Tuesday, September 13, 2022

TUNÇER AİLESİ ANILARI (1) : 1960’LARIN BAŞI : ESENTEPE ALİBEYKÖY - İSTANBUL



1960’LARIN BAŞI : ESENTEPE ALİBEYKÖY - İSTANBUL[1]

Sanırım hatırlayabildiği en eski bisikletim 3 tekerlekli olandı ve ben 4- 5 yaşındaydım. Esentepe’de babam bir gecekondu inşa edip başımızı sokmaya çalışıyordu ki güzel kardeşim Meral doğdu...






1960 MERAL 40 GÜNLÜKKEN ÇEKİLMİŞ RESİMLER

Meral nedense her iki-üç günde bir yastığının altında küçük bir çikolata parçası getiriyordu bana😊 Herhalde onu kıskanmayayım diye icat edilmiş bir oyundu ve ben zaten onu çok seviyordum...






Gecekondumuz İstanbul, Alibeyköy, Silahtarağa’da, Esentepe diye bilinen yeni gecekondu bölgelerinden birindeydi... 

Arada yokuş yukarı dik merdivenlerden Alibeyköy ve öbür taraftan Silahtarağa’ya inerdik... Silahtarağa sanayi bölgesi idi, dumanı ve kömür kokulu sisini hatırlıyorum ve sanırım oradaki ucuz işgücü burada yer seçmişti... 

Arada babam gibi tıp okuyan 2 çocuklu bir aile de standart dışıydı😊 
Su yoktu evlerde, sakalar bidonlarla eşek sırtında taa aşağıdan su getirirlerdi. Bazen de belediye tankerleri ile su verilirdi...

 

6 EKİM 1961 ESENTEPE’DEKİ BAHÇE, AĞAÇLAR BÜYÜMÜŞ, SOLDAN 1.SEVİLAY ATAYi (IŞIN’IN ABLASI), 2-PEMBE TEYZE, 3.ANNEM 4.BABAM VE MERAL  6.FATMA TUNÇER HALA (CEBE, Ö.)

Babam iki oda, mutfak, tuvalet inşa etmiş, üste de bir kat çıkmaya çalışıyor ama her gelen Belediye memuruna ufak rüşvetler vererek inşaatı kendi emeği ile sürdürüyordu.

Anlatılanlardan  “…bir gün babam harç karıyor, çimento döküyor iken bir adam gelmiş, babamı tanıyor gibi selam doktor bey kolay gelsin demiş... meğerse başkaları ihbar etmiş kaçak inşaat yapıyor diye ... Belediye zabıtası, babam ile sohbete tutuşmuş, sonra ceza kesmek yerine acımış gitmiş….”



Zaten İstanbul Tıp Fakültesi’ne 5 yıl ara vermişti son sınıftan, çünkü bizlere bakmak için gece çalışıyor, sahibi tanıdık bir Gece Kulübünün hesaplarını tutuyordu ... Güvenilir olduğu için ona bu iş verilmişti, gece gidiyor sabah geliyor, biraz uyuduktan sonra gecekondu inşaatına devam ediyordu... Ki bu gecekondu yıllar sonra satıldığında (1972) bir 1303 VosVos parası etmişti...     

 


Baban okuluna ara verdiğinde, Taksimden Tünele giden İstiklal caddesinde solda bir inişli sokaktaki Garden Pavyon yazan ışıklı tabelaları olan bir yerde kasa ve muhasebe işlerinde çalışıyor,  bu arada dersleri ve okulu da bitirmeye çalışıyordu. Bir gece Deden beni ve Amcanı alıp  Garden Pavyona götürdü, hatta  baban söylenmişti, burası çocuklara göre değil diye .............  Esentepe’den sonra Baban ve sizler Askerlik için İstanbul'dan taşınınca, Amcan bir müddet daha Esentepe’de kaldı, sonra orayı kiraya verip,  yeni evlenen Fatma halanla Veli abinin yanında Samatya’ daki evde kaldı. okulu bitince de yengenle evlendi, Nikahlarını da hatırlıyorum, Saraçhane’ deki Belediye Sarayı’nda olmuştu ve ben ancak nikah bitimine yetişebilmiştim... Esentepe’deki kiracılarla ve kızlarıyla,. okulu bitirene kadar  8 sene hep ben uğraştım, ben göreve başladıktan sonrada baban evi sattı zaten....️ (Cebe, Ö.)

 


Babamın anlattıklarından, “Kıbrıs Gönendere ’deki göreceli olarak zengin (!) büyük Havva hala, okurken babama maddi destek veriyordu az da olsa... Sonraları annem ile evlenmesine karşı çıkmış (??neden??) para göndermeyi kesmişti... O nedenle Tıp eğitimine mecburen ara vermişti, bir de ben doğunca maddi sıkıntılar büyümüştü...

“Annemle babamın anlattıklarından bildiğim kadarıyla, diğer halanın kızı Özcan abla ile evlensin istiyormuş, babamda akraba evliliği olmaz diye karşı çıkmış (dayımdan bilgi)”




İBRAHİM YAVUZ AMCAM İLE (1959)

Gecekondumuza eğimli yan yoldan girilir, derme çatma ahşap bir kapısı vardı... Ama bir odası çok karanlık ve tek küçük pencereli ufacık bir yataklı odaydı... Burası annemin beni gündüz uykuları için yatırdığı zorunlu mekandı ama ben hiç sevmezdim, kaçmak gitmek isterdim... Belki de şimdilerde karanlıktan korkmamın bir nedeni de buydu...


