projesini-esnafa-anlatti-667925.html.




Bu bildiri 13-16 Ekim 2011 Tarihlerinde düzenlenen "Samsun Sempozyumu"nda sunulmuştur. 

Thursday, April 14, 2011

PATARA GELEMİŞ KÖY YERLEŞİK ALANINDA YAPILMASI DÜŞÜNÜLEN YAPILAŞMALAR HAKKINDA GÖRÜŞLER


PATARA GELEMİŞ KÖY YERLEŞİK ALANINDA YAPILMASI DÜŞÜNÜLEN YAPILAŞMALAR HAKKINDA GÖRÜŞLER


Patara Özel Çevre Koruma Bölgesinin büyük bir kısmı Antalya ili Kaş ilçesi, diğer kısmı ise Muğla ili sınırları içerisinde yer almakta ve 197.1 km2 lik bir alanı kaplamaktadır.

Bölge tarihi ve kültürel eserlere, eşsiz doğal zenginliğe ve güzelliğe sahiptir. Özellikle Türkiye'nin Akdeniz kıyı sahillerinde deniz kaplumbağaların 17 yumurtlama ve üreme sahasından biri olan Patara Kumsalı, 1.derece önemli yumurtlama ve üreme alanı olarak koruma altındadır .

Patara Antik kenti, arkeolojik ve doğal değerleri açısından Likya Bölgesi’nin en önemli merkezlerinden biridir. Eski çağlardan günümüze dek süren yerleşim, Patara’nın sınırlarını oluşturan bu günkü Gelemiş Köyü’nün zamanımızda tanınmasına ve tercih edilmesine olanak hazırlamıştır .

Patara I. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescil edilen antik kent kesiminin korunmasında büyük sorunlar yaşanmaktadır. Antik Kentin bir bölümü özellikle NEKROPOL ALANI (Antik Dönem Kent Mezarlığı) Gelemiş Köyü’nün altında kalmıştır.

Doğal Sit Alanları ile birlikte kentin “I. Derece Arkeolojik ve Doğal Sit Alanları” nın büyük bir bölümü bu gün için hala kumlar altındadır (Resim 1).


Resim 1. Patara Antik Kenti Genel Görünümü

I. PATARA ÖZEL ÇEVRE KORUMA BÖLGESİ NİTELİKLERİ

I.1. DOĞAL ve KÜLTÜREL DEĞERLER

Patara Antik Dönemde Likya’ nın Başkentidir. Korunması gerekli doğal ve kültürel değerlerin yoğunlaştığı ÖÇKB içinde (193 km2)  yer almaktadır.

Antik Kentin Nekropol Alanı ise, Gelemiş Köyü içinde yer almaktadır. Bölgede korunması gerekli en önemli kültürel değerler Pyndai ve, Xanthos Antik Yerleşimleri, Gemicik Adası, Tavas Tepesi’dir.

Doğal değerleri; Akdeniz’de Caretta Caretta türü kaplumbağaların yumurtlama yeri olan “Patara Kumsalı” ve bu kesimde alüvyonel birikintiyi sağlayan ve Kumul’un ortasından Akdeniz'e dökülen "Eşen Çayı" oluşturmaktadır.

Düzlükler; doğuda günümüzde kısmen kurutulmuş bulunan "Ova Gölü" ile son bulmaktadır. Biyo-çeşitlilik bakımından da, Akdeniz fito-coğrafik bölgesi içinde yer alan Patara ÖÇKB bitki ve hayvan örtüsü ile, eko-sistem çeşitliliği yönünden önemli bir zenginlik içermektedir.
Turizmin geliştiği Gelemiş Köyü dışında bölgenin temel geçim kaynağı tarımdır, hemen bütün kırsal yerleşimlerde örtü altı tarım yaygındır.

Yamaç alanların 500 metre kotuna kadar kesimlerinin ana örtüsü zeytin, bu yükseltiden sonra, iğne yapraklı ormanlardır. Patara Antik Kenti'nin orta kesimlerinde Antik Dönem Limanı iken bataklığa dönüşmüş olan “Gelemiş Gölü”, hem kent kalıntılarını hem de özel bir ekosistemi içermesi bakımından ayrı bir öneme sahiptir .

2. GÜNCEL GELİŞMELER VE DEĞERLENDİRME

Kasım - Aralık 2010 tarihlerinde Gelemiş’te yeni bir yapılaşmanın başlayacağı aşağıdaki haberlerle öğrenilmiştir.
“Dünyanın en değerli kumsallarından birini barındıran ve üç ayrı koruma statüsü bulunan Kaş'a bağlı antik Patara kentine 400 villa yapılacak. Koruma imar planı çerçevesinde yapılacak olan villaların bir kısmının inşaatına başlanması bölgede tartışma yarattı. Uzmanlar, Patara'nın ikinci bir Side olacağını öne sürüyor”

Kooperatiflerin yapılaşmasına açılan alanlar hem “Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi” içinde kalmakta, hem de  III. Derece Arkeolojik ve Doğal Sit Alanı’dır.