TAHMİNİ 1959, ESENTEPE BAHÇE, ARKADA ALİBEYKÖY, SOLDAN 1.EMİNE ANNEANNEMİZ, 2.PEMBE TEYZEMİZ, 3.ANNEM, 4. ÖZKAN DAYIM, 5. YAVUZ TUNCER AMCAMIN KUCAĞINDA BEN


Bahçemiz harikaydı, babam her zaman bahçe işlerini sever, sebze meyve yetiştirir, her gittiği yere ağaç dikerdi. Bu bahçede hatırladığım insan ölçeğini (yani çocuk ölçeği!:) aşan kasımpatılar, fuller, yıldız çiçekleri, güller vd... 

Herkese yoldan geçene bile demet demet çiçek kesilir verilir, gene de Monet bahçesi gibiydi...



Bu dönemde yapılan gecekondular daha yeni yeni yıkılıyormuş …

“….Haliç Silahtarağa ’da yapılması planlanan Eyüp Sultan Gençlik Merkezi için bölgede bulunan bazı gecekondular tasfiye edilecek. Hazırlanan imar planı değişikliği İBB Meclisi'nde kabul edildi…”

https://kralilan.com/upload/ilan/100003748_1.JPG


3 tekerlekli bisikletim ile sokağa salmak istemezlerdi, araba yoktu hemen hiç, tek tük kamyonet vardı ama Esentepe eğimli olduğu için annem korkardı, nitekim birkaç kere yokuş aşağı tepetaklak düşmüştüm... İki tarafında koca tepsiler asılı omuzda taşınan “Yoğurtciii, yoğurtçii” diye bağıran adamdan yoğurt alınır ve nefis gelirdi bize... Kaymağının tadını unutamam... Bazen de bakkala gidilir, orada da yoğurt var ama bu yoğurdun tadı bir başka...

 

Yoğurtçular, anımsadığım ilk yıllarında yalnız yoğurt satarken, .... Beline dolanmış özel haznelerindeki bardaklara, sırtında güçlükle .... ve oval sepetlere yerleştirirler, genellikle eski giysiler karşılığında “ayni trampa” yaparlardı.

http://www.sanattanyansimalar.com/yazarlar/savas-sonmez/cogu-yok-olmus-sokak-saticilari/438/

Ekmek almaya gönderilirim, 5 yaşında bir çocuk eline para verilir öğrensin diye gönderilir ammaa... Bir seferinde elimde 10 lira (büyük para) ile bakkala giderken bir dut ağacına tırman, parayı düşür sen ve kaybolsun... Ağlayarak eve geldim ki birazdan bir oyun arkadaşım elinde 10 lira ile geldi ... Babam onu ödüllendirip birkaç lira bozukluk verdi ve bana da kızdı tabii. Ama bu bana ders oldu bundan sonra... Anılarım kesik kesik, bu gecekondu yaşantısı nasıldı hiç hatırlamıyorum hemen hemen...

Hatırlayan anıları dinleyen varsa yazsın😊

 


TAHMİNİ 1958 KIŞI, ANNEM, ESENTEPE DEKİ EVİN BAHÇESİNDE, SOL AŞAĞIDA ALİBEYKÖYÜ. (Cebe, Ö.)

 Murathan Mungan, Eskidendi, Çok Eskiden

Hani erken inerdi karanlık,
Hani yağmur yağardı inceden,
Hani okuldan, işten dönerken,
Işıklar yanardı evlerde,
Eskidendi, çok eskiden.

Hani ay herkese gülümserken,
Mevsimler kimseyi dinlemezken,
Hani çocuklar gibi zaman nedir bilmezken,
Eskidendi, çok eskiden.

Hani hepimiz arkadaşken,
Hani oyunlar tükenmemişken,
Henüz kimse bize ihanet etmemiş,
Biz kimseyi aldatmamışken,
Eskidendi, çok eskiden.

Hani şarkılar bizi bu kadar incitmezken,
Hani körkütük sarhoşken gençliğimizden,
Daha biz kimseye küsmemiş,
Daha kimse ölmemişken,
Eskidendi, çok eskiden.

Şimdi ay usul, yıldızlar eski
Hatıralar gökyüzü gibi gitmiyor üstümüzden
Geçen geçti,
Geceyi söndür kalbim
Geceler de gençlik gibi eskidendi
Şimdi uykusuzluk vakti.

Murathan Mungan

 


ÜSTTE: AHMET TUNÇER, MEHMET CEBE,

ALTTA:   AYKAN TUNÇER (CEBE),  ÖZKAN CEBE. EMİNE CEBE (İSTANBUL-- AKSARAY 1954).

 



[1] Babamın 6. Vefat Yıldönümü Anısına / Korikos, Mersin’de, 10 Eylül 2019’da yazılmıştır.  

 


Monday, September 12, 2022

PUL KOLEKSİYONUM (Filatelist Mehmet Tunçer)

 

PUL KOLEKSİYONUM (FİLATELİST MEHMET)


Bugün 23 Haziran 2021, pul koleksiyonu yapmaya sanırım ortaokulda başlamıştım, yani 12-13 yaşlarında... Bu benim için bir filatelist olmak ve unutulmaz eşsiz pullara sahip olmak pul albümleri alarak onları düzenlemek çok keyifliydi, neredeyse hırs derecesinde... İlk pul defterimi pullara olan merakımı arttırmak için dayım vermişti sağ olsunJ

PTT'ye abone olarak, özellikle 1970'ten sonra her çıkan pulu almıştım. Önceleri bir adet alırken, sonra dörtlü blok almanın ve ilk gün zarflı almanın önemini öğrenince, Ulus'taki merkez postanesine (yıkılıp yok edilen o güzelim tarihi bina) ilk gün damgalı zarfları almak için gitmeye başladım...

Kıbrıs’tan fotoğraf koymak için aldığımız albümlerden bazılarının içine pul büyüklüğünde kâğıt keserdim – arkası yapışmasın diye- sonra itinayla yerleştirirdim.


Daha sonra, Bahçelievler PTT sinde ilk gün damgalı zarflar/pullar satılmaya başladı ve bu pul merakı epeyce pahalıya mal olan bir meraktı... Hele harçlığımın enflasyon karşısında yok olmaya başladığı günlerde😊 Anneme enflasyonunun ve harçlığımın yetersizliği hakkında dilekçe yazmıştım, uzun zaman anlatılmıştı. Ama harçlığım da artmıştıJ Anneciğim, pul ve yağlıboya masraflarım karşısında şikayet etmeden ama zorlanarak benim harçlığımı arttırmıştı!

Kızılay'daki Uluer gibi önemli pul satıcılarına gidip gelmeye başlayınca, bu işin sonunun olmadığını ve hakikaten bir servet gerektirdiğine anladım... 1968 pul kataloğu elimin altındaydı -o zaman büyük paralar verip aldım- ve pulların fotoğrafları ile fiyatlarıyla, tarihleriyle tanıtılan, özellikle Osmanlı pulları, sürsajlı pullar, ilk gün damgalı pullar vd.

 


  Yaklaşık 400 sayfalık bir katalog kitaptı ve ben bunu hala saklarım...


Sonra zaman zaman Filatelist ve Pul Dergilerine abone olmuştum... Pul merakı o kadar sarmıştı ki beni, yaz tatilinde bile giderken bir el çantası, ya da bir bavulun yarısı, benim pul albümlerim ile zarflar içinde pullar ile doldurulur, zarflar ve listeleri, kataloğu yanıma alırım, gittiğimiz yerde masanın üstüne dağılır pullar, yeniden yerleştirilir ya da yeni gelenler suya batırılır –kesilir- arkasındaki yapışkanlı kâğıt çıkarılır... Bunların kenarlarının sağlam olmasına dikkat edilir ıslanan ve arkası çıkarılan pulları kurutma kâğıtlarının arasına koyarım ve ütülerim kuruturum... Onları sınıflarım, sınıf sınıf ülke ülke dizerim...


Ülkelerin bulabildiğim nüfusu, başkentleri, konumları için küçük notlar daktiloda yazarım ve onları albümün içinde sıralarım... Pulu sayfaya yerleştirmenin, dizmenin ve pul albümünün..



düzeni çok önemlidir...

Bu alışkanlık, ileride benim de planlama ve projelendirme de gözlerin alışkanlığı, hangi karenin, hangi dikdörtgenin neyin yanına geleceği, paftaların düzeni, konut dokusu kitlelerinin yerleşimi ve konut dokusunun tasarlanması gibi birçok konuda bana bilinçaltından yardımcı olmuştur...

Ve ayrıca, ülkelerle ilgili birçok bilgiye edinmek -o zaman internet yok tabii- başka verilerden, her 15 günde bir aldığımız Cumhuriyet Ansiklopedisi ve diğer gazetelerin verdiği ansiklopediler önemli kaynaklarımdı... Ve çok bilgi edindiğimi sanıyorum...

Pul koleksiyonu yapmak, kültür meselesi ve bunların her birinin üzerindeki mekânlar, kişiler, anma günleri, özellikle resim, ressam, tablo merakı ile bağlantılı olarak yağlı boya tabloların ofset pırıl pırıl baskısı, reprodüksiyonları vd... İnternet olmayan bir çağda bunlar bize çok önemli bilgiler verirdi... Özellikle Leonardo, Renoir, Monet, Van Gogh, Cezanne, Rembrandt, Michaelangelo, Türk Ressamları İbrahim Çallı benzeri ünlü ressamların tabloları vardı...


Kaynak: https://docplayer.biz.tr/56918866-Sanatci-ve-tablolar-konulu-cumhuriyet-donemi-turk-posta-pullari-artist-and-paintings-themed-republic-period-turkish-postage-stamps.html

 

Bahçelievler Pazar Yeri’nin karşı köşesindeki apartmanın altında bir kırtasiyecimiz vardı ve buradan çok pul almışımdır... Buranın sahibi bizi desteklemek için -ya da daha çok satış yapmak için- mesela 5 liralık 10 liralık pul alanlara bir kupon verirdi ve daha sonra bu bir çekilişte ödüllendirilirdi... 10-15 liralık 20 liralık 25 liralık pul ödülü kazandığım olmuştur... Eski pulları toptan satardı, eski damgalı pullar 10-50-100 tanesi zarf içinde topluca, şimdi tam hatırlamıyorum ama 5-10-20 lira, yabancı olursa biraz daha pahalıydı... Ve bütün harçlığımı ben neredeyse kitap, yağlıboya ve pula yatırırdım... Hatta bazı pulları almak istemem nedeniyle (1953 tarihli İstanbul'un Fethi Serisi – Fatih Serisi-müthiş bir pul serisi-) borç almıştım, çok zorlanmıştım... Ama sonra da satmak için uğraştım neden olduğunu bilmiyorum ama bir paraya ihtiyacım oldu onu götürüp tekrar geri sattımL