2.1. ÖZEL ÇEVRE KORUMA BÖLGESİ İÇİNDEKİ DURUMUN DEĞERLENDİRİLMESİ:

Patara’nın da içinde bulunduğu bölge, Bakanlar Kurulu Kararı ile "Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi" (ÖÇKB) olarak belirlenmiştir  .

1989 yılında 383 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı kurulmuştur. Kuruluş amacı, Bakanlar Kurulunca “Özel Çevre Koruma Bölgeleri” olarak tespit ve ilân edilen alanlardaki çevre değerlerini korumak ve ona yönelik tedbirleri almaktadır.

Özel Çevre Koruma Bölgeleri; tarihi, doğal, kültürel v.b. değerler açısından bütünlük gösteren ve gerek ülke gerek dünya ölçeğinde ekolojik önemi olan alanlardır.

Bu alanlar; özelliklerinin geleceğe ve gelecek nesillere ulaştırılmasını ve doğal kaynakların korunarak kullanılmasını teminen, 2872 sayılı Çevre Kanununun 9. maddesine ve ülkemizin taraf olduğu “Akdeniz’de Özel Koruma Alanlarına İlişkin Protokol” gereğince Bakanlar Kurulu tarafından ilân edilir. Bu Protokol kapsamında ülkemizdeki ilk Özel Çevre Koruma Bölgesi 1989 yılında Bakanlar Kurulu Kararıyla ilan edilmiştir.

Özel Çevre Koruma Bölgesinde yapılacak her türlü yapı ve tesis için belirlenmiş Koruma ve Yapılanma Esasları aşağıdadır :

Madde 6 - Özel Çevre Koruma Bölgesinde yapılacak her türlü yapı ve tesis Kurulca belirlenecek esaslar çerçevesinde Başkanlığın iznine tabidir.

Bu bölge için kat sınırlaması konulabilir; inşaatların deniz cephesini en az işgal edecek şekilde planlanması ve kanalizasyon atık ve artıkların çevreyi ve denizi kirletmeyecek şekilde yapılması zorunludur. Alt yapı yapılması, atık ve artıkların arıtılmasını veya açık denize atılmasını sağlayacak şekilde düzenlenir.

Doğayı bozmamak ve doğa ile uyum sağlamak şartıyla restoran, kafeterya, büfe, plaj, satış yeri, ofis, iskele, yat ikmal, bakım ve onarım yerleri ile bölgenin gerektirdiği diğer tesisler, günübirlik hizmet tesisleri ve müştemilatı ile yat yolcularının kısa süre dinlenmelerini sağlamak üzere az sayıda sınırlı yatak kapasitesine sahip yat-oteller (yatel) için inşaat ve işletme izni verilebilir.

Katıldığımız uluslararası koruma sözleşmeleri ile çevre mevzuatı esasları dikkate alınarak düzenlenecek özel koruma bölgesi planlarının yürürlüğe konulması suretiyle yeni uygulama imar planları yapılıncaya kadar; mevcut uygulama imar planlarına göre yapı ruhsatı almış binaların durumları, Başkanlıkça incelenerek uygun görüşenlerin inşaatının devamına veya projesinin değiştirilmesi şartıyla devamına müsaade edilebilir.

Mevcut nazım ve uygulama imar planlarına ve mevzuata aykırı her türlü yapı, usulüne göre yıktırılır.





Resim 1. Patara ÖÇKB Çevre düzeni Planı (Özel Çevre Koruma Kurumu)


2.2.  PATARA YÖNETİM PLANI AÇISINDAN DURUMUN DEĞERLENDİRİLMESİ
Temmuz 1996 - Ağustos 1997 tarihleri arasında, ÖÇK Kurumu Başkanlığı ile Kültür Bakanlığı, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü, Dünya Bankası finansmanlı  “Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi Yönetim Planı Bilimsel Çalışmaları” nı hazırlatmıştır. Bu çalışmada; Patara’da “Fiziki ve Doğal Değerler”, “Doğal ve Kültürel Miras”, “İnsan Kaynakları”, “Kurumsal Yapı” üzerine bilimsel araştırmalar hazırlanmıştır. Patara ÖÇKB “Yönetim Stratejisi” ile “Eylem Planı” hazırlanmıştır  .
Halkın katılımının sağlanması amacıyla yerinde iki kez yerel toplantılar düzenlenmiş, çalışma grupları oluşturularak sorunlar ve çözüm önerileri araştırılmıştır.
Yönetim Planı kararları arasında; Gelemiş Köyü yerleşiminin Patara Antik Kenti Giriş Kapısı olarak düzenlenmesi, kaçak yapılaşmaların tasfiye edilmesi ve Gelemiş’in mevcut nüfusu ile küçük bir eko-köy olarak düzenlenmesi bulunmaktadır (Resim 2).

Resim 2. Patara (Gelemiş) Ruhsatsız ve Kaçak Yapılaşmalar

2.3. GELEMİŞ’İN KORUMA PLANLARI AÇISINDAN DURUMUN DEĞERLENDİRİLMESİ

Kültür Bakanlığı tarafından, Antalya Valiliği İl Kültür Müdürlüğü aracılığıyla, 1997 yılı sonlarında “Patara (Gelemiş) Koruma Amaçlı İmar Planı” çalışmaları ile  , ilave ve revizyon harita alımı çalışmaları başlatılmıştır. Harita çalışmaları 1998 ortalarına kadar sürmüş ve halihazır haritalar sayısallaştırılmıştır.

Hazırlanan 1/25 000 ölçekli plan revizyonu, 1/5000 ve 1/1000 Ölçekli Koruma Amaçlı Planlar, Plan Raporları ve Analiz /Değerlendirme çalışmaları, 1998 yılı sonunda, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’ne incelenmek üzere sunulmuştur.   Planlama çalışması, Kültür Bakanlığı’nın uzun süren inceleme sürecinden sonra uygun bulunmuştur   (Şekil 1 / Nazım Plan).






Şekil 1. Patara (Gelemiş) Koruma Amaçlı İmar Planı (1/5000) (Kaynak: UTTA Ltd)

Planlamada; Gelemiş Köyü bir yumuşak turizm (soft turizm) alanı olarak yerel dokusu ile korunmuş, kooperatif alanlarının ikinci konut olarak yoğun yapılaşmaları engellenerek, çadırlı kamp, mokamp  vb. açık alanlar şeklinde düzenlenmeleri öngörülmüştür.

Kaçak yapıların da, korumaya yönelik plan kararlarına uygun hale getirilmeleri, olanaksız ise tasfiye edilmeleri öngörülmektedir. Köy girişinde bir karşılama mekanı oluşturulması, Antik Kent’e bir giriş kapısı düzenlemesi ile, özel taşıt sistemi güzergahı belirlenerek arkeolojik alanların gezilmesi önerileri ana plan kararlarındandır.

Patara (Gelemiş) Koruma Amaçlı İmar Planı (Halihazır Kotlu Plan ve Çevre Düzenleme İşi)  Açıklama Raporu’na göre ;

Özellikle III. Derece Arkeolojik Sit Alanı içinde arkeolojik değerlerin korunması ve toplumlara sunulması, turizm için gerekli hizmetlerin yapılması ve hizmeti yapanların varolan ve gelişecek olan faaliyetlere (tarım, turizm, ticaret, hizmetler vb) olanak sağlanması hedeflenmiştir. (S.32)

Gelemişte sürekli oturan nüfusa yönelik olarak kentsel sosyal donatı standartları dışında yeni bir donatı önerilmemiştir. (S.33) Planda, “Bölgede sürekli korunacak nüfus için de bu olanaklar planda yeterince yer almıştır” denmektedir. Yani, Plan yeni bir nüfus getirmemiş, bu nedenle yeni bir donatı alanı da önermemiştir.

Denize kadar inen ve ANTİK KENT ile ANITSAL MEZARLAR’ın büyük bir bölümünü tahrip eden asfalt yolun yapımı ile konut yapımını özendiren tutum zamanımızdaki kaçak yapılaşmayı da beraberinde getirmiştir.

ARKEOLOJİK SİT ALANLARININ YENİDEN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK KAVRAMI İÇİNDE KULLANIM VE ŞİMDİYE KADAR OLUŞAN KAOSAL DURUMUN TEKRAR GÖZDEN GEÇİRİLMESİ GEREKLİDİR .

Patara Arkeolojik Sit Alanları’nın Korunması ve toplum/kamu yararına uygun kullanılabilmesini hedefleyen 1/1000 Ölçekli “Koruma İmar Planı” özellikle bu hedefin gerçekleştirilmesini sağlayacak araçları birlikte getirmiştir (Şekil 2).

“Bunların başında, alanın özel kullanışlar yerine topluma/kamuya açık olarak kullanılması öngörüsü gelmektedir. Kuşkusuz, topluma/kamuya açık kullanım şartı, alanın kamu idarelerince yönetilmesini gerektirmektedir. ” (Plan Raporu, S.33)



Şekil 2. Patara (Gelemiş) Koruma Amaçlı İmar Planı SEÇENEK I Düşük Yoğunlukta (KAKS :0, 10) Turizm, Konaklama ve Rekreasyon (Örgün Girişim) Ölçek 1/5000




Kooperatif alanların yer seçtiği alan için Patara (Gelemiş) Koruma Amaçlı İmar Planı (1/1000), III. Derece Arkeolojik Sit Alanı Plan Notları (3)’e göre;

Plan Notu 3: Özel Koşullu  Turizm yerleşme Alanları (Ö)

Bağımsız veya hisseli mülkiyette bulunan çok sayıdaki imar ve kadastro parsellerinin toplu uygulamaya girecekleri alanlardır. Bu alanlar “Özel İmar Uygulama Bölgeleri” olarak sınırlandırılacak ve gruplandırılacaktır.

“BU ALANLARDA; ANCAK ÇADIRLI VEYA SÖKÜLÜP TAKILABİLİR BUNGALOV YATAK ÜNİTELERİ OLAN KAMPİNG VE MOKAMP TÜRÜ KONAKLAMA VE LOKANTA, GAZİNO, KIR KAHVESİ VB YEME-İÇME, DİSKOTEK VB EĞLENCE GÜNÜBİRLİK TESİSLERİ YER ALABİLİR”.  Bu kullanışlar tek tek veya birlikte de oluşturulabilir.