 

ANNEMİN PUL DEFTERİ


Bir gün, Bahçelievler 1. Cadde 56/2 de otururken, sanırım İstanbul'dan anneannem ya da dedem tarafından getirilen ve uzun zaman bana efsane gibi anlatılan pul defteri... Defter değil aslında çok eskimiş, bir sarı kağıt defter ve sarı defterin içine annemin Kıbrıs'tan İngiltere'den gelmiş pulları kesip sakladığı, ama itina ile küçük yapışkanlı kağıtlarla yapıştırdığı sarı bir defterdi.

Belki de, 15-20 sayfalık bir defter ama hakikaten bir kısmı tahrip olmuş, ezilmiş –kaymış- yapıştırırken zarar görmüş pullar... Kıbrıs pulları, İngiltere pulları, İngiliz kraliçe ve kıralının pulları ve benzeri pullar değişik ülkelerden pullar... Bunlar tabi tek tek ayrıldı, suya kondu ve arkasındaki yapışkanlı kâğıtlar çıkarıldı... Zarar görenler, yıpranmış olanlar, ikinci el değiş tokuş için bir küçük albüm var, oraya konuldu...


Tabii bu arada Zuhal, Meral, Seval’e de pul biriktirmeleri için -babam tarafından herhalde- birer küçük pul defteri alınmıştı, onlara da bu merak sirayet etsin diye… Fakat para koleksiyonu, kartpostal koleksiyonu yapmak isteyen vardı... Tabii kitap okumayı seven ve kitap almak isteyenler de vardı... Kardeşlerimin değişik merakları vardı ve hatta pul-para değiş tokuş yapardık ama hiçbir zaman onlar bu konu üzerinde çok fazla durmadılar...

Ankara Filateli Derneğine üye olmuştum ve Filatelistler zaman zaman Zafer Pasajı’nın altında pul sergileri açarlardı... Ve buraya da giderdim... Çok güzel sergilerdi ve o pullar hakikaten özenerek baktığım ama sahip olamadığım pullardı...

 “ANKARA 79” Posta Pulları IV: Ulusal Sergisi’ne “Kongreler” teması ile katılmıştım oradan diploma aldığımı hatırlıyorum... Tabii pul merakı eee, her çıkanı alırsınız, alırsanız ve takip ederseniz, yaşam boyu süregelen bir hobi oldu...

Sevgili İzzet Suphi eniştem (Havva halanın eşi) Kıbrıs'tan geldiği zaman bana büyük pul defteri hediye getirmişti... 

Kıbrıs'a gittiğimizde 1975 lerde, Lefkoşa'daki Hasan amcam bana ilk gün damgalı muhteşem bir Kıbrıs Pulları zarfları hediye seti verdi, kendi koleksiyonundan... Bunlar benim koleksiyonumun en güzel ilk gün zarfları oldular... Bunları sonradan hepsini itina ile yerleştirdim her bir pulun bir anısı, bir özel günü anımsatan değeri vardı. Yurtdışında çıkan birçok pulda nadiren de olsa Mustafa Kemal Atatürk'ü görmek ya da İstanbul ve bazı çok ünlü Türk-Osmanlı bilim insanı, düşünür ve benzeri kişileri pullarda görmek hoş bir şeydi...

 


İngiltere'ye gittiğim zaman 1976 ağustosunda, tabii gene param yok ve müzik tutkusu giderek daha öne çıkıyor... Ve bütün paramı, hoparlörleri üzerine kapanınca çanta gibi olan Sony marka Stereo portable müzik setine harcadığım için pul almaya hiç param kalmamıştı... Yalnız birkaç tane ilk gün damgalı pul almıştım, sanırım o zaman çıkan Concorde uçağı ile ilgili pullardı... Zaman zaman tabii mektup arkadaşlarımdan gelen, Richard’ dan, Roma’dan Anna Maria’dan, Finlandiya’dan Arja Linna’dan gelen mektuplar ve içinde bazen bana gönderdikleri pullar çok değerliydi... Çok güzeldi keyif vericiydi, her çıkanı alamasam da pul merakım hala devam ediyor...

 

Monday, September 5, 2022

REUSE OF ARCHAEOLOGICAL DATA IN HOUSING AREA DESIGN: FROM PERGAMON TO BERGAMA Mehmet Tunçer & Sibel Öztürk

 
































Reuse Of Archaeological Data In Housing Area Design: From Pergamon To Bergama

Mehmet TUNÇER, Sibel ÖZTURK

Affiliation: Urban and Regional Planner, Prof. Dr., Çankaya University,  City and Regional Planning Dep.

Urban and Regional Planner,  MSGSU, City and Regional Planning Dep.,  Msc in Urban Design Program.

e-mail: mtuncer@cankaya.edu.tr, sibel_oztrk@windowslive.com

 

Figure 1: Zeus Altar In Pergamon Acropolis (Reconstructed view of the Pergamon Acropolis, Friedrich Thierch, 1882)

 

Urban and archaeological sites of Pergamon the ancient city today in Bergama, which is over two thousand years old, where scientists, archaeologists, architects, art historians, urban planners, sculptors and similar arts and culture, men talk about admiration, write about and write praises, but unfortunatelly face to face some detoriation and destruction. Bergama, which has been in operation since 2010, has entered the list as a "Multilayered Cultural Landscape Area". At the end, “Pergamon (Bergama) Antique City And Its Multi-Layered Cultural Landscape” entered the UNESCO World Heritage List  in 2014.

In the Bergama archaeological site, besides the monumental structures in the Acropolis, a small number of housing areas were excavated. With the data obtained as a result of these excavations, information about the plan of the ancient city has emerged. It is known that the ancient city of Bergama had a grid plan, and the housing pattern was similar to today's buildings, with facades from the street, with or without atriums.

Although the housing pattern of Hellenistic, Roman and Ottoman periods showed significant changes, it has been assumed in terms of cultural continuity that there was not much change in the housing architecture and construction style, especially in Rum type houses. In this paper, it is aimed to develop urban design and architectural principles in the light of the data from ancient times to the present by considering a residential area planning, urban design and architectural design principles developed for Bergama.

 

Keywords: Pergamon; Archaeology; Urban Design; Architecture; House.

 

Aims Of The Paper

The main purpose of this paper; we will be explain and summarize of urban macroform and urban design principles of housing in Pergamon. In the paper its aimed to give the urban design principles of Antique City of Pergamon and reuse the urban macroform and urban design principles as derived from archaeological excavations. Apart from the Pergamon Acropolis, its well known from the archaeological excavations the middle and lower city was developed with a grid plan.

 

Figure 2: Lower City Was Developed With A Grid Plan (Radt, W.)

 

Grid texture and residential building architecture examples unearthed in archaeological excavations in these areas will be discussed. In the paper we will use and evaluate the Urban Design Project prepared by one of the author. Focus area for the urban and housing design in the North, Mustafa Yazıcı Street, Kayhan Street; Kaymakam Kemal Bey Street in the West and in the west Adnan Menderes boulevard are chosen. Also we will use Antique Period housing architectural assets which excavated at located on a street leading down from the acropolis, the so-called Hall of Benches (Podiensaal) is a rectangular banqueting room measuring 24 m x 11 m (in its final stage).

 

Figure 3: A 3-D Reconstruction Of Ancient Pergamon, Showing The Monumental Construction On High And The Sprawling City Below (DAI-Pergamongrabung – BTU-Cottbus – Darstellungslehre)

 

The reconstruction was developed by the Chair of Design, Building Theory and Interior Design at the BTU Cottbus-Senftenberg in cooperation with the German Archaeological Institute (DAI).

Different reconstructions, going back to the beginning of the excavations in Pergamon, are at display, resurrecting the ruins of the ancient city. The reconstructions help to gain a better understanding for antique architecture and its relationship to manmade living spaces and natural areas.

 

1 Urban Fabric, Housing And Some Important Buildings Due To The Pergamon Excavations

In the Early Christian Period, M.S. VI. According to the information given by Christian writers until the 19th century, there were 3-4 Basilicas and a Baptistery in Bergama. In the urban fabric, no remains have remained from these structures, except the Red Court (Serapis Temple). It has been determined that the Acropolis was used in the Byzantine Period.

The Byzantine fortifications, some of which have survived to the present day, are located between the Hellenistic and Roman Period fortifications. The ceramic finds dating back to the 16th century and the traces of the Church show that the Acropolis was densely populated during the Byzantine period. It is interesting that no archaeological information has been found in the parts of the city, except for the Church built inside the Red Court.

Architectural data have been encountered in the urban fabric of Bergama since the 19th century. With the excavations that started in the 16th century, rich cultural data of the ancient period began to be revealed.

Figure 4 : Carl Von Humann's Bergama Plan (At The End Of The 19th Century)

 

Located on the northern slopes of Bergama, the "Urban Protected Area" is bordered by the skirts of the Acropolis in the north and Uçkemer stream in the south. The area, which has been settled since the Late Byzantine Period (XIV. century), is a section where examples of Hellenistic, Byzantine and Ottoman-Turkish civil architecture are concentrated.

Figure 5: Housing Excavation Areas – 1/2000 (Digitale Karte von Pergamon 1.1 (DAI 2020)

(https://www.dainst.blog/transpergmikro/wp-content/uploads/sites/10/2020/12/Digitale-Karte-von-Pergamon-1.1_1-5000_german.pdf)

 

1.1    Antique Period Housing Remains From Archaeological Excavations

Generally, most of the Hellenistic houses at Pergamon were laid out with a small, centrally-located and roughly square courtyard, with rooms on one or two sides of it. The main rooms are often stacked in two levels on the north side of the courtyard. A wide passage or colonnade on the north side of the courtyard often opened onto foyers, which enabled access to other rooms. An exact north-south arrangement of the city blocks was not possible because of the topographical situation and earlier construction.

Thus the size and arrangement of the rooms differed from house to house. From the time of Philetairos, at the latest, this kind of courtyard house was common and it was ever more widespread as time went on, but not universal. Some complexes were designed as Prostas houses, similar to designs seen at Priene.