Bunun dışında; II. KONUT, PANSİYON, KONUT, OTEL-MOTEL, APART OTEL, TATİL KÖYÜ VB HİÇBİR KONAKLAMA TESİSİ YER ALAMAZ.

Servisler, yönetim, misafirhane ve personel lojmanları için geçerli olmak üzere max. Yapı yoğunluğu TAKS : 0.05, KAKS : 0.10 ve hmax: 6.50 m.dir.

Görüldüğü gibi ALANDA II: KONUT ve benzeri yapılaşmalar bu planla yasaklanmıştı. Ancak, yeni yapılan plan bütün ÖÇK ve Koruma Kanunlarına, yönetmeliklerine ve ilkelerine aykırı olarak alanda yapılaşmalara yer vermiştir.
Tespit ve tescil edilen korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının korunma alanlarının tespiti ve bu alanlar içinde inşaat ve tesisat yapılıp yapılamayacağı konusunda karar alma yetkisi Korunma alanı ile ilgili karar alma yetkisi Koruma Kurullarına aittir (2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu Madde 8). Korunma alanlarının tespitinde, korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının korunması, görünümlerinin ve çevreleri ile uyumlarının muhafazası için yeteri kadar korunma alanına sahip olmaları dikkate alınır.

Ancak, Antalya K.T.V. Koruma Kurulu’nun 3. Derece Arkeolojik Sit Sınırları içinde Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı tarafından yapılmış olan “Koruma – ma Amaçlı İmar Planı”  nı uygun görmesi, daha önceden burada çok düşük bir eko-turizm amaçlı sökülüp takılabilir yapılaşma öngörülürken burada ikinci konut türü çevreye aykırı yapılaşmaya açılmasına yol açacaktır.

GELEMİŞ III: derece Sit Alanı, hatta Gelemiş köyünün tamamı, Patara Antik Kenti ve Patara Kumsalının korunması için  “Koruma Alanı” olarak belirlenmelidir. Kaçak yapılaşmalar tasfiye edilmeli kesinlikle yeni hiçbir yapılaşmaya izin verilmemelidir.
Aksi takdirde yapılaşmalar giderek artacak ve Patara Antik Kenti içi ve çevresi arkeolojik alanları tahrip edilmiş yeni bir Side, Halikarnasos (Bodrum), Keramos, Perinthos olacaktır.

Thursday, February 3, 2011

AFGANİSTANDA TALİBAN TARAFINDAN BOMBA İLE YIKILAN UCUBE!



EN BÜYÜK ÇEVRE SORUNU: SAVAŞ ve KÜLTÜR VARLIKLARI
14 Nisan 2003

Doç.Dr.Mehmet TUNÇER

Nisan sayısında bahsettiğim ve çıkmasından korktuğum savaş ne yazık ki çıktı ve insani ve çevresel korkunç sonuçları ile endişelerimin birçoğu gerçek oldu..

Aşağıdakilerin bir kısmını gazetelerden okumuş, iletişim araçlarından izlemişsinizdir. Ama belki de bir kısmı benim için olduğu gibi sizler için de ilginç olabilir:

·         Hatay-Van arasındaki bölgede uçaklar için açılan uçuş koridorlarından bu mevsimde ortalama 500 000 göçmen kuşun geçtiğini, bu sürülerin içine dalan savaş uçaklarının sürülerde toplu ölümlere yol açtığını, hatta bazen uçaklar için  de büyük tehlike yarattığını,

·         Irak savaşı esnasında güneydoğu bölgemizde yer alan Şanlıurfa, Mardin, Diyarbakır gibi kentlerde, bazı önemli yapıların korunması için çatılarına işaretleme yapıldığını,

·         Ülkemizin savaşa girmesi halinde 34 il ve 62 müze müdürlüğünün tehdit altında olacağını ve olası bir savaşta müzelerdeki değerli eserlerin daha güvenlikli bir kente taşınmasının düşünüldüğünü,

·         Mezopotamya Kültürlerinin bütünleştiği yer olan BABİL’ in büyük tahribat gördüğünü, burada restore edilen Hellenistik Dönem tiyatrosunda eski Babil kültürünü temsil eden festivaller yapıldığını, hatta Saddam Hüseyin’in kendisini antik dönem Babil Kralları ile özleştirdiğini,

·         Irak’da dünyaca önemli Arkeolojik Alan Nimrud Antik Kenti’nden çıkarılanlar müzelerde korunurken, I. Körfez savaşında bizzat ülkeyi yönetenler tarafından talan edildiğini, 5000-6000 eserin yağmalandığını ve kaçırıldığını,

·         İnsanlığın en eski kentlerinden Ur’da 400’den fazla top mermisi deliği  ve bombaların yarattığı kraterler olduğunu, bir çoğu henüz okunmamış çivi yazılı tabletler ve mühürlerin yok edilmesi ile “tarih içinde tarihin kaybolduğunu”,
  