Others had wide columned halls in front of main rooms to the north. Especially in this latter type there is often a second story accessed by stairways. In the courtyards there were often cisterns, which captured rain water from the sloping roofs above. For the construction under Eumenes II, a city block of 35 x 45 m can be reconstructed, subject to significant variation as a result of the terrain. (Radt, W., 1999, pp.93)

We will use Antique Period housing architectural assets which excavated at located on a street leading down from the acropolis, the so-called Hall of Benches (Podiensaal) is a rectangular banqueting room measuring 24 m x 11 m (in its final stage).

Description: Located on a street leading down from the acropolis, the so-called Hall of Benches (Podiensaal) is a rectangular banqueting room measuring 24 m x 11 m (in its final stage). This was within a transformed peristyle house that was built in the second century BCE.  The building is oriented with the long side running east-west along the street, although it is set back behind a row of shops and workshops. 

A small alley led through to the paved yard in front of the building. Across from the doorway is a cult niche and together these divide the interior into two banqueting rooms with three benches each (triclinia).  Each of the rooms consisted of a raised podium, or bench, 1 m high and 2 m wide, with a marble shelf set slightly lower in order to accommodate food and drink.  For a detailed description of the building phases, see Schwarzer 2002.

Figure 6 : Located On A Street Leading Down From The Acropolis, The So-Called Hall Of Benches (Podiensaal) Is A Rectangular Banqueting Room  (http://philipharland.com/greco-roman-associations/building-b6-hall-of-benches-of-the-dionysiac-cowherds-ii-iv-ce/)

 

We will use antique period housing architectural and environmental assets which excavated at located on a street leading down from the acropolis, the so-called hall of benches (podiensaal) is a rectangular banqueting room measuring 24 m x 11 m (in its final stage).

Located on a street leading down from the acropolis, this was within a transformed peristyle house that was built in the second century BC.  The building is oriented with the long side running east-west along the street, although it is set back behind a row of shops and workshops.  A small alley led through to the paved yard in front of the building. Across from the doorway is a cult niche and together these divide the interior into two banqueting rooms with three benches each (triclinia). 

Each of the rooms consisted of

 a raised podium, or bench,

1 m high and 2 m wide, with a marble shelf set slightly lower in order to accommodate food and drink.  (For A Detailed Description Of The Building Phases, See Schwarzer 2002.)

Figure 7: Reconstruction (1:250) Of Phases 3-5 (Ca. 1-225 Ce) Of The Converted Peristyle House (Schwarzer 2008, 70 (Figure 22). (http://philipharland.com/greco-roman-associations/building-b6-hall-of-benches-of-the-dionysiac-cowherds-ii-iv-ce/)

 

Peristyle house type is a rectangular open-top courtyard surrounded by colonnaded corridors in peristyle ancient architecture. The peristyle, which showed itself in Greek architecture in the 5th century BC, was also taken over by Roman architecture from the 2nd century BC.

 

 

Figure 8-9: Plan And Axonometric Drawing Of The Peristyle House (1:250) In Phase 4 (Ca. 100-150 Ce) With The Hall Of Benches (Podiensaal) Seen At The Top. (Schwarzer 2008, 62)

 

The evidence for Late Byzantine domestic architecture is similarly limited. The excavations at Pergamon provide some sense of a neighborhood development.

Reconstruction of a Byzantine neighborhood, Pergamon (© Klaus Rheidt)

Figure 10 : Reconstruction of a Byzantine neighborhood, Pergamon (© Klaus Rheidt)

 

Here the houses consist of several rooms, often with a portico, arranged around a courtyard set off the irregular pattern of alleys and cul-de-sacs. Similar house forms have been noted in other urban situations, with the focus of the house away from the street.

 

2 Pergamon (Bergama) Houses: From Ancient To Contemporary

They are structures born from the climate, environmental and economic conditions of the Aegean Region. Since the main material of the buildings is stone, it has the feature of being cool in summers and warm in winters. The load-bearing walls of the buildings are mostly rough cut.

It is made of stone mesh and the binding material is lime mortar. The wooden skeleton and the adobe infill walls made with the “bagdadi system”, which can be seen in some buildings, are mostly located on the second floors.

 

Figure 11-12 : From Past Today: Pergamon (Bergama) Houses (Bergama Municipality, Inventory 450-5/8 Parcels)

In most of the buildings, the non-bearing walls were built with the wooden bagdadi technique. A few buildings are covered with cut stone on the outside, and most of them are plastered inside and out. Most of the buildings have basements. The effects of the region's being in an earthquake zone can be seen in the construction techniques of the houses. Especially with thick load-bearing walls, small-sized windows and their locations, the use of lightening arches was born out of necessity.

Wood material; It is used in doors, windows, stairs, overhangs and flooring, ceiling and roof elements. In addition, "Fer Forge" type ironwork is common in the region. The consoles with many entrance doors, window grilles and overhangs are examples of this kind of craftsmanship and are fine examples of their kind.

On the windows, metal or wooden shutters are encountered. Again, almost all of these doors and windows have stone lintels, jambs and are straight or arched.

In a significant part of the buildings, there are cornice elements instead of eaves. Wooden fringe element is rarely encountered. The roof form is generally cradle or sitting, and its original cover is Turkish style tiles. The load-bearing systems of the new buildings in the area were made with masonry or reinforced concrete construction technique, and brick and briquette were used as filling materials.

 

2.2 Traditional Housing Fabric

Streets perpendicular and parallel to the slope are usually paved with stones, but in places this stone pavement has been covered with concrete over it. The slope is usually for rain runoff given towards the middle of the street.