·         Ninova Antik Kenti’ndeki buluntuların savaş esnasında top ateşi ile yerler bir edildiğini, hatta çalınan arkeolojik hazinelerle dünya tarihi eser piyasasında “Asur Modası” nın başladığını,

·         Bugünlerde, Bağdat’ta bombalanan Savunma Bakanlığı’nın bir Osmanlı Külliyesi olduğunu ve tamamen yıkıldığını, bu savaş esnasında dünyanın en eski üniversitelerinden birinin de bombalandığını ve yağmalandığını,

·         1954 yılında hazırlanan “La Haye : Silahlı Bir Çatışma halinde Kültür Mallarının Korunmasına Dair Sözleşme”’nin ABD ve İngiltere tarafından halen imzalanmadığını ve bunun imzalanması için uluslar arası baskı yapılması gerektiğini,

·         Arkeolojik alanların ve kültür varlıklarının tahribi ve yağmasına karşı, Amerikan ve İngiliz Arkeoloji Derneklerinden yaklaşık 100 bilim adamının imzaladığı bir yazının The Guardian’da yayınlandığını,

·         Irak tarafından Birleşmiş Milletlere hediye edilen ve ünlü “Hammurabi Kanunları” nın ve MÖ 1260 Tarihinde imzalanan ve Dünya’nın ilk barış antlaşması olan “Kadeş Anlaşması” nın BM salonlarında hem de Güvenlik Konseyi girişinin iki yanında yer aldığını,

·         Koruma konusunda günümüzde UNESCO, ICOMOS ve ICCROM’un da aralarında bulunduğu yaklaşık 2000-2500 uluslar arası örgüt bulunduğunu ve bu örgütlerin ortak amaçlarının; doğal, tarihsel ve kültürel değerlerin insanlığın (bölgesel, kıtasal ya da küresel) ortak mirası olarak korunması yönünde uluslar arası işbirliğinin sağlanması olduğunu,

MOSTAR KÖPRÜSÜ YIKILDIKTAN SONRA
biliyormuydunuz ?

Bunlar Anadolu Sanat Tarihçileri Derneği’nin 11 Nisan da düzenlediği ve Panel üyesi olarak katıldığım “SAVAŞ ve KÜLTÜR VARLIKLARI Paneli” nde konuşulanlardan bazı önemli ve ilginç bulduklarım..

Sn. Prof. Filiz YENİŞEHİRLİOĞLU (ASTAD), Sn. Prof. Hayat ERKANAL, Sn. Füsun ERSOY ve Sn. Özgen ACAR’la birlikte yaklaşık 3 saat salonu dolduran çoğu Paneli düzenleyen ASTAD ve Arkeoloji Derneği üyeleri ile “Savaş” ve “Kültür Varlıkları”  konusunu tartıştık…

Bu günlerde de Bağdat’taki otorite boşluğunu fırsat bilerek devlet dairelerini, bankaları, işyerlerini talan eden ve araçları çalan yağmacıların Bağdat Arkeoloji Müzesine de saldırdıkları ve  yağmaladıklarını biliyoruz. Onlarca yağmacının müzedeki salonlara dalarak tahrip ettiğini, salonlardaki çömlekler ile bazı heykellerin kırıldığını, devrildiğini, bazı eserlerin ve yönetim bürolarının tamamen yağmalandığı bildirilmekte.. Hatta müze girişindeki salonlardan birindeki tarihi eser kapı bile çalınarak götürülmüş.. Eh “küresel gangasterlikler” (!) yanısıra bunlar masum bile sayılabilir!!  (Şubat 2011 / Ortadoğu'da değişen bir şey yok, Mısır'daki müze tahribatında aklıma geldi bu yazıyı da ekleyeyim istedim!)


Taşınır ve taşınmaz kültür varlıklarının korunması için dokümantasyon, bilgi ve belge arşivi çok önemli..  Bilgisayarlar günümüzde sayısal ortama aktarmada ve çok büyük verileri küçük hacimlerde depolamada önemli bir rol üstlendi...
Bilgi bankası yanısıra bölgesel, korunma önlemleri daha fazla olan, daha büyük, zengin ve güvenlikli müzeler oluşturulabilir mi? Korunması gerekli önemli eserler buralarda sergilenebilir mi?

Tabii, her eserin yerinde korunması ve sergilenmesi esastır ama paha biçilmez eserlerin çalınmadan, depremlerden ya da Allah korusun yağmadan ve savaşlardan korumak için böyle önlemler alınmalı diye düşünüyorum…

Barış zamanında doğru dürüst korumayı beceremeyen bizler, acaba savaşta neler yaparız! Öncelikle “Savaş” konusunu sanki bir doğal afetmişçesine ele alıp, öncesinde, esnasında ve sonrasında neler yapılabileceğinin planlanması gereklidir. Barış döneminde önlemler alınmalıdır.. Taşınır, taşınmaz kültür varlıklarının öncelikleri ve önemleri belirlenmeli, bilimsel değerlendirmeler yapılmalıdır.