Street widths vary as 3-5-7 meters, vehicle passage is difficult in places. Dead-end streets are quite common. On both sides of these streets, masonry structures, mostly one or two storeys, made of cut or rubble stone, generally in adjacent order, form the texture.

The structures within the urban site reflect the features that are often referred to as the old "Greek Architecture". In some places, there are also a few buildings with rough cut stone on the ground floor and a wooden carrier system on the upper floor, reflecting the characteristics of the "Ottoman-Turkish" building culture. However, it should be noted that they are the product of a common culture.

  

Figure 13-14 : Rum Type Facades, Pergamon (Bergama) Houses (Bergama Municipality, Inventory 451 - 43/44 Parcels)

The new structures are; they are generally two-storied, with their architectural style and generally reinforced concrete construction system, which are contrary to the historical surrounding housing texture. Stone structures, which are described as Greek Type, usually have ostentatious doors with flat or arched stone lintels.

Windows with flat or arched stone lintels have metal or wooden shutters. Some of these shutters can be counted as examples of metal art. The basement floor is very common in these houses.

 

Figure 15-16 : Traditional Ottoman-Turkish Type Facades, Pergamon (Bergama) Houses (Bergama Municipality, Inventory 315)

 

Traditional Turkish Houses, with their wide eaves, wooden structural structure, overhangs, wooden windows and doors, are located in the streets, albeit a little. The residences have Turkish style tiled roofs. In some houses, these roofs have been replaced with Marseille tiles. The walls are usually plastered and painted in pastel colors such as yellow/blue/pink. Among the façade decorations, ornaments such as moldings, borders, inscriptions, and eaves are encountered.

 

2.3 Traditional Urban Tissue (Buildings-Street Relationships)

The buildings are usually one- or two-storey residences with an adjacent arrangement, no garden or a very small garden. It is reached by dead ends in places and located in the garden. Residences are also found. However, the buildings with mostly open and street-facing facades also reflect the social character of the area. The residences are entered directly from the street or through a courtyard.

Residences in Bergama Historical Urban Texture (Urban Protected Area) are generally structures that open directly to the street and have special facades. Doors and windows and under eaves on facades, usually stone and plaster moldings, lintels and eaves adorned with ornaments.

In some buildings, there is a full basement and a semi-basement, and the entrance to the building can be accessed by raising the entrance and through the entrances with stairs.

Apart from the urban protected area, the traditional texture around the Historical City Center, located in the south of Uçkemer Stream, also bears the characteristics of the Ottoman-Turkish Urban Texture. The residences in this region generally have an inward-looking wooden structural structure with an entrance from a courtyard.

 

2.4 Plan Typology Of Houses

The majority of the houses that make up the general texture of the area are houses without a garden in an adjacent layout. On the other hand, the courtyard element is more common. Buildings can be one or two storeys. The houses are entered either directly from the street or through the courtyard. The positions of the houses with respect to the parcel and the street are the most

It is of four types with its plain form. Street-facing, garden-less building, the building with a street front and a courtyard at the back, a building with a front and a courtyard facing the street, the building located behind the courtyard facing the street.

The houses in the aforementioned adjacent layout can be located on the street as twins or in a symmetrical arrangement.

Bergama houses are composed of units that describe all the life and activities of the period in which they were built. Except for a few large structures in the area, they are minimally programmed. The structures are arranged as one or two storeys and with or without a basement.

 

2.5 House – Parcel Relationships

Considering that the buildings are directly related to the plan schemes, the subject has been examined in this direction, and it has been seen that the classification, which is seen as four different types above, can actually be divided into two main groups in terms of the formation of the entrance that affects the plan of the building.

 

Figure 17: House – Parcel Relationships (Tuncer, M., 2014)

 

 

The type with direct access to the house from the street

                     a- Type without courtyard

                     b- The type where the courtyard is behind the building

The type that can be reached from the courtyard to the house

                     a- Side courtyard type

                     b- Forecourt type

 

2.6 Plan Typology

Two main plan schemes:  middle sofa and outer sofa according to this sofa (entrance hall) space. In two-storey residences, the upper floor plan often coincides with the lower floor plan.

I- Structures with entrance from the road

I.1. Types with middle sofa

I.2. Types with outer sofa

II- Structures with entrance courtyard

II.1. one storey

II.2. two storey

      

Figure 18: Plan Typologies Of Houses (A) (Tuncer, M., 2014)

 

2.7 Reevaluate The Urban Design Project

Urban design principles were determined in the light of urban macroform features obtained from archaeological excavations in the Ancient City of Bergama. It is aimed to reuse the design principles determined in this study.

This study reevaluated the plans and projects prepared to Dokuz Eylul University, City and Region Planning Department 2013-14, Urban Design Study in İzmir-Bergama (80 Ha.) and (45 Ha) implementation Zoning plan-Settlement plan CRP 312 Planning Studio. Focus area for the urban and housing design in the North, Mustafa Yazıcı Street, Kayhan Street; Kaymakam Kemal Bey Street in the West and in the west Adnan Menderes boulevard are chosen.

Figure 19-20 :  Area Of Study In Today And Antiquity

Grid plan typology is the basic planning decision of planning. The grid plan of the ancient Pergamon settlement was taken into account while making this decision. Housing islands here are generally adjacent structures and buildings with entrances from the street. Architectural typologies suitable and compatible with the building typologies unearthed during the excavations and the ottoman and contemporary building typologies will be developed on a larger scale. For this, a specific new building architectural typology regulation should be developed.