En doğrusu da BARIŞ için elimizden geleni yapmalıyız!




EN BÜYÜK ÇEVRE SORUNU : SAVAŞ

Doç. Dr. Mehmet TUNÇER
(Bu yazı Irak Savaşı öncesinde yazıldı)

Herkes savaştan söz eder ve haykırırcasına “SAVAŞA HAYIR! DİKTATÖRLERE HAYIR! KATLİAMLARA HAYIR!” derken benim tutup da tarihi ve kültürel yapılardan, Ankara’nın ilk planlarından bahsetmeye devam etmem ne derece doğru olurdu... Ben de, binlerce kez yazıldığı gibi, savaşın insanlara olan ölümcül, psikolojik, sosyolojik ve ekonomik boyutu yanı sıra, “Kent ve Çevre” boyutundan, bir kez daha yaşanan ve yaşanabilecek çevresel ve kentsel  felaketlerden bahsetmek istiyorum.

Kentlerin bombalanması, akıllı da olsa (bu lafa da inanın ki sinir oluyorum, akıldışı bir tahribat için akıllı füze üretmek hangi insanlık dışının işi!!)  füzelerle vurulması,  kentsel altyapıların, içinde masum (askerlerin de çocukları ve sevdikleri var) insanların yaşadığı binaların yıkılması, yangınlar oluşması sonucunu doğurmaktadır. Hele biyolojik ve radyoaktif içerikli silahlar kullanıldığında sonuçlar düşünülemeyecek kadar insanlık dışı olmaktadır.

Bunun örneklerini, 20 yüzyıl boyunca insanlık pek çok yerde yaşadı, en son da Körfez, Bosna ve Afganistan savaşında...
Sığınaklara sığınmış yüzlerce masum kadın, çocuğun hangi akılsız (!) bomba tarafından vurulduğunu hepimiz biliyoruz. Bunun bir daha yaşanmaması gerekli, ama bunu yapmak için ışıkları yakıp söndürmek yetmiyor ve yetmeyecek...
Savaşın kapımızda olduğu ülkemizdeki protestoların cılızlığı, diğer ülkelerdeki yoğun katılım acaba biz çok mu duyarsız bir millet olduk dedirtiyor insana.. Ama, sınırdaki gençler herhalde bizler için başka şeyler düşünüyorlar..

Savaşlar kadar çevreyi ve kentleri tahrip eden bir başka olgu yok... Birinci ve ikinci dünya şavaşlarının ve ondan sonra gene devam eden yerel savaşların sonuçlarını bir göz önüne getiriniz.. Yıkıntılar, ölüler, yaralılar, acı çeken doğa ve insanoğlu...Çıkar uğruna, petrol uğruna ne uğruna olursa olsun,  Atatürk’ün dediği gibi “Bir milletin bağımsızlığı söz konusu değilse, savaş bir cinayettir”..

Sadece yaşanılan kentler değil, tarih ve kültür mirasları da savaşlarda büyük zarar görür.. Afganistan’da yerle bir edilen dev Buddha heykellerini unutmadık henüz.. Doğal çevre’de kirlenir, yangınlarla yok olur, petrol kuyularının yakılmasının ilk Körfez Savaşında çevreye verdiği zararı “Global Bir Çevre Felaketi” olarak nitelendiriyor uzmanlar..

BUDA HEYKELİ YIKIM ÖNCESİ


Tarihçi ve yazar Murat Bardakçı’ya göre;
 “Bush’un hedefi 1100 yaşındaki Türk Şehri” ..

Bağdat’ın 100 kilometre kuzeyinde bulunan ve 57 kilometrekarelik bir alanı kaplayan Samerra Şehri’nin günümüzde dünyadaki en geniş arkeolojik yerleşim alanı kabul edildiğini, tarih boyunca birbirini takip eden medeniyetlerin yaşadığı topraklarda, yani MEZOPOTAMYA’da bulunan Irak’ın dünyanın önde gelen arkeoloji ve tarihsel alanlarından biri olduğunu ve bunların çıkması olası bir savaşta tarih sahnesinden silinmemesi dileğini okudum ve ben de bu dileklere katılıyorum..  

(Savaştan önce yazılmıştı bu satırlar!! Ve korkulan oldu, Bağdat Arkeoloji Müzesi, Kütüphanesi, Babil Arkeolojik Sit Alanı yağmalandı, yakıldı, talan edildi!))
Irak, Sümerler’den bu yana birçok medeniyetin beşiği olmuş, daha sonra da İslam dünyasının en seçkin kültürel ve dinsel merkezlerinden biri haline gelmiş.. İşte bu şehir bombalandı ve bombalanacak....
Aklıma bir uluslar arası sözleşme geliyor.. “Silahlı Bir Çatışma halinde Kültür Mallarının Korunmasına Dair Sözleşme” ..

Bu Sözleşme La Haye’de 14 Mayıs 1954 Tarihinde İmzalanmış ve bunun uygulanmasına ülkemizin katılmasına yönelik 563 Sayılı Kanun’da TBMM tarafından 2.4.1965 tarihinde kabul edilmiş.. Tam metnini, Şubat 2003 tarihinde Mimarlar Odası Ankara Şubesi tarafından yayınlanan “Kültürel Miras” özel sayısında bulabilirsiniz..

Buna göre “Her millet dünya kültürüne kendinden bir şey katmış olduğu cihetle, hangi millete ait olursa olsun, kültür eserlerine karşı vakı olacak tecavüzlerin bütün insanlığın kültür mamelekine (varlıklarına) karşı işlenmiş tecavüzler sayılacağına inanmış” tır.

Ve de; “Kültür  mallarının korunması yönünde mümkün olan her türlü çareye başvurulmasına karar vermiş” tir.
Ayrıca, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarında, bütün kuşların üreme devrelerinde ve muhacir (göçmen) kuşların yuvalarının bulunduğu mahallere göçmeleri nedeniyle yabani halde yaşayan kuşların korunmalarının da mecburi olduğunu “Kuşların Himayesine Dair Milletlerarası Sözleşme” Madde 2’den öğreniyoruz. Yani, bu aylarda Savaş olursa Uluslar arası bu Sözleşme Hükümleri de geçerlidir!

Aynı zamanda; 1982 tarih ve 2658 Sayılı Kanunla katılmamız uygun bulunan “Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme” , hükümlerine göre de “SAVAŞ” OLMAMALIDIR.. Ayrıca savaşın sonuç ve etkileri; bizim de dahil olduğumuz, “Uzun Menzilli Sınırötesi Hava Kirlenmesi Sözleşmesi”, “Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi” vd. uluslar arası sözleşme ve antlaşma hükümlerine aykırıdır.

Umarım, önce insanları, sonra da doğal ve kültürel çevremizi koruma yolunda tüm taraflar ve tüm insanlık büyük bir adım atar... gene Atatürk’ün bir sözü ile bitirelim;

 

BUDA HEYKELİ YIKIM SONRASI

“Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” 

Wednesday, February 2, 2011

BERGAMA AKROPOLİS ESKİ BİR PLANDA


BERGAMA (PERGAMON) KÜTÜPHANESİ
Prof. Dr. Mehmet Tunçer

Antik dönemde Bergama Akropolündeki diğer bir önemli yapı da ünlü Bergama Kütüphanesi’dir. 200.000 ciltlik eseri ile Alexandria'daki (İskenderiye) kütüphaneye rakip olarak inşa edilmiştir. Bergama’nın tarihte ünlü kütüphanesinin yeri 1880 yılında Akropol’de yapılan kazılarda Carl Humann ve Prof. Alexander Christian Leopold Conze tarafından ortaya çıkarılmıştır. I. Attalos tarafından kurulan ve M.Ö. 198 yılında ün alan kütüphanenin, Athena Tapınağı’nın kuzey koridoru arkasındaki konumu anlaşılmış ve planı yapılmıştır.
BERGAMA KÜTÜPHANESİ

Conze’ye göre Herkulanum’da olduğu gibi, bunlara altlık üzerine konulan kitap dolaplarını saplamak için madenden yapılmış çengeller asılı bulunuyordu. Kitaplar, güney ve batının nemli havasından korunmak için kuzey ve doğuya konulmuş ve kitap raflarıyla duvarlar arasına yarım metrelik bir boşluk bırakılmıştı.

Kazıda, kuzeydeki duvarın ortasında büyük bir altlık bulunmuştur. Altlığın üstünde olduğu anlaşılan dev bir heykel de yerde yatıyordu. Başı ile gövdesi kopmuş olarak yere düşen bu heykel, kütüphanenin, Bergama’nın ve Krallığın koruyucusu Athena’nın heykeliydi. Galeride ayrıca Krates ve İrodikos (parşömenci), Halikarnasos’lu Herodotos (tarihçi), Miletos’lu lirik müzisyen Timotheos, daha ötede tarih yazarları Meleagros’un oğlu Balakros, Philotas’ın oğlu Apollonios gibi bilginlerin heykel ve büstleri bulunuyordu[1].

Daha önceleri, dört köşe sütun (herme) lerin üzerine konan büstler salonları süslüyorlardı. Fakat, Bergama’da bulunan altlıklar gibi tam boy heykellerin dikildiği görülmemiştir. Günümüzde bütün büyük kütüphane ve akademilere ünlü kişilerin portre, heykel ve tablolarını koyma geleneği, Bergama Kütüphanesi’nin bu sergileme yönteminin bir devamı sayılmaktadır.
Kütüphanenin dünya çapında bir değer taşıması için büyük çabalar harcayan Kral Eumenes bilgindi, sanat ve edebiyat koruyucusu idi. Çöküntüye uğramış Yunanistan’dan ve Hellen şehirlerinden birçok bilgin ve sanatçının Bergama’ya gelmesi sağlandı. Böylece Bergama, dünyanın uygarlık merkezlerinden biri haline gelmesi sağlandı.