Figure 21 : Implementation Zoning Plan (Planning and Urban Design: Ozturk, S., 2013)

Figure 22: Settlement Plan (Planning and Urban Design: Ozturk, S., 2013)

 

 

Central business area is reserved for management, tourism, social, cultural and commercial structures and social infrastructure areas in the implementation plan. Commercial + housing areas, ground floors will be used as commercial in the first buildings with front face to the road in these areas. Housing areas, these are residence zones that will be conserved, improved and healized according to the building density (medium and low) determined in the implemention plan.

Parks (resting areas) areas, that respond to the needs of recreation of the city lives with green vegetation. Recreational areas, these areas are the areas where urban people can have fun, rest, and make sports activities daily. Urban social infrastructure areas, education, health, cultural, religious etc. These are areas where social facilities will be placed.

 

Figure 23-24 : Function Diagram And Road System (Planning and Urban Design: Ozturk, S., 2013)

 

 

In function diagram and road system, 4-meter pavements have been proposed on the boulevards surrounding the study area. The 10-meter pedestrian walkway, which is proposed for the pedestrian to move freely in the area, connects the central business area and residential areas.

 

Figure 25: Number Of Floor Zone Analysis (Planning and Urban Design: Ozturk, S., 2013)

 

In number of floor zone analysis, two and 3 floor building heights are recommended on the area because of the archaelogical excavation datas.

 

3 Results Of The Paper: “No Culture Ever Dies, It Is Always Handed Down From Generation To Generation!”

In ancient Pergamon it is known that grid island designs, use of water and greens were mainly use in the Pergamon city. Colonaded streets, shade and wind directions, climatically adaptive housing areas and architecture were mainly used. All of these housing areas urban design principles have been prepared in the south section in Pergamon (Bergama) as will be a sample of for the future designs.

Principles regarding the urban design of housing area in ancient times will be derived from the archaeological excavations and surveys. It will be useful for the new urban housing area designs for the future new housing expansions of Bergama. Grid plan typology is the basic planning decision of planning. The grid plan of the ancient Pergamon settlement was taken into account while making this decision. Housing islands here are generally adjacent structures and buildings with entrances from the street. however, architectural typologies suitable and compatible with the building typologies unearthed during the excavations and the Ottoman and contemporary building typologies will be developed on a larger scale. for this, a specific new building architectural typology regulation should be developed.

Principles regarding the urban design of housing area in ancient times will be derived from the archaeological excavations and surveys. It will be useful for the new urban housing area designs for the future housing expansıons of Bergama. Architectural research should be continued and the information obtained from archaeological excavations should be evaluated and transferred to new designs. This kind of work is pioneer and can be developed according to the data to be revealed in the excavations. There are many ancient cities in the country, and this can be developing a repeatable method for the future.

 

 

 

 

References:

Ozturk, S., 2013-14, Urban Design Study in İzmir-Bergama (80 Ha.) and (45 Ha) implementation Zoning plan-settlement plan, Dokuz Eylul University, CRP Department, CRP3112 Planning Studio.

Radt, W., 2002,”Pergamon Antik Bir Kentin Tarihi Ve Yapıtları”, Yapı Kredi Yay.

Radt, W., 1999,  “Pergamon: Geschichte und Bauten einer antiken Metropole. Darmstadt .

Tuncer, M., 2007, “Conservation Policies for Cultural Tourism in the City of Science, Art and Culture, Bergama (Pergamon)”, International Symposium, Pergamon (Bergama), Netherlands City of Alkmaar, Netherlands Union of Municipalities (Vng) and Bergama Municipality, "Universal Cultural Heritage of Humanity: Bergama Project", Within the Scope of Logo East Program, 2007,

Tuncer, M., 2011, “What Should Be Done to Include Bergama (Pergamon) on the UNESCO World Cultural Heritage List”, International Bergama Symposium, Ege University Izmir Application and Research Center and Bergama Municipality.

Tuncer, M., 2014, “Tarihi Çevre Yokolurken”; Examples of Amasra, Bergama, Kaş, Uçhisar", Book, Alter Publishing, Ank.

http://philipharland.com/greco-roman-associations/building-b6-hall-of-benches-of-the-dionysiac-cowherds-ii-iv-ce/ (Access : 10.03.2022)

Pergamon and its Multi-Layered Cultural Landscape SITE MANAGEMENT PLAN 2017-2021, http://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/viewer.html?pdfurl=https%3A%2F%2Fkvmgm.ktb.gov.tr%2FEklenti%2F60104%2Cpergamonanditsmulti-layeredlandscapemanagementplanpdf.pdf%3F0&clen=3698108 (Access: 15.03.2022)

https://www.culthernews.de/pergamon-resurrected-new-exhibition-on-the-3d-reconstructions-of-an-antique-city-turkey/ (Access: 18.05.2022)

https://en.wikipedia.org/wiki/Pergamon#Housing (Access: 19.05.2022)

https://twitter.com/aktuelarkeoloji/status/1376984825689731078 (Access: 19.05.2022)

https://www.khanacademy.org/humanities/medieval-world/byzantine1/x4b0eb531:late-byzantine/a/late-byzantine-secular-architecture-and-urban-planning (Access: 19.05.2022)

 https://www.meydanmimarlik.com/en/kadi-house/