Bu dönemde üzerine en kolay yazı yazılan madde “Papirus” idi. Ender olan bu madde Mısır’dan geliyordu. Taş, mermer ve madeni levhalarla oyulan tablet, tahta, derilere yazılan yazıların azlığı ve güçlüğü karşısında papirüs biricik yazı kâğıdı idi. Bir taraftan yeni yapıtlar ortaya çıkarılıyor, bir taraftan da eskiden yazılmış kitaplar satın alınıyor ya da kopya ediliyordu. Bergama’nın İskenderiye’ye karşı meydan okuyan bilimsel, kültürel gelişmesi karşısında Mısır Kralı papirüs dışsatımını yasakladı. Bergama Krallığı Papirüs’ün yerini alabilecek herhangi bir maddeyi getirene büyük ödül verileceği ve ona devletin onur yerleri açılacağı içte ve dışta duyurulmuştur. Sardes’li sanatçı Krates, Krala dişi keçi derisinden özel bir biçimde hazırlanmış bir örnek getirdi. İstenilen kullanışa elverişliliği görüle bu kâğıtlar bilim dünyasının yolunu ışıtacak olan “Parşömen” adını alacaktı.  
BERGAMA KAĞIDI (PARŞÖMEN)

… Bu kâğıda Bergama Kâğıdı (Pergaminae Chartae) adı verildi. Bu ad türlü kullanışlardan sonra bugünkü dilimize PARŞÖMEN biçimine ulaştı.”

Bayatlı, B., 1991, “Bergama Tarihinde Akropol”, S.39

Parşömen ile klasik dönemin tüm değerli yapıtları yazıldı, çoğaltıldı. Böylece Bergama Kütüphanesi edebiyat ve sanat hakkında parşömenlere yazılmış 200 bin tomar kitapla doldu. Bergama, İskenderiye Kütüphanesi karşısında bilim ve sanat bakımından erişmek istediği varlığı sağlamış oldu.

Bergama kütüphanesi, sadece düzgün yerleştirilmiş, katalogları hazırlanmış, düzenli olmakla yetinmemiş, aynı zamanda heykel ve tablolarla bir müze haline getirilmişti.

BERGAMA KÜTÜPHANESİ 

Bergama, M.Ö. 133’de Roma yönetimine geçtiği zaman, Romalı bilginler Helen kültürünü incelemek için aradıkları eşsiz eserleri Bergama Kütüphanesinde buldular.
Roma’da Sezar’ın ölümünden sonra başlayan iç savaş sırasında Bergama da ünlü kütüphanesini yitirdi. Antonius tarafından Tarsus’ta Mısır Kraliçesi Kleopatra’ya armağan edilen Bergama Kütüphanesi, M.Ö. 47 yıllarında bir savaş sırasında yanan İskenderiye’ye taşınmıştır. 
PARŞÖMEN RULOSU

Bergama, Helenistik ve Roma Dönemlerinde yazın alanında İskenderiye’ye yaklaşmış ise de, güzel sanatlar yönünden İskenderiye’nin çok üstüne yükselmiştir[2].

Klasik dünyanın 50 düşünürü içinde 22’sinin Anadolu’da yetişmiş ve bunlardan üçünün (Parmenides, Archesilaos ve Galenos) Bergama’dan çıkmış olması da bu bölgenin değerini belirtmeye yetmektedir.
PERGAMON AKROPOLIS

Eumenes'in M.Ö.159 yılındaki ölümü üzerine yerine kardeşi II. Attalos Kral olmuştur. Onu da M.Ö.138–133 yılları arasında hüküm süren oğlu III. Attalos izlemiştir. Bu Kralların dönemlerinde de, Bergama'nın yeniden inşası ve bir sanat merkezi olarak gelişmesi sürdürülmüştür.

Attalos Hanedanı’nın son kralı olan III. Attalos'un 5 yıllık yönetiminden sonra, Bergama, bu Kral tarafından Roma'ya bağışlanmış ve onun ölümünden sonra Roma'nın Asya Eyaleti olmuştur .

Efes (Ephesos) ve İzmir (Smyrna) ile birlikte Asya Eyaleti’nin önemli kentlerinden birisi olan Bergama, M.Ö.27'de Roma İmparatorluğu’nun kuruluşu ile birlikte oluşturulan Pax Romana (Roma Barışı) içerisinde bağımsızlığını koruyan ve Asya birliği içerisindeki diğer kentlerle birlikte Roma'yla iyi ilişkilerde bulunan bir kenttir. Bu da antik kentin Roma'dan oldukça etkilenmesine neden olmuştur.

Bergama Roma Devri’nde de çok önemli bir merkez olarak gelişmesini sürdürmüştür. Bu devirde kentte hızlı bir nüfus artışı olmuş ve yaklaşık 150 000 kişiye ulaşmıştır. Bu nüfus artışı ile kent güneye, ovaya doğru yayılmaya başlamıştır.

Bu genişlemenin en büyük kanıtı Mısırlı Tanrılar için yapılmış bir Roma tapınağı olan Serapis Temple (Kızıl Avlu) ’ya ait kalıntılardır.



[1] Bayatlı, B., 1991,“Bergama’da Krallık Devri”, İst.,  s. 37-38.

 [2] Bayatlı, B., 1991, y.a.g.e., s.40.